Aile Konutu Şerhi ve Aile Konutunun Korunması
Aile Konutu Nedir?
Aile konutu, eşlerin evlilik hayatını birlikte sürdürdükleri, yaşam faaliyetlerini yoğunlaştırdıkları ve aile düzenlerinin merkezi hâline getirdikleri konuttur. Bir taşınmazın aile konutu sayılmasında yalnızca tapu kaydı veya mülkiyet durumu değil, konutun aile tarafından fiilen hangi amaçla kullanıldığı önem taşır.
Aile konutu eşlerden yalnızca birinin adına kayıtlı olabileceği gibi eşlerin paylı mülkiyetinde de bulunabilir. Konutun kiralık olması da aile konutu niteliği kazanmasına engel değildir. Önemli olan, taşınmazın eşlerin ve varsa çocukların düzenli aile yaşamını sürdürdükleri merkez olmasıdır.
Aile konutu kural olarak ailenin sürekli yaşam merkezi olan konuttur. Yalnızca belirli dönemlerde kullanılan yazlık, dağ evi veya yatırım amacıyla edinilmiş taşınmazlar, aile yaşamının gerçek merkezi değilse bu kapsamda değerlendirilmeyebilir. Aile konutu niteliği, her olayda konutun fiilî kullanımına ve tarafların yaşam düzenine göre belirlenir.
Aile Konutunun Hukuki Dayanağı
Aile konutunun korunması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeye göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça;
-
Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini sona erdiremez,
-
Aile konutunu devredemez,
-
Aile konutu üzerindeki hakları sınırlandıramaz.
Rızayı alamayan veya diğer eşin haklı bir neden bulunmadan rıza vermediğini ileri süren eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Malik olmayan eş, aile konutu olarak kullanılan taşınmazın tapu kaydına aile konutu şerhi verilmesini tapu müdürlüğünden talep edebilir.
Bu düzenlemenin amacı, konutun yalnızca malik eşin ekonomik malvarlığı olarak değil, bütün aile bireylerinin barınmasını ve aile yaşamının devamını sağlayan özel bir değer olarak korunmasıdır.
Aile Konutu Şerhi Nedir?
Aile konutu şerhi, bir taşınmazın evlilik birliğinin ortak yaşam merkezi olarak kullanıldığını tapu sicilinde görünür hâle getiren koruyucu kayıttır.
Şerh, malik olmayan eşe taşınmaz üzerinde mülkiyet payı kazandırmaz. Taşınmazın yarısının şerhi talep eden eşe geçtiği veya konutun ortak mülkiyet hâline geldiği anlamına da gelmez.
Şerhin temel işlevi;
-
Taşınmazın aile konutu niteliğini tapu sicilinde açıklamak,
-
Tapu işlemi yapacak kişilerin bu hukuki durumdan haberdar olmasını sağlamak,
-
Malik eşin diğer eşin açık rızası olmadan satış, bağış veya ipotek gibi işlemler yapmasını önlemeye yardımcı olmak,
-
Malik olmayan eşin barınma ve aile yaşamını korumaktır.
Aile konutuna ilişkin sınırlama doğrudan kanundan kaynaklanır. Bu nedenle şerhin bulunmaması, aile konutunun hiçbir şekilde korunmayacağı anlamına gelmez. Bununla birlikte şerh, taşınmazın hukuki niteliğini üçüncü kişiler bakımından görünür hâle getirerek uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır. Şerh bulunmadan yapılan işlemlerin sonucu ise işlem tarihi, üçüncü kişinin durumu, tapu kaydı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Aile Konutu Şerhini Kim Talep Edebilir?
Aile konutu şerhi;
-
Taşınmazın maliki olan eş,
-
Taşınmazın maliki olmayan eş,
-
Her iki eş birlikte
tarafından talep edilebilir.
Türk Medeni Kanunu, malik olmayan eşe doğrudan tapu müdürlüğüne başvurma hakkı tanımaktadır. Bu nedenle malik eşin aile konutu şerhi verilmesine rıza göstermemesi, diğer eşin tek başına başvuru yapmasına engel değildir.
Tapu müdürlüğü, başvuru üzerine taşınmazın gerçekten aile konutu olup olmadığını sunulan ve elektronik ortamda erişilen belgeler üzerinden inceler. Belgelerin aile konutu niteliğini yeterince göstermemesi hâlinde ek belge istenebilir.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Konulur?
Aile konutu şerhi için ilgili tapu müdürlüğüne başvurulmalıdır. Başvurunun malik olmayan eş tarafından yapılması mümkündür.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel bilgilendirmesine göre başvuruda temel olarak;
-
Yerleşim yeri belgesi,
-
Medeni hâli gösteren nüfus kayıt örneği
aranmaktadır.
Taşınmazın tapu sicilindeki ada ve parsel bilgileriyle MERNİS adres bilgisinin doğrudan eşleşmediği durumlarda, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını gösteren ek belgeler talep edilebilir. Bu kapsamda belediye, muhtarlık, kadastro müdürlüğü, apartman yönetimi veya yetkili harita ve kadastro bürosundan alınabilecek belgeler kullanılabilir.
Somut başvuruya göre ayrıca kimlik, taşınmaz bilgileri ve temsil varsa vekâletname gibi belgeler gerekebilir. Tapu uygulamaları ve elektronik kayıt sistemleri zaman içinde değişebileceğinden, işlemden önce ilgili tapu müdürlüğünden güncel belge listesinin teyit edilmesi yararlı olacaktır.
Web Tapu Üzerinden Başvuru Yapılabilir mi?
Tapu işlemleri için Web Tapu sistemi üzerinden ön başvuru ve işlem takibi yapılabilmektedir. Ancak başvurunun türüne, belgelerin elektronik ortamda doğrulanabilmesine ve tapu müdürlüğünün incelemesine göre başvuru sahibinden ek belge veya müdürlüğe fiziki katılım istenebilir.
Aile konutu şerhinin verilmesi yalnızca çevrim içi form doldurulmasından ibaret değildir. Tapu müdürlüğü, evlilik bağını ve taşınmazın fiilen aile konutu olarak kullanıldığını doğrulamalıdır.
Aile Konutu Şerhi İçin Eşin Rızası Gerekir mi?
Malik olmayan eşin aile konutu şerhi talebi için malik eşin rızası aranmaz. Kanun, malik olmayan eşe doğrudan tapu müdürlüğüne başvurma yetkisi vermektedir.
Buna karşılık aile konutu üzerinde malik eş tarafından yapılmak istenen satış, bağış, ipotek veya hak sınırlaması gibi işlemlerde malik olmayan eşin açık rızası önem taşır.
Rıza;
-
İşleme özgü,
-
Açık,
-
Tereddüde yer bırakmayacak,
-
Tapu işleminde kullanılabilecek nitelikte
olmalıdır.
Önceden verilen belirsiz veya bütün gelecekteki işlemleri kapsadığı ileri sürülen genel bir onayın geçerliliği, somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.
Aile Konutu Şerhi Olmadan Ev Satılabilir mi?
Aile konutu şerhinin bulunmaması, malik eşin diğer eşin rızasına ihtiyaç duymadığı anlamına gelmez. TMK m. 194’teki sınırlama kanundan kaynaklanmaktadır.
Ancak tapu kaydında şerh bulunmadan aile konutunun üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde, işlemin geçerliliği ve üçüncü kişinin kazanımının korunup korunmayacağı karmaşık bir uyuşmazlığa dönüşebilir. Yargısal yaklaşımda işlem tarihi, üçüncü kişinin aile konutu niteliğini bilip bilmediği, tapu siciline güven ilkesi ve somut olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilmektedir.
Bu nedenle şerh, kanuni korumanın tapu sicilinde açıkça görülmesini sağlayarak ispat ve üçüncü kişi uyuşmazlıklarını azaltan önemli bir tedbirdir.
Rıza Olmadan Satılan Aile Konutu İçin Ne Yapılabilir?
Aile konutu malik eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan satılmışsa, işlemin hukuki sonuçlarına göre dava açılması gündeme gelebilir.
Somut olayda;
-
Tapu iptali ve tescil,
-
Tasarruf işleminin geçersizliğinin tespiti,
-
İhtiyati tedbir,
-
Tazminat,
-
Mal rejiminden kaynaklanan alacaklar
değerlendirilebilir.
Hangi talebin ileri sürüleceği; taşınmazın kime devredildiğine, üçüncü kişinin durumuna, aile konutu şerhinin bulunup bulunmadığına, işlemin tarihine ve taşınmazın hâlen aile konutu niteliğini koruyup korumadığına göre belirlenmelidir.
Taşınmazın yeniden başka kişilere devredilme ihtimali varsa, dava açılmasıyla birlikte tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir. Ancak ihtiyati tedbir kendiliğinden uygulanmaz; devir tehlikesi ve korunmak istenen hak somutlaştırılmalıdır.
Aile Konutu Üzerine İpotek Konulabilir mi?
Aile konutu üzerinde ipotek kurulması, konut üzerindeki hakkı sınırlandıran işlemlerden biridir. Malik eşin, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutu üzerine iradi biçimde ipotek kurması hukuki uyuşmazlığa neden olabilir.
Bankanın veya başka bir alacaklının;
-
Taşınmazın aile konutu olduğunu bilip bilmediği,
-
Şerhin bulunup bulunmadığı,
-
Konutun fiilî kullanım durumunu araştırıp araştırmadığı,
-
Rızanın gerçekten verilip verilmediği
uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir. Aile konutu üzerine rıza olmadan kurulan ipotekler hakkında yargısal inceleme, somut olayın bütün özellikleri üzerinden yapılır.
İpotek tesisi sırasında malik olmayan eşin rızasının açık biçimde alınması ve belgelenmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
Aile Konutu Şerhi Haczi Engeller mi?
Hayır. Aile konutu şerhi, taşınmazı her türlü hacizden, cebri icradan veya mahkeme kararından tamamen koruyan bir kayıt değildir.
Aile konutu koruması esas olarak malik eşin kendi iradesiyle gerçekleştireceği;
-
Satış,
-
Bağış,
-
İpotek,
-
Satış vaadi,
-
Oturma veya yararlanma hakkını sınırlayan benzeri işlemler
bakımından diğer eşin açık rızasını arar.
Haciz, cebri satış ve mahkeme kararının uygulanması gibi malik eşin iradesinden bağımsız işlemlerde aynı rıza şartı uygulanmayabilir. Aile konutu şerhi ayrıca taşınmaz üzerinde daha önce kurulmuş ipotek veya hacizleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Borç nedeniyle aile konutunun haczedilmesi hâlinde aile konutu şerhinden farklı olarak, İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki meskeniyet iddiası ve diğer icra hukuku yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile Konutu Şerhi Mülkiyet Hakkı Verir mi?
Hayır. Şerh verilen eş;
-
Taşınmazın maliki olmaz,
-
Tapuda pay sahibi hâline gelmez,
-
Konutun satış bedelinin yarısını otomatik olarak kazanmaz,
-
Mal rejimi alacağına kendiliğinden hak kazanmaz.
Aile konutu şerhi, mülkiyet değil koruma sağlar. Mal paylaşımı ve katılma alacağı ise taşınmazın edinilme tarihi, finansman kaynağı ve eşler arasındaki mal rejimine göre ayrıca değerlendirilir.
Örneğin evlilikten önce malik eş tarafından alınmış bir konut, aile konutu şerhi verilmiş olsa bile kişisel mal niteliğinde olabilir. Buna karşılık evlilik sırasında edinilmiş gelirlerle alınmış konut, şerh bulunmasa da mal rejimi tasfiyesinde edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.
Aile Konutu Kiralıksa Şerh Konulabilir mi?
Kiralanan aile konutu başka bir kişiye ait olduğu için kiraya verenin taşınmazının tapu kaydına, eşlerin aile yaşamı gerekçe gösterilerek aile konutu şerhi konulmaz.
Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu, kiralık aile konutunu farklı şekilde korumaktadır. Kira sözleşmesinin tarafı olan eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini sona erdiremez.
Kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş, kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelebilir. Bu bildirimden sonra eşler kira sözleşmesinden doğan borçlardan birlikte sorumlu olur.
Bu bildirim, özellikle kira sözleşmesinin yalnızca evi terk eden veya boşanma sürecinde bulunan eş adına düzenlendiği durumlarda konutta kalan eş ve çocukların barınma düzeninin korunmasına katkı sağlayabilir.
Birden Fazla Taşınmaza Aile Konutu Şerhi Konulabilir mi?
Aile konutu, kural olarak aile yaşamının sürekli merkezi olan konuttur. Bu nedenle aynı aile için birden fazla taşınmazın eş zamanlı olarak aile konutu kabul edilmesi olağan değildir.
Ancak eşlerin yaşam koşulları, farklı şehirlerde zorunlu çalışma düzeni veya aile yaşamının fiilen birden fazla merkezde sürdürülmesi gibi istisnai durumlar ayrıca değerlendirilebilir.
Yazlık, tatil evi, yatırım konutu veya zaman zaman kullanılan taşınmazlar yalnızca eşlerin mülkiyetinde bulunduğu için aile konutu sayılmaz. Konutun ailenin düzenli yaşam merkezi olduğunun ortaya konulması gerekir.
Tapuda Arsa veya Tarla Görünen Taşınmaza Şerh Konulabilir mi?
Tapu kaydında arsa, tarla, bağ veya bahçe olarak görünen taşınmaz üzerinde fiilen aile konutu olarak kullanılan bir yapı bulunabilir.
Bu durumda taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı;
-
Belediye veya muhtarlık belgesi,
-
Kadastro tespiti,
-
Yetkili harita ve kadastro bürosu raporu,
-
Adres ve abonelik kayıtları
ile ortaya konulabilir.
Tapu kaydındaki taşınmaz niteliği ile fiilî kullanımın farklı olduğu durumlarda tapu müdürlüğü ek belge isteyebilir. Güncel başvuruda istenecek belgeler ilgili müdürlükten teyit edilmelidir.
Hisseli Taşınmaz Aile Konutu Olabilir mi?
Aile konutu olarak kullanılan taşınmazın malik eşe ait paylı veya elbirliği mülkiyetindeki bir taşınmaz olması mümkündür. Ancak aile konutu korumasının hangi pay veya hak üzerinde uygulanacağı, malik eşin taşınmaz üzerindeki hukuki yetkisine göre belirlenir.
Taşınmazın diğer paydaşlara ait bölümleri üzerinde, eşlerin aile yaşamı nedeniyle mülkiyet hakkı doğmaz. Uyuşmazlıkta;
-
Malik eşin pay oranı,
-
Konutun hangi bölümünün kullanıldığı,
-
Diğer paydaşların hakları,
-
Taşınmazın fiilî ve hukuki yapısı
birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Devam Ederken Aile Konutu Şerhi Konulabilir mi?
Evet. Boşanma davasının açılmasıyla evlilik hemen sona ermez. Evlilik, boşanma kararının kesinleşmesine kadar hukuken devam eder.
Bu nedenle boşanma davası sürerken taşınmaz aile konutu niteliğini koruyorsa malik olmayan eş tapu müdürlüğünden şerh isteyebilir. Ayrıca taşınmazın devredilme tehlikesi varsa boşanma veya mal rejimi davasında ihtiyati tedbir talep edilmesi de değerlendirilebilir.
Aile konutu şerhi ile ihtiyati tedbir aynı hukuki kurum değildir:
-
Aile konutu şerhi, TMK m. 194’ten doğan korumayı tapu sicilinde gösterir.
-
İhtiyati tedbir, yargılama boyunca belirli bir mal veya hakkın devredilmesini veya değiştirilmesini geçici olarak engelleyen mahkeme kararıdır.
Somut riskin niteliğine göre iki koruma aracının birlikte kullanılması gerekebilir.
Boşandıktan Sonra Aile Konutu Şerhi Konulabilir mi?
Hayır. Boşanma kararı kesinleştiğinde evlilik birliği sona erer ve taşınmaz aile konutu niteliğini bu hukuki anlamıyla kaybeder.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü de boşanmadan sonra aile birliği sona erdiği için yeni aile konutu şerhi verilemeyeceğini belirtmektedir.
Boşanma sonrasında konut üzerinde hak talep ediliyorsa;
-
Mal rejimi tasfiyesi,
-
Katılma alacağı,
-
Değer artış payı,
-
Paylı mülkiyet,
-
Aile konutunun tahsisi,
-
İhtiyati tedbir
gibi farklı hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Kaldırılır?
Şerhin kaldırılması; evliliğin sona ermesi, taşınmazın aile konutu niteliğini kaybetmesi, yeni bir aile konutu edinilmesi, şerh lehine olan eşin talebi veya mahkeme kararı gibi nedenlerle gündeme gelebilir.
Boşanma veya evliliğin iptali kararının kesinleşmesi hâlinde aile konutu korumasının devam edip etmeyeceği, kesinleşmiş karar ve tapu uygulaması çerçevesinde değerlendirilir.
Şerhin malik olmayan eşin bilgisi ve rızası dışında kaldırıldığı ileri sürülüyorsa, terkin hangi belgeye ve hukuki sebebe dayandığı araştırılmalıdır.
Aile Konutu Şerhi Mal Paylaşımını Nasıl Etkiler?
Aile konutu şerhi ile boşanmada mal paylaşımı farklı hukuki kurumlardır.
Şerh;
-
Konutun satışını ve haklarının sınırlandırılmasını kontrol altına alır,
-
Malik olmayan eşin mülkiyet kazanmasını sağlamaz,
-
Taşınmazın kişisel veya edinilmiş mal niteliğini belirlemez,
-
Katılma alacağının miktarını tek başına oluşturmaz.
Mal paylaşımında;
-
Konutun edinilme tarihi,
-
Peşinatın kaynağı,
-
Kredi ödemeleri,
-
Evlilikten önce veya sonra edinilmiş olması,
-
Miras veya bağış niteliği,
-
Eşlerin mal rejimi sözleşmesi
incelenir.
Aile konutu kişisel mal olsa bile diğer eşin kredi, tadilat veya değer artışına katkısı varsa değer artış payı veya başka alacaklar gündeme gelebilir.
Aile Konutu Eşlerden Birine Tahsis Edilebilir mi?
Boşanma davası devam ederken hâkim, eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemler kapsamında aile konutunu eşlerden birinin kullanımına bırakabilir.
Bu değerlendirmede;
-
Çocukların kimle yaşadığı,
-
Eşlerin ekonomik durumu,
-
Alternatif barınma imkânları,
-
Şiddet ve uzaklaştırma kararları,
-
Konutun mülkiyet ve kira durumu
dikkate alınır.
Geçici tahsis kararı, konutun mülkiyetini değiştirmez. Konut tapuda diğer eş adına kayıtlı olsa dahi dava süresince korunmaya daha fazla ihtiyaç duyan eş ve çocukların kullanımına bırakılabilir.
Eş Rıza Vermiyorsa Hâkimin Müdahalesi İstenebilir mi?
Malik olmayan eş, aile konutuyla ilgili bir işlem için haklı bir neden olmaksızın rıza vermiyorsa veya rızasına ulaşılamıyorsa malik eş hâkimin müdahalesini talep edebilir.
Mahkeme;
-
İşlemin aile bakımından gerekli olup olmadığını,
-
Satış veya ipoteğin nedenini,
-
Ailenin barınma ihtiyacını,
-
Alternatif konut bulunup bulunmadığını,
-
Rızanın neden verilmediğini
değerlendirerek karar verir.
Örneğin aile konutunun satılarak aile için daha uygun ve güvenli başka bir ev alınması planlanıyorsa, rızanın haklı neden olmadan verilmediği ileri sürülebilir. Buna karşılık yalnızca malik eşin kişisel borçlarını karşılamak amacıyla ailenin barınmasını tehlikeye sokan bir işlem farklı değerlendirilebilir.
Aile Konutu Uyuşmazlığında Hangi Deliller Kullanılır?
Aile konutu niteliğini ve eş rızasının bulunmadığını göstermek için şu deliller kullanılabilir:
-
Tapu kayıtları,
-
Yerleşim yeri belgesi,
-
Nüfus kayıt örneği,
-
Elektrik, su ve doğal gaz abonelikleri,
-
Kira sözleşmesi,
-
Apartman yönetimi ve muhtarlık kayıtları,
-
Okul ve sağlık kayıtları,
-
Satış ve ipotek belgeleri,
-
Banka ve kredi sözleşmeleri,
-
Hukuka uygun mesaj ve yazışmalar,
-
Tanık anlatımları,
-
Belediye ve kadastro belgeleri,
-
Boşanma ve koruma tedbiri dosyaları.
Şerhin bulunmadığı bir uyuşmazlıkta taşınmazın işlem tarihinde fiilen aile konutu olduğunu ortaya koyan deliller özellikle önemlidir.
⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Aile konutu şerhinde şu hatalardan kaçınılmalıdır:
-
Şerhin malik olmayan eşe tapu payı verdiğini düşünmek,
-
Aile konutu şerhi bulunmadığında eş rızasının hiç aranmayacağını sanmak,
-
Yazlık ve yatırım konutlarına otomatik olarak şerh konulabileceğini düşünmek,
-
Boşanma kesinleştikten sonra aile konutu şerhi talep etmek,
-
Şerhin haciz ve cebri satışı kesin biçimde engellediğini varsaymak,
-
Daha önce kurulmuş ipoteğin şerhle kendiliğinden kalkacağını düşünmek,
-
Kiralık konutta üçüncü kişiye ait tapuya şerh koydurmaya çalışmak,
-
Kira sözleşmesine taraf olma bildirimini yapmamak,
-
Şerh ile ihtiyati tedbiri aynı hukuki koruma olarak değerlendirmek,
-
Rıza olmadan yapılan satış veya ipotek işlemine karşı geç başvurmak,
-
Aile konutu niteliğini gösteren adres ve abonelik belgelerini saklamamak,
-
Şerhin mal rejimi tasfiyesini otomatik olarak çözdüğünü düşünmek,
-
Konutun kişisel veya edinilmiş mal niteliğini araştırmamak,
-
Hâkimin müdahalesi imkânını gözden kaçırmak.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Aile konutu uyuşmazlıklarında tapu sicili, eş rızası, üçüncü kişilerin hakları, mal rejimi ve icra hukuku hükümleri birlikte değerlendirilebilir.
Rıza olmadan yapılan satış veya ipotek işlemine karşı yanlış dava açılması, ihtiyati tedbir talebinin geciktirilmesi ya da aile konutu niteliğinin yeterli delille ortaya konulamaması telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Ayrıca aile konutu şerhinin mülkiyet, mal paylaşımı ve konut tahsisi haklarıyla karıştırılmaması gerekir. Bu nedenle somut olayın aile hukuku, tapu hukuku ve mal rejimi konusunda deneyimli bir avukat tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Hukuki Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, mütalaa veya belirli bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliğinde değildir. Mevzuat, tapu uygulamaları ve yargı kararları zaman içerisinde değişebilir. Her somut olay; taşınmazın tapu kaydı, fiilî kullanım biçimi, işlem tarihi, üçüncü kişilerin durumu ve mevcut deliller çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yalnızca bu metne dayanılarak işlem yapılmamalı; kişisel hukuki durum için bir avukattan destek alınmalıdır.