Askerî Görev Nedeniyle Tam Yargı ve Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Askerî Görev Nedeniyle Tam Yargı ve Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Askerî görev, eğitim, nöbet, tatbikat, sevk veya sağlık hizmeti sırasında meydana gelen yaralanma, hastalık, engellilik ya da ölüm nedeniyle oluşan zararlar için idareye karşı tam yargı davası açılabilir. Davada idarenin hizmet kusuru yanında, faaliyetin taşıdığı olağanüstü risk nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkeleri de değerlendirilebilir.

Tam yargı davasının açılabilmesi için zarar, askerî hizmetle bağlantısı ve başvuru süreleri doğru belirlenmelidir. Vazife malullüğü, nakdî tazminat veya sosyal güvenlik ödemesi alınması da her durumda idareye karşı tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak aynı zarar için yapılan ödemeler hesaplamada dikkate alınabilir.

Tam Yargı Davası Nedir?

Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin uğradığı zararın giderilmesini amaçlayan idari dava türüdür.

Askerî hizmet sırasında;

  • Silah veya mühimmat kazası,

  • Eğitim ve tatbikat kazası,

  • Askerî araç kazası,

  • Nöbet veya operasyon sırasında yaralanma,

  • Sağlık durumuna uygun olmayan görevlendirme,

  • Teşhis veya tedavide gecikme,

  • Askerliğe elverişli olmadığı hâlde silah altına alınma,

  • Gerekli koruyucu önlemlerin alınmaması

nedeniyle zarar doğmuş olabilir.

Anayasa’nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.

Hizmet Kusuru Ne Anlama Gelir?

Hizmet kusuru; kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi yürütülmemesi nedeniyle zarar meydana gelmesidir.

Örneğin personelin bilinen sağlık durumuna rağmen uygun olmayan göreve verilmesi, eğitim alanında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması, arızalı araç veya ekipman kullanılması ya da yaralı personele zamanında tıbbi yardım sağlanmaması hizmet kusuru iddiasına dayanak olabilir.

Davacı yalnızca zararın gerçekleştiğini değil, olayın askerî hizmetin kuruluş veya işleyişindeki eksiklikle bağlantısını da ortaya koymalıdır.

İdare Kusurlu Değilse Tazminat İstenebilir mi?

Bazı askerî faaliyetler, gerekli bütün önlemler alınsa bile olağan hayatın üzerinde risk taşır. Silahlı eğitim, mühimmat kullanımı, uçuş, dalış, operasyon ve tehlikeli tatbikatlar buna örnek gösterilebilir.

Zarar ile kamu hizmeti arasında yeterli bağ bulunması hâlinde idarenin açık bir kusuru belirlenemese dahi risk veya kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkelerine dayalı kusursuz sorumluluk gündeme gelebilir.

Ancak her askerî görev zararı otomatik olarak tazmin edilmez. Zararın hizmetle bağlantısı, kişinin kendi davranışının etkisi ve olayın tamamen hizmet dışı kişisel bir nedenden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılır.

Dava Açmadan Önce İdareye Başvuru Gerekir mi?

Zarar doğrudan bir idari eylemden kaynaklanıyorsa dava açılmadan önce ilgili idareye başvurularak maddi ve manevi zararların giderilmesi istenmelidir.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre idari eylemden doğan zararlarda, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvuru yapılması gerekir. Başvurunun reddi veya süresinde cevaplandırılmaması üzerine dava açma süresi içinde idare mahkemesine başvurulur.

Askerlik sırasında yaralanma veya yanlış sağlık işlemi nedeniyle açılan davalarda süre başlangıcı önemli uyuşmazlıklara yol açabilmektedir. Anayasa Mahkemesine taşınan dosyalarda da zararın ve askerî hizmetle bağlantısının hangi tarihte öğrenildiği tartışılmıştır.

Zarar bir idari işlemden kaynaklanıyorsa işlemle birlikte iptal ve tam yargı davası açılması veya önce iptal davası açılıp sonrasında tazminat istenmesi seçenekleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi Zararlar Talep Edilebilir?

Somut olayın niteliğine göre şu zararlar istenebilir:

  • Geçici veya sürekli çalışma gücü kaybı,

  • Tedavi, ilaç, protez ve rehabilitasyon giderleri,

  • Gelecekte yapılması zorunlu sağlık giderleri,

  • Maaş ve gelir kaybı,

  • Meslekte ilerleme ve kazanç kaybı,

  • Bakıcı ve bakım giderleri,

  • Cenaze ve defin masrafları,

  • Destekten yoksun kalma zararı,

  • Yaşanan acı ve ruhsal etkiler nedeniyle manevi tazminat.

Tazminat miktarının belirlenmesinde sağlık kurulu raporları, maluliyet oranı, yaş, gelir, görev durumu ve olayın sonuçları dikkate alınabilir.

Vazife Malullüğü ile Tam Yargı Davası Aynı Şey midir?

Hayır. Vazife malullüğü, sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında aylık ve buna bağlı haklar sağlayan ayrı bir statüdür. Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile kapsamdaki diğer kamu görevlileri için görev sırasında veya görev nedeniyle doğan maluliyet SGK tarafından değerlendirilir.

Erbaş ve erler bakımından da vazife malullüğü aylığına ilişkin özel başvuru ve belge düzeni bulunmaktadır.

Vazife malullüğü aylığı bağlanması, idarenin sorumluluğuna dayalı tam yargı davasıyla aynı değildir. Bununla birlikte SGK, nakdî tazminat veya başka kaynaktan yapılan ödemeler, aynı zararın iki kez karşılanmasını önlemek amacıyla tazminat hesabında dikkate alınabilir.

Dava Hangi Mahkemede Açılır?

Askerî görev veya hizmet nedeniyle idareden tazminat istenmesine ilişkin davalar idare mahkemesinde görülür.

Yetkili mahkeme; zarara yol açan idari eylemin gerçekleştiği yer, görev yeri veya özel yetki hükümlerine göre belirlenebilir. Dava dilekçesinde zarar kalemleri, talep tutarı, başvuru tarihleri ve davalı idare açıkça gösterilmelidir.

Hangi Belgeler Sunulmalıdır?

Tam yargı davasında özellikle şu belgeler önem taşır:

  • Olay ve kaza tutanakları,

  • Görev ve nöbet çizelgeleri,

  • Emir ve görevlendirme belgeleri,

  • Sağlık ve hastane kayıtları,

  • Maluliyet ve sağlık kurulu raporları,

  • Askerî soruşturma evrakı,

  • Tanık bilgileri,

  • Maaş ve gelir belgeleri,

  • Tedavi ve bakım faturaları,

  • SGK ve nakdî tazminat kararları,

  • İdareye yapılan başvuru ve ret cevabı.

İdarenin elindeki belgelerin dava dosyasına getirtilmesi mahkemeden istenebilir.

 

Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tam yargı davasında başvuru süresi, görevli mahkeme, sorumluluk sebebi ve tazminat hesabı olayın öğrenilme tarihine, zarar türüne ve ilgili özel mevzuata göre değişebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın