Boşanma Davası Sürerken Eşlerden Biri Ölürse Ne Olur? | Ceviz Hukuk

Boşanma Davası Devam Ederken Eşlerden Biri Ölürse Ne Olur?

Boşanma Davası Sürerken Eşlerden Biri Ölürse Dava Ne Olur?

Boşanma davası kesinleşmeden eşlerden birinin ölmesi hâlinde evlilik boşanmayla değil, ölüm nedeniyle sona erer. Kişilik ölümle sona erdiği için artık evliliği sona erdirecek bir boşanma kararı verilmez.

Ancak dava tamamen sonuçsuz kalmayabilir. Ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam ederek sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olduğunun tespitini isteyebilir.

Bu devamın amacı boşanma kararı almak değil, sağ kalan eşin mirasçılık hakkının bulunup bulunmadığını belirlemektir.

Mirasçılar Boşanma Davasına Devam Edebilir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesine göre boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi mümkündür.

Mirasçının davayı sürdürmesi için iki temel unsur gerekir:

  • Boşanma davası ölüm tarihinde devam ediyor olmalıdır.

  • Mirasçı, sağ kalan eşin kusurlu olduğunu ispatlamalıdır.

Mirasçılardan yalnızca birinin devam talebinde bulunması yeterlidir. Bütün mirasçıların birlikte hareket etmesi zorunlu değildir.

Mahkeme Boşanma Kararı Verir mi?

Hayır. Evlilik ölümle sona erdiği için mahkeme boşanmaya karar vermez.

Mahkeme yalnızca sağ kalan eşin boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olup olmadığını inceler. Kusur tespit edilirse Türk Medeni Kanunu’nun 181. maddesindeki mirasçılığa ilişkin sonuçlar uygulanır.

Bu nedenle dava sonunda verilecek karar:

  • Tarafların boşanmasına,

  • Evliliğin ölüm tarihinden önce sona erdiğine,

  • Sağ kalan eşin medeni hâlinin boşanmış olarak değiştirilmesine

yönelik değildir.

Sağ Kalan Eşin Kusuru İspatlanırsa Ne Olur?

Sağ kalan eşin kusurlu olduğu ispatlanırsa, boşanmış eşler için öngörülen mirasçılık sonuçları uygulanır.

Buna göre sağ kalan eş:

  • Ölen eşin yasal mirasçısı olamaz.

  • Boşanmadan önce yapılmış vasiyetname veya miras sözleşmesiyle kendisine sağlanan hakları, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça kaybeder.

Örneğin ölen eşin çocukları bulunuyorsa sağ kalan eş, normal şartlarda mirasın dörtte birine yasal mirasçı olabilir. Kusur tespitinin kesinleşmesi hâlinde bu yasal miras payını alamaz. Sağ kalan eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre dörtte bir, yarım, dörtte üç veya mirasın tamamı olabilir.

Kusur İspatlanamazsa Ne Olur?

Mirasçılar davaya devam etmez veya sağ kalan eşin kusurunu ispatlayamazsa, evlilik ölümle sona ermiş kabul edilir ve sağ kalan eş yasal mirasçılık sıfatını korur.

Bu durumda sağ kalan eş:

  • Kanuni miras payını alabilir.

  • Ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan haklardan yararlanabilir.

  • Mal rejiminin ölüm nedeniyle tasfiyesinden doğan haklarını talep edebilir.

Mirasçılık hakkının kaybedilmesi için boşanma davasının açılmış olması tek başına yeterli değildir. Kusurun mahkemece tespit edilmesi gerekir.

Mirasçılar Hangi Kusurları İspatlamalıdır?

Mahkeme, boşanma davasında ileri sürülen olaylar üzerinden inceleme yapar.

Somut dosyaya göre;

  • Zina,

  • Fiziksel veya psikolojik şiddet,

  • Hakaret ve tehdit,

  • Sadakat yükümlülüğüne aykırılık,

  • Terk,

  • Aile yükümlülüklerinin ağır biçimde ihlali,

  • Evlilik birliğini temelinden sarsan diğer davranışlar

değerlendirilebilir.

Mirasçılar davaya devam etmekle birlikte yeni ve bağımsız bir boşanma sebebi oluşturmamalıdır. İnceleme, mevcut davanın taraflarınca ileri sürülen vakıalar ve usulüne uygun deliller çerçevesinde yürütülür.

Boşanma davalarında hâkim, olayların gerçekleştiğine kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz ve deliller serbestçe değerlendirilir.

Kullanılabilecek Deliller

Sağ kalan eşin kusurunun tespitinde dosyanın içeriğine göre şu deliller kullanılabilir:

  • Tanık anlatımları,

  • Mesajlar ve elektronik yazışmalar,

  • Sağlık ve darp raporları,

  • Kolluk ve savcılık kayıtları,

  • Banka ve konaklama kayıtları,

  • Sosyal inceleme raporları,

  • Hukuka uygun fotoğraf ve görüntüler,

  • Daha önce dosyaya sunulmuş diğer belgeler.

Delillerin hukuka uygun biçimde elde edilmesi gerekir.

Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı Ne Olur?

Eşlerden birinin ölümü, edinilmiş mallara katılma rejimini ölüm tarihinde sona erdirir. Boşanma davası açılmış olsa bile, boşanma kararı kesinleşmeden ölüm gerçekleşmişse mal rejimi ölüm nedeniyle sona ermiş kabul edilir.

Mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımı birbirinden farklıdır.

Genel sıra şöyledir:

  1. Önce eşlerin mal rejiminden doğan kişisel mal, katılma alacağı ve değer artış payı hesapları yapılır.

  2. Ölen eşin tasfiye sonunda kalan malvarlığı terekeyi oluşturur.

  3. Tereke daha sonra mirasçılar arasında paylaşılır.

Sağ kalan eşin TMK m. 181/2 uyarınca mirasçılığını kaybetmesi, mal rejimi tasfiyesinden doğan haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Çünkü bu hüküm yasal mirasçılık ve ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları düzenlemektedir. Mal rejimi ise ayrı hükümlere göre tasfiye edilir.

Mal Rejimi Davası Daha Önce Açılmışsa

Boşanma davasına bağlı olarak açılmış ayrı bir mal rejimi davası bulunuyorsa ölüm nedeniyle dosyanın taraf yapısı ve talepler yeniden değerlendirilir.

Parasal ve malvarlığına ilişkin taleplerin niteliğine göre:

  • Ölen eşin mirasçıları davaya katılabilir.

  • Tereke davanın tarafı hâline gelebilir.

  • Hesap ölüm tarihi esas alınarak yeniden düzenlenebilir.

Nafaka ve Tazminat Talepleri Ne Olur?

Maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası, kanunda boşanmanın gerçekleşmesine bağlı haklar olarak düzenlenmiştir. Evlilik ölüm nedeniyle sona erdiğinde mahkeme boşanma kararı vermeyeceği için boşanmaya bağlı yoksulluk nafakası ve tazminata hükmedilmez.

Dava sırasında hükmedilmiş tedbir nafakası ise ölüm tarihinden sonraki dönem için devam etmez. Ölüm tarihine kadar doğmuş fakat ödenmemiş nafaka taksitlerinin tereke alacağı veya borcu oluşturup oluşturmadığı somut duruma göre ayrıca değerlendirilir.

Çocukların Nafakası

Ölen ebeveynin çocuğa yönelik bakım yükümlülüğü ölümle sona ermekle birlikte çocuk, ölen ebeveynin mirasçısı olabilir. Çocuğun miras, sosyal güvenlik ve ölüm aylığı hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Çocukların Velayeti Ne Olur?

Anne veya babadan birinin ölümü hâlinde velayet kural olarak sağ kalan ebeveyne geçer.

Boşanma davası sırasında geçici velayet ölen ebeveyne verilmiş olsa bile ölümden sonra sağ kalan ebeveyn velayeti kullanır. Ancak sağ kalan ebeveynin çocuğun güvenliği veya gelişimi bakımından uygun olmadığı yönünde ciddi bir durum varsa mahkeme koruyucu önlem alabilir veya velayeti kaldırarak çocuğa vasi atanmasını değerlendirebilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Ölümden sonra boşanma kararı verileceğini düşünmek,

  • Boşanma davası açılınca sağ kalan eşin mirasçılığının otomatik sona erdiğini sanmak,

  • Mirasçıların tamamının davaya devam etmesi gerektiğini düşünmek,

  • Kusur tespitiyle mal rejimi haklarının da tamamen kaybedileceğini kabul etmek,

  • Mal paylaşımıyla miras paylaşımını aynı işlem sanmak,

  • Geçici nafakanın ölümden sonra da işlemeye devam edeceğini düşünmek,

  • Velayetin önceki geçici karara göre devam edeceğini sanmak.

Başlıca Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 28

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 169

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 174–176

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 181

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 336

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 499

Hukuki Bilgilendirme Notu

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya belirli bir miras ve boşanma dosyasına ilişkin mütalaa niteliğinde değildir. Ölümün dava, mirasçılık, mal rejimi, nafaka ve velayet üzerindeki sonuçları dosyanın aşamasına ve mevcut taleplere göre değişebilir. Somut durum aile ve miras hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından birlikte değerlendirilmelidir.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın