Boşanma Davasında Akrabalar ve Yakınlar Tanık Olabilir mi?
Boşanma davasında anne, baba, kardeş, kuzen, arkadaş ve komşular tanık olarak gösterilebilir. Bir kişinin taraflardan biriyle akraba veya yakın olması, beyanının kendiliğinden geçersiz sayılmasına yol açmaz. Ancak hâkim; tanığın olayları doğrudan görüp görmediğini, anlatımının somutluğunu ve diğer delillerle uyumunu değerlendirir.
Kimler Boşanma Davasında Tanık Olabilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre davanın tarafı olmayan kişiler tanık gösterilebilir. Bu nedenle eşlerin;
-
Anne ve babası,
-
Kardeşleri,
-
Diğer akrabaları,
-
Arkadaşları,
-
Komşuları,
-
İş arkadaşları,
-
Apartman görevlisi veya çalışanları
boşanma davasında tanık olabilir.
Tanık gösteren taraf, tanığın hangi olay hakkında dinlenmesini istediğini, adını, soyadını ve tebligata elverişli adresini tanık listesinde bildirmelidir. Listede bulunmayan kişiler kural olarak sonradan tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir tanık listesi sunulamaz.
Yakın Akraba Tanıklıktan Çekinebilir mi?
Bazı yakınlar tanıklık yapmak zorunda değildir. Nişanlı, boşanılmış olsa bile eş, taraflardan birinin altsoyu veya üstsoyu, kardeşi, evlatlığı ve üçüncü dereceye kadar kan ya da kayın hısımları tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.
Bu kişiler tanıklık yapamayacak kişiler değildir. Mahkeme kendilerine çekinme haklarını hatırlatır. Tanık bu hakkı kullanmazsa dinlenebilir ve beyanı diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Akraba Tanığın Sözüne İnanılır mı?
Akrabalık, tanık beyanını tek başına değersiz hâle getirmez. Hâkim delilleri serbestçe değerlendirir. Bu kapsamda tanığın taraflarla ilişkisi kadar;
-
Olayı doğrudan görüp görmediği,
-
Bilgiyi eşlerden birinden duyup duymadığı,
-
Yer, zaman ve olay ayrıntısı verip vermediği,
-
Beyanlarının kendi içinde tutarlı olup olmadığı,
-
Mesaj, fotoğraf, sağlık raporu veya başka delillerle desteklenip desteklenmediği
önem taşır.
Örneğin “Kızım bana eşinin sürekli hakaret ettiğini söyledi” şeklindeki anlatım duyuma dayanır. Buna karşılık “Evlerinde bulunduğum sırada davalının şu sözlerle hakaret ettiğini duydum” biçimindeki beyan, tanığın doğrudan gözlemine dayanır ve daha somuttur.
Tanık Hangi Olayları Anlatmalıdır?
Tanık, yalnızca bizzat gördüğü, duyduğu veya algıladığı olayları anlatmalıdır. Genel değerlendirmeler ve kişisel kanaatler yerine somut vakıalar açıklanmalıdır.
“İyi bir eş değildi” veya “evlilikleri zaten kötüydü” gibi soyut ifadeler yerine olayın tarihi, gerçekleştiği yer, tarafların davranışları ve tanığın olayı nasıl öğrendiği belirtilmelidir.
Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmını dinleyerek yeterli bilgi edindiğinde diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçebilir. Bu nedenle aynı olayı tekrar edecek çok sayıda tanık yerine, farklı olayları doğrudan bilen kişilerin gösterilmesi daha yararlı olabilir.
Tanık Mahkemeye Gelmezse Ne Olur?
Tanıklar kural olarak davetiye ile çağrılır. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz biçimde duruşmaya gelmeyen tanık hakkında zorla getirme ve disiplin yaptırımları uygulanabilir. Kanuni çekinme hakkı bulunan yakınların durumu ise ayrıca değerlendirilir.
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanık beyanının değeri; tanığın olayla ilişkisine, doğrudan bilgisine ve dosyadaki diğer delillere göre değişebilir. Metin, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.