Boşanmada Araba ve Araç Nasıl Paylaşılır? | Ceviz Hukuk

Boşanmada Araçlar Nasıl Paylaşılır? Araba, Kredi ve Satış Bedeli

Boşanmada Araba Paylaşılır mı?

Evlilik sırasında satın alınan otomobil, motosiklet, ticari araç veya başka bir motorlu taşıt, tapuda olduğu gibi fiziksel olarak ikiye bölünmez. Araç kural olarak kayıtlı malik eşte kalır; diğer eşin hakkı ise mal rejiminin tasfiyesi sonucunda hesaplanan parasal katılma veya değer artış payı alacağı şeklinde ortaya çıkar.

Aracın yalnızca bir eş adına tescilli olması, diğer eşin hiçbir mali hakkı bulunmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde aracın evlilik sırasında kullanılmış olması da otomatik olarak edinilmiş mal sayılmasını sağlamaz.

Aracın boşanmadaki durumunu belirlemek için özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:

  • Araç ne zaman satın alınmıştır?

  • Araç hangi eş adına tescil edilmiştir?

  • Satış bedeli hangi kaynakla ödenmiştir?

  • Peşinat evlilik öncesi birikimden mi karşılanmıştır?

  • Araç kredisi kullanılmış mıdır?

  • Kredi taksitleri hangi dönemlerde ödenmiştir?

  • Eski bir aracın satış bedeli yeni aracın alımında kullanılmış mıdır?

  • Araç miras veya bağış yoluyla mı edinilmiştir?

  • Boşanma davası açıldığı tarihte araç mevcut mudur?

  • Araç dava öncesinde veya sonrasında satılmış mıdır?

  • Satış bedeli nerede bulunmaktadır?

  • Araç üzerinde rehin, haciz veya kredi borcu var mıdır?

  • Aracın tasfiye tarihindeki gerçek piyasa değeri nedir?

Türk Medeni Kanunu’na göre mal rejimi sırasında karşılığı verilerek elde edilen malvarlığı değerleri kural olarak edinilmiş maldır. Evlilikten önce sahip olunan, miras veya bağış yoluyla kazanılan değerler ise kişisel mal sayılır. Bir eşin malları, kişisel mal oldukları ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Boşanma hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.

Araç Doğrudan Yarı Yarıya mı Paylaşılır?

Hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşler, evlilik sırasında edinilen her malın yarısına doğrudan malik olmaz.

Her eş kendi adına kayıtlı kişisel ve edinilmiş mallarını yönetmeye devam eder. Mal rejimi sona erdiğinde her eşin;

  • Edinilmiş malları,

  • Kişisel malları,

  • Bu mallara ilişkin borçları,

  • Denkleştirme kalemleri,

  • Eklenecek değerleri,

  • Değer artış payı alacakları

ayrı ayrı hesaplanır.

Aracın net edinilmiş değeri, kayıtlı malik eşin artık değer hesabına eklenir. Diğer eş kural olarak karşılıklı artık değer hesabı sonucunda ortaya çıkan alacağı talep eder.

Bu nedenle:

“Araç 2.000.000 TL olduğuna göre diğer eş doğrudan 1.000.000 TL alır.”

şeklinde tek kalemli bir hesap her zaman doğru değildir.

Diğer eşin de edinilmiş malı, borcu veya kayıtlı malik eşten olan farklı alacakları bulunabilir. Karşılıklı hesap sonunda farklı bir tutar ortaya çıkabilir.

Araç Kimin Adına Kayıtlıysa Onun mudur?

Araç tescil ve noter satış kayıtları, aracın hukuk düzeninde hangi kişi adına kayıtlı bulunduğunu belirleyen en önemli belgelerdendir. e-Devlet üzerindeki Türkiye Noterler Birliği hizmetinde kişi kendi adına tescilli aracın plaka, cins, marka, model ve hak mahrumiyeti bilgilerini görebilmektedir.

Ancak tescil kaydı ile aracın mal rejimindeki niteliği aynı konu değildir.

Örneğin araç yalnızca eşlerden biri adına tescilli olabilir; fakat:

  • Evlilik sırasında maaş birikimiyle alınmış,

  • Kredisi evlilik sırasında ödenmiş,

  • Peşinatı edinilmiş gelirlerden karşılanmış

olabilir.

Bu durumda kayıtlı malik araç üzerinde mülkiyet sahibi olmaya devam ederken diğer eş lehine katılma alacağı doğabilir.

Buna karşılık araç evlilik sırasında bir eş adına tescil edilmiş olsa bile tamamen o eşe miras kalan para veya kişisel bağışla alınmışsa kişisel mal niteliği gündeme gelebilir.

Dolayısıyla ruhsatta veya tescil kaydında adın bulunması mülkiyet bakımından önemlidir; fakat boşanmada yapılacak mali hesabın tek ölçütü değildir.

Aracı Kullanan Eş Malik Sayılır mı?

Hayır. Aracı sürekli kullanan, bakımını yaptıran veya sigortasını ödeyen eş, yalnızca bu nedenle aracın maliki hâline gelmez.

Araç;

  • Diğer eş adına kayıtlı olabilir,

  • Şirkete ait olabilir,

  • Kiralık veya finansal kiralama kapsamında bulunabilir,

  • İşveren tarafından kullanım amacıyla tahsis edilmiş olabilir.

Aracı kimin kullandığı ile mülkiyetin kime ait olduğu ayrılmalıdır.

Bununla birlikte aracın masraflarını karşılayan eş, kendi kişisel malvarlığından aracın edinilmesine veya değerinin korunmasına önemli katkı yapmışsa somut şartlara göre değer artış payı ya da başka bir alacak ileri sürebilir.

Aracın Satın Alındığı Tarihe Göre Paylaşım

Evlilik Sırasında Alınan Araç

Araç, edinilmiş mallara katılma rejimi devam ederken satın alınmış ve bedeli maaş, ticari kazanç veya diğer edinilmiş gelirlerden karşılanmışsa kural olarak edinilmiş maldır.

Aracın yalnızca bir eşin maaşıyla alınmış olması sonucu değiştirmez. Çalışma karşılığı elde edilen gelir, mal rejimi bakımından edinilmiş maldır.

Örneğin taraflar 2020 yılında evlenmiş, araç 2023 yılında eşlerden birinin maaş birikimiyle alınmış ve boşanma davası 2026 yılında açılmışsa araç kural olarak edinilmiş mal hesabına girer.

Diğer eşin;

  • Çalışmamış olması,

  • Araç taksitlerini doğrudan ödememesi,

  • Ehliyetinin bulunmaması,

  • Aracı hiç kullanmamış olması

katılma alacağı hakkını tek başına ortadan kaldırmaz.

Evlilikten Önce Alınan Araç

Eşlerden birinin evlenmeden önce satın aldığı araç kural olarak kişisel maldır.

Ancak şu ihtimaller ayrıca değerlendirilmelidir:

  • Araç kredisi evlilik sırasında ödenmiş olabilir.

  • Araç evlilik sırasında önemli ölçüde yenilenmiş olabilir.

  • Motor veya batarya gibi yüksek değerli parçalar ortak gelirle değiştirilmiş olabilir.

  • Aracın borcu edinilmiş gelirlerle kapatılmış olabilir.

  • Araç satılarak evlilik sırasında yeni bir araç alınmış olabilir.

Evlilik öncesi aracın kendisi kişisel mal niteliğini koruyabilir. Buna karşılık edinilmiş mallardan kişisel mala yapılan ödemeler, mal grupları arasında denkleştirme veya değer artışına bağlı alacak doğurabilir.

Araç Evlilik Öncesinde Sipariş Edilmiş, Evlilikte Teslim Alınmışsa

Aracın sipariş tarihi, kapora tarihi, satış sözleşmesi, fatura, ödeme ve tescil tarihleri birbirinden farklı olabilir.

Örneğin araç için evlilikten önce kapora verilmiş, kalan bedel evlilik sırasında ödenmiş ve araç evlilikten sonra tescil edilmiş olabilir.

Bu durumda yalnızca ruhsat tarihine bakmak yeterli değildir. Şu unsurlar birlikte değerlendirilir:

  • Satın alma hakkının ne zaman doğduğu,

  • Bağlayıcı sözleşmenin tarihi,

  • Ödenen kaporanın kaynağı,

  • Kalan satış bedelinin kaynağı,

  • Aracın teslim ve tescil tarihi.

Kişisel ve edinilmiş kaynakların birlikte kullanılması hâlinde karma finansman hesabı yapılabilir.

Araç Evlilik Sırasında Sipariş Edilmiş, Boşanma Davasından Sonra Teslim Edilmişse

Araç boşanma davasından önce sipariş edilmiş, satış bedelinin önemli bölümü ödenmiş ancak teslim ve tescil dava sonrasında gerçekleşmiş olabilir.

Bu durumda ekonomik hakkın ve ödeme yükümlülüğünün hangi tarihte doğduğu incelenir.

Boşanma davası açıldığı tarihte:

  • Bağlayıcı satın alma sözleşmesi,

  • Ödenmiş satış bedeli,

  • Araç teslim alacağı,

  • İade edilebilir veya edilemez kapora

mevcutsa bunlar ekonomik bir malvarlığı değeri oluşturabilir.

Tescilin dava sonrasında yapılması, evlilik sırasında kazanılmış ekonomik hakkı her durumda tasfiye dışında bırakmaz.

Miras veya Bağış Yoluyla Alınan Araç

Miras Kalan Araç

Bir eşe miras yoluyla geçen otomobil, motosiklet veya diğer araç kural olarak kişisel maldır. Miras kalan mallar, evlilik sırasında edinilmiş olsalar bile Türk Medeni Kanunu bakımından kişisel mal sayılır.

Diğer eş aracın yarısını katılma alacağı olarak talep edemez.

Ancak diğer eş;

  • Aracın borcunu kendi kişisel parasından ödemiş,

  • Araca önemli bir değer artırıcı yatırım yapmış,

  • Kendi aracını satarak miras aracının yenilenmesini finanse etmiş

olabilir.

Bu durumda aracın paylaşılmasından değil, somut katkıdan doğabilecek değer artış payı veya alacak talebinden söz edilir.

Bir Eşe Bağışlanan Araç

Araç yalnızca bir eşe bağışlanmışsa kişisel maldır.

Bağışın yalnızca bir eşe yapıldığının ispatında;

  • Noter satış veya devir belgesi,

  • Banka kayıtları,

  • Bağış açıklaması,

  • Fatura,

  • Bağış yapan kişinin yazılı beyanı,

  • Taraflar arasındaki mesajlar

kullanılabilir.

Bir eşin anne veya babasının araç bedelini ödemiş olması, bağışın her durumda yalnızca kendi çocuklarına yapıldığını kesin olarak göstermez. Kazandırmanın kime yapıldığı ve ortak aileye mi yoksa yalnızca bir eşe mi yönelik olduğu araştırılmalıdır.

Düğün Hediyesi Olarak Verilen Araç

Araç evlilik veya düğün sırasında hediye edilmiş olabilir.

Bu durumda bağış yapan kişinin iradesi önemlidir:

  • Araç yalnızca kendi çocuğuna mı bağışlanmıştır?

  • Her iki eşin ortak kullanımı için mi verilmiştir?

  • Araç bedeli borç olarak mı karşılanmıştır?

  • Tapu veya tescil bilinçli şekilde yalnızca bir eş adına mı yapılmıştır?

“Düğünde verildi” ifadesi aracın hukuki niteliğini tek başına belirlemez.

Eski Aracın Satılıp Yeni Araç Alınması

Evlilik Öncesi Araç Satılarak Yeni Araç Alınmışsa

Eşlerden biri evlilikten önce sahip olduğu kişisel aracını satarak evlilik sırasında yeni araç almış olabilir.

Kişisel malın yerine geçen değer de kişisel maldır. Bu nedenle eski aracın satış bedelinin yeni aracın alımında kullanıldığı ispatlanırsa, yeni araçta kişisel mal katkısı dikkate alınabilir.

Örneğin:

  • Eski kişisel araç 800.000 TL’ye satılmış,

  • Yeni araç 2.000.000 TL’ye alınmış,

  • Kalan 1.200.000 TL evlilik dönemindeki maaşlardan karşılanmışsa

yeni araç tamamen kişisel veya tamamen edinilmiş mal kabul edilmemelidir.

Kişisel katkının satın alma değerine oranı ve aracın tasfiye tarihindeki güncel değeri üzerinden karma hesap yapılabilir.

Eski Araç Edinilmiş Malsa

Evlilik sırasında alınmış edinilmiş araç satılarak başka bir araç satın alınmışsa yeni araç da edinilmiş malın yerine geçen değer olarak edinilmiş mal niteliğini koruyabilir.

Satış bedeline ayrıca kişisel para eklenmişse kişisel ve edinilmiş kaynaklar ayrıştırılır.

Araç Takas Edilmişse

Eski araç bayiye veya başka kişiye takas edilerek yeni araç alınmış olabilir.

Bu durumda;

  • Takasa verilen aracın mal rejimi niteliği,

  • Takas değeri,

  • Yeni araç için ödenen fark,

  • Farkın kaynağı,

  • Kullanılan kredi

belirlenmelidir.

Takas işleminin belgelerinde eski aracın gerçek ekonomik değeri ile faturada gösterilen bedel farklı olabilir. Piyasa koşulları ve banka hareketleri birlikte değerlendirilmelidir.

Krediyle Alınan Araç

Araç Kredisi Kimin Borcudur?

Araç kredisine karşı bankaya veya finansman kuruluşuna karşı sorumlu olan kişi, kredi sözleşmesine göre belirlenir.

Kredi yalnızca eşlerden biri adına kullanılmışsa diğer eş sırf evli olduğu için kredi borçlusu olmaz.

Diğer eş;

  • Müşterek borçlu,

  • Borca katılan,

  • Kefil,

  • Rehin veren

olarak sözleşmeye katılmışsa alacaklıya karşı ayrıca sorumlu olabilir.

Bankaya karşı borçluluk ile aracın mal rejimindeki edinilmiş veya kişisel mal niteliği birbirinden farklıdır.

Evlilik Sırasında Kullanılan Araç Kredisi

Araç evlilik sırasında alınmış ve kredi taksitleri maaş veya diğer edinilmiş gelirlerden ödenmişse, araç edinilmiş mal hesabına girebilir.

Boşanma davası açıldığı tarihte kredi borcu devam ediyorsa aracın yalnızca brüt piyasa değeri dikkate alınmaz. Araçla bağlantılı gerçek ve mevcut kredi borcu da değerlendirilir.

Artık değer, edinilmiş malın değerinden bu mala ilişkin borçların çıkarılmasıyla belirlenir. Bu nedenle araç kredisi ile aracın ekonomik değeri birlikte hesaplanmalıdır.

Evlilikten Önce Alınan Aracın Kredisi Evlilikte Ödenmişse

Araç evlilikten önce satın alındığı için kişisel mal olabilir. Ancak kredi borcunun önemli bölümü evlilik sırasında edinilmiş gelirlerden ödenmişse edinilmiş mal grubu kişisel mala katkıda bulunmuş olur.

Bu durumda aracın tamamı edinilmiş mala dönüşmez. Bunun yerine:

  • Evlilik öncesi ödemeler,

  • Evlilik içindeki ödemeler,

  • Boşanma davası sonrasındaki ödemeler,

  • Aracın satın alma değeri,

  • Güncel piyasa değeri

üzerinden denkleştirme hesabı yapılabilir.

Boşanma Davasından Sonra Ödenen Taksitler

Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu tarihten sonra elde edilen yeni çalışma gelirleri sona eren mal rejiminin edinilmiş geliri değildir.

Bu nedenle dava sonrasında bir eşin kendi geliriyle ödediği araç taksitleri, evlilik dönemindeki ortak ekonomik değer gibi değerlendirilemez.

Dava tarihinde mevcut kalan kredi borcu ile aracın güncel değeri arasındaki ilişki ayrıca hesaplanmalıdır.

Kredi Erken Kapatılmışsa

Araç kredisi toplu para kullanılarak erken kapatılmış olabilir.

Erken kapatma parasının kaynağı önemlidir:

  • Evlilik dönemindeki maaş birikimi,

  • Miras,

  • Bağış,

  • Evlilik öncesi kişisel para,

  • Başka bir aracın satış bedeli,

  • Dava sonrasındaki yeni gelir

farklı sonuçlar doğurabilir.

Kredi evlilik sırasında kişisel maldan kapatılmışsa kişisel katkı; dava sonrasında tek eş tarafından kapatılmışsa mal rejimi sonrası ödeme gündeme gelir.

Araç Finansal Kiralama veya Leasing Kapsamındaysa

Finansal kiralama veya uzun süreli kiralama kapsamındaki araçta tescil ve mülkiyet finansman şirketi ya da kiralama kuruluşunda olabilir.

Bu durumda eşlerin malvarlığında doğrudan araç mülkiyeti bulunmayabilir. Bunun yerine;

  • Sözleşmeden doğan kullanım hakkı,

  • Ödenmiş depozito,

  • Satın alma opsiyonu,

  • Peşin ödemeler,

  • Sözleşmenin ekonomik değeri

incelenmelidir.

Şirket veya finansman kuruluşuna ait araç, yalnızca eşlerden birinin kullanımında olduğu için eşin kişisel malı sayılmaz.

Araç İki Eş Adına Kayıtlıysa

Araç her iki eş adına belirli paylarla kayıtlı olabilir.

Bu durumda öncelikle her eşin doğrudan mülkiyet payı belirlenir. Örneğin araç yüzde elli oranında iki eş adına kayıtlıysa her eş kendi payının sahibidir.

Bunun yanında şu sorular ayrıca değerlendirilir:

  • Paylar gerçekten bedel karşılığı mı edinilmiştir?

  • Bir eş diğer eşin payının bedelini kişisel malından mı ödemiştir?

  • Paylardan biri bağışlanmış mıdır?

  • Araç üzerinde kredi veya rehin var mıdır?

  • Payların tasfiyesinde ayrıca değer artış payı doğmuş mudur?

Her iki eşin araçta pay sahibi olması, uyuşmazlığın yalnızca mal rejimi alacağından ibaret olmadığı anlamına gelebilir.

Taraflar aracın:

  • Bir eşe bırakılması ve diğer payın bedelinin ödenmesi,

  • Üçüncü kişiye satılarak net bedelin paylaştırılması,

  • Paylı mülkiyetin sona erdirilmesi

konusunda anlaşabilir.

Şirket Aracı ve Ticari Araçlar

Şirket Adına Kayıtlı Araç

Araç eşlerden birinin ortağı olduğu limited veya anonim şirket adına kayıtlı olabilir.

Şirket ayrı tüzel kişiliğe sahipse araç doğrudan eşin malvarlığına ait değildir. Şirketin aracıdır.

Mal rejimi tasfiyesinde;

  • Aracın kendisi doğrudan eşin malı olarak değil,

  • Şirketin ekonomik değerini etkileyen şirket varlığı olarak

dikkate alınabilir.

Eşin şirket hissesi değerlenirken şirket araçları, borçları ve diğer varlıkları birlikte incelenir. Aynı aracın hem şirket hissesi değerinde hem de eşin kişisel aracı gibi iki defa hesaplanmaması gerekir.

Şahıs İşletmesi Adına Kullanılan Araç

Şahıs işletmesinin sahibinden ayrı tüzel kişiliği bulunmaz. İşletmede kullanılan araç, gerçek kişi işletme sahibinin adına kayıtlı olabilir.

Bu durumda aracın;

  • İşletme varlığı mı,

  • Kişisel kullanım aracı mı,

  • Karma kullanımda mı olduğu,

  • Ticari krediyle mi alındığı,

  • İşletme borçlarıyla bağlantısı

incelenir.

Aracın işletmede kullanılması, onu kendiliğinden tasfiye dışında bırakmaz.

İşveren Tarafından Tahsis Edilen Araç

Eşin işvereni tarafından kullanımına tahsis edilen şirket aracı, çalışanın mülkiyetinde değildir.

Eşin;

  • Aracı uzun yıllar kullanması,

  • Yakıt veya bakım giderlerini karşılaması,

  • Araçla aile ihtiyaçlarını görmesi

mülkiyet hakkı doğurmaz.

Ancak çalışana tanınan araç satın alma opsiyonu veya bedelsiz devir hakkı varsa bu hakkın dava tarihindeki ekonomik değeri ayrıca incelenebilir.

Taksi, Minibüs veya Servis Aracı

Ticari araçlarda;

  • Aracın fiziksel değeri,

  • Ticari plaka,

  • Hat veya çalışma hakkı,

  • Ruhsat ve işletme değeri,

  • Araç kredisi,

  • Ticari borçlar

birbirinden ayrılmalıdır.

Ticari plakanın veya hat hakkının ekonomik değeri aracın metal ve piyasa değerinden çok daha yüksek olabilir.

Araç ile ticari faaliyet hakkının tek bir kalem olarak hesaplanması yanlış sonuca yol açabilir.

Aracın Boşanma Öncesinde Satılması

Araç Normal Piyasa Koşullarında Satılmışsa

Araç boşanma davasından önce gerçek piyasa bedeliyle satılmış olabilir.

Bu durumda;

  • Satış bedelinin tahsil edilip edilmediği,

  • Paranın hangi hesaba yatırıldığı,

  • Yeni araç veya başka mal alınıp alınmadığı,

  • Satış bedelinin aile giderlerinde kullanılıp kullanılmadığı

araştırılır.

Araç satılmış olsa da satış bedeli veya yerine geçen malvarlığı tasfiyeye konu olabilir.

Satış bedeli evlilik içinde olağan aile ihtiyaçları için tüketilmiş ve dava tarihinde başka bir değere dönüşmemişse mevcut bir edinilmiş mal kalmamış olabilir.

Araç Yakın Bir Kişiye Devredilmişse

Araç boşanma öncesinde;

  • Anneye,

  • Babaya,

  • Kardeşe,

  • Arkadaşa,

  • Yeni partnere,

  • Eşin kontrol ettiği şirkete

devredilmiş olabilir.

Yakına yapılan her devir kendiliğinden geçersiz veya muvazaalı sayılmaz. Ancak şu unsurlar önem taşır:

  • Satış tarihi,

  • Gerçek satış bedeli,

  • Paranın ödenip ödenmediği,

  • Devralanın ekonomik gücü,

  • Aracı kimin kullanmaya devam ettiği,

  • Sigorta ve masrafları kimin ödediği,

  • Satıştan sonra aracın yeniden eşe dönüp dönmediği.

Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmalar veya diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyan devirler, şartları oluştuğunda tasfiye hesabına değer olarak eklenebilir.

Araç Düşük Bedelle Satılmışsa

Noter satış sözleşmesindeki bedel, aracın gerçek piyasa değerinin çok altında olabilir.

Bu durumda yalnızca satış belgesindeki rakamla yetinilmemelidir. Şunlar incelenebilir:

  • Aracın satış tarihindeki piyasa değeri,

  • Güvenli Ödeme Sistemi kayıtları,

  • Banka hareketleri,

  • Araç hasar durumu,

  • Kilometre ve model yılı,

  • Satışın gerçek ekonomik nedeni,

  • Aracın devralanla ilişkisi.

İkinci el motorlu kara taşıtı satışlarında nakit, havale veya EFT gibi yöntemlerle yapılan ödemeler bakımından Güvenli Ödeme Sistemi 27 Eylül 2024 tarihinden itibaren zorunlu hâle getirilmiştir. Sistem satış bedelinin noterlik işlemiyle eş zamanlı şekilde aktarılmasını ve ödemenin kayıt altına alınmasını amaçlamaktadır.

Güvenli Ödeme Sistemi kaydı, ödemenin yapıldığına ilişkin önemli bir delil olabilir. Ancak aracın mal rejimindeki kişisel veya edinilmiş mal niteliğini tek başına belirlemez.

Araç Boşanma Davasından Sonra Satılmışsa

Araç boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olduğu hâlde daha sonra satılmış olabilir.

Satış, aracın dava tarihinde mevcut olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

Mahkeme ve bilirkişi;

  • Aracın dava tarihindeki durumu,

  • Satış tarihi,

  • Gerçek satış bedeli,

  • Satış bedelinin nereye aktarıldığı,

  • Aracın tasfiye bakımından güncel ekonomik karşılığı,

  • Satışın olağan mı yoksa hakkı azaltma amaçlı mı olduğu

üzerinden değerlendirme yapabilir.

Dava sonrasında satış yapılması, mal rejimi hesabının otomatik olarak noter satış bedeliyle sınırlanacağı anlamına gelmez.

Gizlenen veya Başkası Adına Kaydedilen Araçlar

Diğer Eşin Araçlarını Doğrudan Sorgulamak Mümkün müdür?

e-Devlet üzerindeki araç sorgulama hizmeti kişinin kendi adına tescilli araçlarını ve bunlara ilişkin bazı bilgileri gösterir. Bir eş sırf evli olduğu için diğer eşin bütün araç kayıtlarına doğrudan erişemez.

Mal rejimi davasında mahkemeden;

  • Türkiye Noterler Birliği,

  • Araç tescil birimleri,

  • İlgili noterlikler,

  • Bankalar ve finansman kuruluşları

nezdinde araştırma yapılması istenebilir.

Yalnızca dava tarihinde kayıtlı araç değil, gerektiğinde önceki tescil, satış ve devir kayıtları da talep edilmelidir.

Araç Yakın Kişi Adına Alınmışsa

Araç bedelini eşlerden biri ödemiş, fakat araç baştan itibaren aile üyesi veya başka bir kişi adına tescil edilmiş olabilir.

Bu durumda;

  • Satış bedelini kimin ödediği,

  • Aracı kimin seçtiği,

  • Aracı kimin kullandığı,

  • Sigorta, bakım ve vergi giderlerini kimin karşıladığı,

  • Tescil malikinin gerçek ekonomik katkısı,

  • Taraflar arasındaki anlaşma

araştırılır.

Bedelin eş tarafından ödenmiş olması, aracı otomatik olarak eşin malı hâline getirmez. Ödeme;

  • Bağış,

  • Borç,

  • Emanet,

  • Görünüşte tescil,

  • Üçüncü kişi adına gerçek satın alma

niteliğinde olabilir.

Üçüncü kişinin mülkiyet hakkı etkileniyorsa dava taraflarının ve görevli mahkemenin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Araç Çocuk Adına Alınmışsa

Gerçek bir bağış iradesiyle çocuk adına alınan araç çocuğun malıdır ve eşlerin mal rejimi tasfiyesine girmez.

Ancak eşlerden birinin kendi parasını mal paylaşımından uzaklaştırmak amacıyla görünüşte çocuk adına araç aldığı iddia ediliyorsa işlemin gerçek niteliği araştırılır.

Çocuğun malvarlığının bağımsız korunması gerekir. Yeterli delil olmaksızın çocuk adına kayıtlı araç eşlerin edinilmiş malı kabul edilmemelidir.

Aracın Değeri Nasıl Belirlenir?

Satın Alma Bedeli mi Güncel Değer mi Esas Alınır?

Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut edinilmiş mallar, kural olarak tasfiye tarihindeki sürüm değeriyle değerlendirilir.

Araç yıllar önce 500.000 TL’ye alınmış ancak tasfiye tarihinde 1.500.000 TL değerindeyse yalnızca eski satın alma bedelinin kullanılması gerçek ekonomik durumu yansıtmaz.

Araçlar taşınmazlardan farklı olarak çoğu zaman yaş, kilometre ve kullanım nedeniyle değer kaybedebilir. Bununla birlikte enflasyon, döviz kuru veya piyasadaki arz koşulları nedeniyle nominal fiyatları yükselebilir.

Bu nedenle güncel piyasa değeri somut araca göre belirlenmelidir.

Araç Değerinde Hangi Özellikler Dikkate Alınır?

Araç değerlemesinde özellikle şu unsurlar incelenir:

  • Marka ve model,

  • Model yılı,

  • Motor ve donanım seçeneği,

  • Yakıt türü,

  • Kilometre,

  • Bakım geçmişi,

  • Değişen ve boyanan parçalar,

  • Ağır hasar kaydı,

  • Mekanik durum,

  • Akü veya elektrikli araç batarya durumu,

  • Ticari veya özel kullanım,

  • Rehin ve hukuki kısıtlamalar,

  • Piyasadaki arz ve talep,

  • Eksik donanım ve anahtarlar,

  • Araç üzerindeki özel ekipmanlar.

Sadece aynı modeldeki ilan fiyatlarının ortalamasını almak yeterli olmayabilir. İlan fiyatı ile gerçek satış fiyatı farklı olabilir.

Kasko Değer Listesi Kesin Değeri Gösterir mi?

Türkiye Sigorta Birliği tarafından yayımlanan Kasko Değer Listesi, sigorta şirketlerinin kasko değerlerini belirlemesine yardımcı olmak amacıyla piyasa fiyatları dikkate alınarak hazırlanır.

Ancak TSB, listedeki değerlerin yapılacak diğer işlemlerde kullanılmasından sorumluluk kabul etmediğini açıkça belirtmektedir. Ayrıca listede belirli model yılı sınırları bulunmaktadır. Bu nedenle kasko değeri mahkeme bakımından tek ve kesin piyasa değeri kabul edilmemelidir.

Kasko değeri;

  • Piyasa araştırması,

  • Ekspertiz,

  • Hasar kayıtları,

  • Araçtaki özel donanımlar,

  • Gerçek satış örnekleri

ile birlikte yardımcı veri olarak kullanılabilir.

Hasar Kaydı Değeri Etkiler mi?

Evet. Araçtaki hasar geçmişi ve onarım durumu güncel piyasa değerini etkileyebilir.

e-Devlet üzerinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından sunulan hizmetlerde kişi kendi adına kayıtlı aracın kasko ve trafik poliçesi ile hasar bilgilerini sorgulayabilir.

Mahkeme gerekli görürse hasar ve poliçe kayıtlarının ilgili kurumdan getirtilmesini isteyebilir.

Hasarlı araçla hasarsız emsal aracın aynı bedelle değerlendirilmesi doğru değildir.

Dava Sonrasında Aracın Kilometresi Artmışsa

Boşanma davası ile mal rejimi tasfiyesi arasında uzun süre geçebilir. Bu dönemde araç kullanılmaya devam etmiş ve kilometresi artmış olabilir.

Değerleme yapılırken aracın tasfiye tarihindeki gerçek durumu esas alınabilir. Ancak bir eşin;

  • Aracı kasıtlı biçimde zarara uğratması,

  • Ağır bakım yükümlülüğünü ihmal etmesi,

  • Değerli parçalarını sökmesi,

  • Aracı olağan dışı yoğunlukta kullanması

iddia ediliyorsa bu davranışların ekonomik sonucu ayrıca araştırılabilir.

Olağan kullanımdan doğan doğal değer kaybıyla kötü niyetli değer azaltma birbirinden ayrılmalıdır.

Araç Pert Olmuş veya Çalınmışsa

Kasko Tazminatı

Araç ağır hasar nedeniyle tam hasarlı sayılmış veya çalınmış ve sigorta şirketinden ödeme alınmış olabilir.

Sigorta tazminatı, kaybedilen aracın yerine geçen ekonomik değer niteliğinde olabilir. Bu nedenle aracın kişisel veya edinilmiş mal niteliği sigorta ödemesinin tasfiye hesabını da etkileyebilir.

İncelemede;

  • Hasar veya çalınma tarihi,

  • Sigorta ödemesi,

  • Kredi ve rehin kesintileri,

  • Sigorta bedelinin banka hesabına girişi,

  • Paranın başka bir araçta kullanılması

araştırılır.

Değer Kaybı Tazminatı

Araç trafik kazası nedeniyle onarılmış ve değer kaybı tazminatı alınmış olabilir.

Bu ödeme, aracın kazadan sonra azalan ekonomik değerini karşılamaya yöneliktir. Aracın mal rejimindeki niteliği ve ödemenin dava tarihinde mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Aynı zarar için hem aracın hasarsız piyasa değeri hem de ayrıca değer kaybı tazminatı iki kez hesaba eklenmemelidir.

Aracın Boşanma Sürecinde Kullanılması

Aracı Hangi Eş Kullanabilir?

Tarafların ayrılmasından sonra aracı yalnızca bir eş kullanıyor olabilir.

Aracı fiilen kullanmak mülkiyeti değiştirmez. Araç kayıtlı malik eşin malı olmaya devam eder.

Ancak araç her iki eşin ortak mülkiyetindeyse veya araç üzerinde diğer eşin doğrudan ayni hakkı bulunuyorsa tek taraflı kullanım nedeniyle farklı talepler ortaya çıkabilir.

Araç Masraflarını Kim Öder?

Boşanma davasından sonra aracı kullanan eş;

  • Yakıt,

  • Bakım,

  • Otopark,

  • Sigorta,

  • Muayene,

  • Motorlu Taşıtlar Vergisi,

  • Trafik cezaları

gibi giderleri karşılamış olabilir.

Bu giderlerin tamamı mal rejimi alacağından otomatik olarak düşülmez.

Giderin;

  • Aracın değerini koruyup korumadığı,

  • Kullanıcının kişisel kullanımından mı doğduğu,

  • Zorunlu bakım gideri olup olmadığı,

  • Dava tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı

ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Trafik Cezaları

Trafik cezası genellikle cezaya neden olan kişi veya araç sahibiyle ilgili özel mevzuat hükümlerine göre takip edilir.

Bir eşin kişisel trafik ihlali nedeniyle doğan cezanın diğer eşin katılma alacağını azaltacak edinilmiş mal borcu olarak gösterilmesi kural olarak mümkün olmamalıdır.

Buna karşılık araç üzerindeki vergi, rehin veya satışa engel hak mahrumiyetleri, tasfiye ve devir işlemlerinde ayrıca dikkate alınır.

Araç Üzerine İhtiyati Tedbir Konulması

Eşlerden birinin aracı boşanma sürecinde satacağına veya başkasına devredeceğine ilişkin somut risk bulunuyorsa araç üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.

Tedbir talebinde;

  • Aracın plakası,

  • Marka ve modeli,

  • Kayıtlı maliki,

  • Muhtemel mal rejimi alacağı,

  • Devir tehlikesini gösteren olaylar,

  • Talep edilen tedbirin kapsamı

açıklanmalıdır.

Her boşanma veya mal paylaşımı davasında araç üzerine otomatik olarak tedbir konulmaz.

Mahkeme;

  • Hakkın yaklaşık olarak ispatlanmasını,

  • Devir riskini,

  • Tedbirin ölçülü olmasını,

  • Aracın ticari faaliyette kullanılıp kullanılmadığını

değerlendirir.

Araç sorgulama hizmetlerinde rehin, haciz ve diğer hak mahrumiyetlerine ilişkin bilgilerin görülebilmesi, tedbir ve devir süreçlerinin takip edilmesi bakımından önemlidir.

Tedbir Aracın Kullanılmasını Engeller mi?

Araç üzerindeki devri önleyici tedbir her durumda aracın trafikte kullanılmasını engellemez.

Tedbir kararı;

  • Satışı,

  • Devri,

  • Tescil değişikliğini,

  • Rehin kurulmasını

sınırlandırabilir.

Mahkeme kararının kapsamı ayrıca incelenmelidir.

Aracın trafikten menedilmesi veya fiilen muhafaza altına alınması, yalnızca mal rejimi alacağının korunması için her durumda gerekli ve ölçülü olmayabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Araç

Taraflar aracı anlaşmalı boşanma protokolünde ayrıntılı biçimde düzenleyebilir.

Protokolde mümkün olduğunca şu bilgiler bulunmalıdır:

  • Plaka,

  • Marka,

  • Model,

  • Model yılı,

  • Şasi numarası,

  • Ruhsat sahibi,

  • Aracın kimde kalacağı,

  • Devir tarihi,

  • Devir masrafları,

  • Aracın güncel veya kararlaştırılan değeri,

  • Diğer eşe ödenecek bedel,

  • Ödeme tarihi ve taksitleri,

  • Kredi ve rehin bilgileri,

  • Banka borcunu kimin ödeyeceği,

  • Bankanın borçlu değişikliğini kabul etmemesi hâlindeki sonuç,

  • Sigorta ve vergi giderleri,

  • Teslim tarihi,

  • Anahtar, ruhsat ve diğer belgelerin teslimi,

  • Araçta gizli hasar veya haciz çıkması hâlindeki sorumluluk,

  • Tarafların araç nedeniyle başka mal rejimi talebi bulunup bulunmadığı.

“Araba eşlerden birine bırakılmıştır.” şeklindeki tek cümle;

  • Kredi borcunu,

  • Noter devrini,

  • Ödenecek bedeli,

  • Teslim tarihini,

  • Bankaya karşı sorumluluğu

çözmeyebilir.

Araç Devri Nasıl Yapılır?

Tescilli motorlu araçların satış ve devir işlemleri mevzuata uygun noterlik işlemiyle gerçekleştirilir. Tarafların boşanma protokolünde anlaşması, tescil ve noter işlemlerinin hiçbir ek işlem olmadan kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez.

Mahkemece onaylanan protokolde araç bir eşe bırakılmış olsa bile noter, tescil, güvenli ödeme ve borç işlemlerinin ayrıca tamamlanması gerekebilir.

Kredi Borcu Bir Eşe Bırakılırsa

Araç kredisi iki eşin imzasıyla kullanılmışsa tarafların protokolde krediyi yalnızca bir eşe bırakması bankayı kendiliğinden bağlamaz.

Bankanın borçlu değişikliğini kabul etmemesi hâlinde sözleşmede borçlu veya kefil olan diğer eşin sorumluluğu devam edebilir.

Bu nedenle protokolde;

  • Bankaya başvuru süresi,

  • Borçlu değişikliği kabul edilmezse ödeme yükümlülüğü,

  • Bir eşin ödeme yapması hâlinde rücu hakkı,

  • Temerrüt ve aracın geri alınması riski

düzenlenmelidir.

Basitleştirilmiş Hesaplama Örnekleri

Örnek 1: Evlilik Sırasında Peşin Alınan Araç

Araç evlilik sırasında 1.000.000 TL’ye maaş birikimiyle alınmış ve tasfiye tarihinde 1.600.000 TL değerinde olsun.

Araç üzerinde borç bulunmadığı ve tamamının edinilmiş gelirle alındığı kabul edilirse 1.600.000 TL kayıtlı malik eşin edinilmiş mal hesabına eklenebilir.

Diğer eşin bu araç kalemindeki brüt katılma hakkı 800.000 TL olarak görünebilir. Ancak nihai sonuç için her iki eşin bütün edinilmiş malları ve borçları hesaplanmalıdır.

Örnek 2: Evlilik Öncesi Araç Satış Bedeli

Eşlerden biri evlilikten önceki aracını 600.000 TL’ye satmış, üzerine 900.000 TL maaş birikimi ekleyerek 1.500.000 TL’ye yeni araç almış olsun.

Yeni aracın yaklaşık yüzde kırkı kişisel, yüzde altmışı edinilmiş kaynakla finanse edilmiştir.

Araç tasfiye tarihinde 2.000.000 TL değerindeyse kişisel ve edinilmiş kısımlar güncel değer üzerinden oranlanabilir.

Örnek 3: Kredi Borcu Devam Eden Araç

Evlilik sırasında alınan aracın güncel değeri 2.000.000 TL, boşanma davası tarihindeki araçla bağlantılı net kredi borcu 500.000 TL olsun.

Basitleştirilmiş net ekonomik değer 1.500.000 TL olarak değerlendirilebilir.

Ancak kredi taksitlerinin dava sonrasına sarkan bölümü, faiz yapısı ve kişisel peşinat varsa daha ayrıntılı oranlama gerekebilir.

Örnek 4: Evlilikten Önce Alınan Aracın Kredisi

Araç evlilikten önce satın alınmış ancak kredi bedelinin yüzde ellisi evlilik sırasında maaş gelirlerinden ödenmiş olsun.

Araç kişisel mal niteliğinde kalabilir. Fakat edinilmiş mal grubunun kişisel araca yaptığı kredi katkısının güncel değere etkisi hesaplanır.

Diğer eş doğrudan aracın yarısını değil, edinilmiş mal grubundan yapılan katkının tasfiye karşılığını talep edebilir.

Örnek 5: Araç Boşanma Öncesi Kardeşe Devredilmişse

Eş, boşanma davasından iki ay önce 2.000.000 TL değerindeki aracı kardeşine 300.000 TL göstererek devretmiş, ancak araç kendisi tarafından kullanılmaya devam etmiş olsun.

Şu hususlar araştırılır:

  • Gerçek ödeme yapılmış mıdır?

  • Güvenli Ödeme Sistemi kaydı var mıdır?

  • Aracın satış tarihindeki gerçek değeri nedir?

  • Devralan kişi ekonomik olarak bedeli ödeyebilecek durumda mıdır?

  • Araç masraflarını kim karşılamaktadır?

  • Devir katılma alacağını azaltma amacı taşımakta mıdır?

Şartları oluşursa aracın gerçek ekonomik değeri tasfiye hesabında dikkate alınabilir.

Dava Sürecinde Kullanılabilecek Deliller

Boşanmada araçların paylaşımı bakımından kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Türkiye Noterler Birliği tescil kayıtları,

  • Noter araç satış sözleşmeleri,

  • Ruhsat ve tescil belgeleri,

  • Güvenli Ödeme Sistemi kayıtları,

  • Araç faturası,

  • Satın alma ve takas belgeleri,

  • Banka hesap hareketleri,

  • Araç kredisi sözleşmesi,

  • Kredi ödeme planı,

  • Dava tarihindeki kalan borç yazısı,

  • Peşinat dekontları,

  • Evlilik öncesi aracın satış belgesi,

  • Miras ve bağış belgeleri,

  • Kasko ve trafik sigortası kayıtları,

  • Hasar kayıtları,

  • Araç muayene raporları,

  • Bakım ve onarım faturaları,

  • Vergi ve ceza kayıtları,

  • Rehin ve haciz bilgileri,

  • Araç kiralama veya leasing sözleşmeleri,

  • Ticari plaka ve çalışma ruhsatları,

  • Şirket muhasebe ve araç kayıtları,

  • Hukuka uygun mesaj ve yazışmalar,

  • Ekspertiz ve bilirkişi raporları.

Kişinin kendi adına kayıtlı araç, kasko ve hasar bilgileri e-Devlet üzerinden sorgulanabilmektedir. Diğer eşe ilişkin geçmiş ve güncel kayıtların dava kapsamında ilgili kurumlardan istenmesi gerekir.

Bilirkişi İncelemesi

Araç uyuşmazlığında dosyanın niteliğine göre;

  • Motorlu araç değerleme uzmanı,

  • Otomotiv eksperi,

  • Bankacılık veya finans uzmanı,

  • Mali müşavir,

  • Mal rejimi hesap uzmanı

görevlendirilebilir.

Bilirkişi raporunda özellikle şu hususlar yer almalıdır:

  • Aracın edinilme tarihi,

  • Satın alma bedeli,

  • Tescil sahibi,

  • Finansman kaynağı,

  • Kişisel mal katkıları,

  • Eski araç takas veya satış bedeli,

  • Kredi ve ödeme dönemleri,

  • Boşanma dava tarihindeki kalan borç,

  • Aracın marka, model ve donanımı,

  • Kilometre ve hasar geçmişi,

  • Tasfiye tarihindeki piyasa değeri,

  • Rehin ve hukuki kısıtlamalar,

  • Net edinilmiş değer,

  • Kişisel ve edinilmiş mal oranları,

  • Değer artış payı ve denkleştirme hesabı.

Yalnızca kasko değerini veya internet ilanlarından seçilen tek bir fiyatı kullanan rapor yeterli olmayabilir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz

Rapora itiraz edilirken somut hatalar gösterilmelidir:

  • Yanlış model veya donanımın esas alınması,

  • Kilometrenin hatalı değerlendirilmesi,

  • Hasar kaydının göz ardı edilmesi,

  • Kasko değerinin tek başına kullanılması,

  • Kredi borcunun düşülmemesi,

  • Kişisel peşinatın hesaba katılmaması,

  • Takasa verilen kişisel aracın gözden kaçırılması,

  • Dava sonrası ödemelerin edinilmiş sayılması,

  • Araç satış bedelinin iki kez hesaba eklenmesi,

  • Şirket aracının eşin kişisel malı kabul edilmesi.

“Raporu kabul etmiyoruz.” şeklindeki genel itiraz yerine yanlış veri ve hesap yöntemi ayrıntılı açıklanmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Aracın eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinde değerlendirilmesine, katılma alacağına, değer artış payına ve denkleştirmeye ilişkin taleplerde görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Aile mahkemesinin bulunmadığı yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Ancak uyuşmazlık;

  • Araç mülkiyetinin üçüncü kişiye ait olup olmadığı,

  • Noter satışının geçersizliği,

  • Banka veya finansman kuruluşuyla kredi uyuşmazlığı,

  • Şirket adına kayıtlı araç,

  • Ortak mülkiyetin sona erdirilmesi

gibi farklı talepler içeriyorsa görevli mahkeme ayrıca belirlenmelidir.

Mal rejimi boşanma nedeniyle sona ermişse boşanma davasında yetkili olan mahkeme, mal rejimi tasfiyesi bakımından da yetkili olabilir.

Zamanaşımı

Mal rejimi tasfiyesinden doğan araçla ilgili katılma alacağı ve değer artış payı taleplerinde, kanunda özel bir süre bulunmadığı ölçüde Türk Borçlar Kanunu’nun genel on yıllık zamanaşımı düzenlemesi değerlendirilir. TBK m. 146, aksine özel hüküm bulunmayan alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenlemektedir.

Sürenin başlangıcı;

  • Boşanma kararının kesinleşmesi,

  • Mal rejiminin sona erme nedeni,

  • İleri sürülen talebin hukuki niteliği,

  • Üçüncü kişiye yapılan satış veya mülkiyet talebi

bakımından ayrıca incelenmelidir.

Araç satışının geçersizliği, borç, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil veya üçüncü kişiye karşı ileri sürülen talepler farklı sürelere tabi olabilir.

Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

Boşanmada araçların paylaşımında sık yapılan hatalar şunlardır:

  • Aracın ruhsatta kimin adına olduğuna bakarak diğer eşin hiçbir hakkı bulunmadığını düşünmek,

  • Aracın güncel değerini doğrudan ikiye bölmek,

  • Aracı kullanan eşi malik kabul etmek,

  • Araç kredisi borçlusuyla araç malikini aynı kişi sanmak,

  • Evlilikten önce alınan aracın kredi taksitlerini gözden kaçırmak,

  • Evlilik öncesi aracın satış bedelini kişisel katkı olarak takip etmemek,

  • Takasa verilen aracın değerini araştırmamak,

  • Miras veya bağış yoluyla alınan aracı edinilmiş mal saymak,

  • Aileden gelen her parayı otomatik olarak kişisel bağış kabul etmek,

  • Kredi borcunu dikkate almadan brüt araç değerini hesaplamak,

  • Dava sonrasında ödenen taksitleri evlilik dönemine dâhil etmek,

  • Şirket aracını eşin kişisel aracı kabul etmek,

  • Kiralık veya leasing aracını mülkiyet malı gibi hesaplamak,

  • Ticari plaka değeriyle araç değerini birbirine karıştırmak,

  • Aracın satılmasıyla mal rejimi talebinin sona erdiğini düşünmek,

  • Düşük bedelli yakın satışlarında gerçek ödemeyi araştırmamak,

  • Güvenli Ödeme Sistemi ve banka kayıtlarını istememek,

  • Sadece noter sözleşmesindeki satış bedeline dayanmak,

  • Hasar ve kilometreyi göz ardı etmek,

  • Kasko değerini kesin piyasa değeri kabul etmek,

  • Sigorta tazminatını aracın değerinden bağımsız ikinci kez hesaplamak,

  • Araç devri konusunda yalnızca boşanma protokolüne güvenmek,

  • Protokolün bankayı ve kredi kuruluşunu otomatik olarak bağladığını düşünmek,

  • Aynı araç değerini hem satış bedeli hem mevcut mal olarak iki kez talep etmek.

⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Araçla ilgili dava veya anlaşma öncesinde şu kontroller yapılmalıdır:

  • Evlilik tarihi,

  • Aracın satın alma ve tescil tarihi,

  • Boşanma davasının açıldığı tarih,

  • Kayıtlı malik veya malikler,

  • Aracın tam marka, model ve donanım bilgisi,

  • Satın alma bedeli,

  • Peşinatın kaynağı,

  • Eski araç satış veya takas bedeli,

  • Miras veya bağış belgeleri,

  • Araç kredisi ve ödeme planı,

  • Dava tarihindeki kalan borç,

  • Dava sonrası kredi ödemeleri,

  • Rehin, haciz ve tedbir kayıtları,

  • Hasar ve kilometre bilgileri,

  • Güncel piyasa değeri,

  • Dava öncesi veya sonrası satışlar,

  • Güvenli Ödeme Sistemi ve banka kayıtları,

  • Satış bedelinin nereye aktarıldığı,

  • Araç şirket veya üçüncü kişi adına kayıtlıysa gerçek hukuki ilişki,

  • Sigorta ve pert ödemeleri,

  • Ticari plaka veya hat değeri,

  • İhtiyati tedbir gerekip gerekmediği,

  • Protokolde devir ve kredi yükümlülüklerinin açıkça düzenlenmesi,

  • Aynı ekonomik değerin iki defa hesaba katılmaması.

Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Boşanmada araç paylaşımı yalnızca ruhsat kaydının veya otomobilin güncel ilan fiyatının incelenmesinden ibaret değildir.

Doğru hesaplama için;

  • Mal rejimi hükümleri,

  • Araç tescil ve noter kayıtları,

  • Banka ve kredi belgeleri,

  • Kişisel ve edinilmiş mal kaynakları,

  • Araç ekspertizi,

  • Satış ve devir işlemleri,

  • Borç ve rehin kayıtları

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle evlilik öncesi aracın takas edilmesi, kişisel parayla peşinat ödenmesi, kredinin farklı dönemlerde kapatılması veya aracın yakın bir kişiye devredilmesi hâlinde hesap önemli ölçüde değişebilir.

Yanlış değerleme, aracın iki kez hesaba alınması veya kredi borcunun gözden kaçırılması taraflardan biri açısından ciddi hak kaybı oluşturabilir.

Başlıca Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 202–241

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146

  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu

  • Karayolları Trafik Yönetmeliği

  • Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 389–399

  • 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu


Hukuki Bilgilendirme Notu

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, araç ekspertiz raporu, kredi hesabı veya belirli bir uyuşmazlığa ilişkin mütalaa niteliğinde değildir. Aracın mal rejimindeki durumu; edinme tarihi, tescil kaydı, ödeme kaynağı, kredi borcu, kişisel mal katkısı, satış işlemleri ve güncel araç değerine göre değişebilir. Yalnızca bu içeriğe dayanılarak araç devri, kredi üstlenme anlaşması, feragat veya mal rejimi davası yapılmamalı; somut durum aile hukuku alanında çalışan bir avukat ve gerektiğinde otomotiv ile finans uzmanı tarafından birlikte değerlendirilmelidir.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın