Boşanmada Marka, Patent, Telif ve Sosyal Medya Gelirleri Nasıl Paylaşılır?
Boşanma sırasında yalnızca ev, araç ve banka hesabı gibi klasik malvarlığı değerleri değil; marka, patent, tasarım, telif hakkı, yazılım, internet sitesi ve sosyal medya faaliyetlerinden doğan ekonomik değerler de mal rejiminin tasfiyesinde gündeme gelebilir.
Bu hakların eşlerden yalnızca biri adına kayıtlı olması, tasfiye dışında kalacakları anlamına gelmez. Fikrî veya sınai mülkiyet hakkının ne zaman ve nasıl kazanıldığı, hangi gelirleri sağladığı, kişisel emekle mi yoksa başka bir malvarlığı değeriyle mi oluşturulduğu ve eşler arasında mal rejimi sözleşmesi bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Fikrî ve Sınai Mülkiyet Hakları Nelerdir?
Fikrî mülkiyet kavramı, yaratıcı düşünce ve ticari yeniliklerden doğan maddi olmayan hakları kapsar. Boşanma sırasında özellikle şu değerlerle karşılaşılabilir:
-
Tescilli marka ve marka başvuruları,
-
Patent ve faydalı modeller,
-
Endüstriyel tasarımlar,
-
Kitap, müzik, fotoğraf, video ve yazılım telifleri,
-
İnternet sitesi ve mobil uygulamalar,
-
Lisans ve franchising sözleşmeleri,
-
YouTube, Instagram, TikTok ve benzeri hesaplardan elde edilen gelirler,
-
Sponsorluk ve reklam sözleşmeleri,
-
Çevrim içi eğitim, üyelik ve abonelik gelirleri,
-
Dijital ürün ve içerik satışları.
Marka, bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerinkinden ayırmaya yarayan ve sicilde açık biçimde gösterilebilen işaretlerden oluşabilir. Tescilli marka ve marka başvuruları lisans, devir, miras, rehin, teminat ve haciz gibi hukuki işlemlere konu olabilir. Patent ve faydalı model hakları da devredilebilir, lisanslanabilir, miras yoluyla geçebilir veya rehnedilebilir. Bu özellikler, söz konusu hakların ekonomik değer taşıyabileceğini göstermektedir.
Boşanmada Fikrî Mülkiyet Hakkının Kendisi mi, Geliri mi Paylaşılır?
Bu konuda hakkın kendisi ile bu haktan elde edilen gelir birbirinden ayrılmalıdır.
Türk Medeni Kanunu’na göre edinilmiş mal; eşin mal rejimi devam ederken karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini kapsar. Çalışmanın karşılığı olan edinimler ile kişisel mallardan elde edilen gelirler de edinilmiş mal sayılır. Buna karşılık mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait olan, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kişisel maldır.
Bu nedenle marka, patent veya telif hakkının tasfiyedeki durumu her olayda ayrı belirlenir. Örneğin evlilikten önce sahip olunan bir marka kişisel mal niteliğinde olabilir. Ancak bu markanın evlilik süresince lisanslanması veya ticari faaliyetlerde kullanılması sonucunda elde edilen gelirler, eşler aksi yönde bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkça edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.
Evlilik süresince kişisel çalışma ve ticari faaliyet sonucunda geliştirilen bir marka, patent veya yazılım bakımından ise hakkın ekonomik değeri, lisans gelirleri, devir bedeli ve bunlardan doğmuş alacaklar tasfiye hesabında incelenir. Hakkın yalnızca bir eşin adına kayıtlı olması tek başına belirleyici değildir. Kanuna göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
Telif Hakkının Manevi ve Mali Yönü
Telif haklarında eser sahibinin manevi hakları ile mali hakları birbirinden farklıdır.
Manevi haklar; eserin kamuya sunulması, eser üzerinde adın belirtilmesi ve eserde izinsiz değişiklik yapılmasının önlenmesi gibi eser sahibinin kişiliğiyle bağlantılı yetkilerdir. Bu haklar, boşanmada parasal bir mal gibi ikiye bölünmez.
Mali haklar ise eserin işlenmesi, çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi ve dijital yollar da dâhil olmak üzere kamuya iletilmesinden ekonomik yarar sağlama yetkilerini kapsar. Mali hakların kullanılması karşılığında alınan telif bedelleri, lisans ücretleri ve diğer ödemeler mal rejimi tasfiyesi açısından ekonomik değer taşıyabilir.
Örneğin bir yazarın kitabı üzerindeki eser sahipliği ve adının belirtilmesini isteme hakkı diğer eşe devredilmez. Ancak kitabın yayımlanması karşılığında evlilik döneminde doğmuş telif alacakları tasfiye hesabına dâhil edilebilir.
Telif hakkının doğması için kural olarak tescil zorunlu değildir. Eser üzerindeki hak, eserin meydana getirilmesiyle doğar. Bu nedenle tasfiye sırasında yalnızca kayıt veya tescil belgeleri değil; yayın sözleşmeleri, eser dosyaları, ödeme kayıtları, meslek birliği belgeleri ve dijital platform raporları da önem taşır.
Evlilikten Önce Alınan Marka veya Patent Paylaşılır mı?
Evlilikten önce eşlerden birine ait olan marka, patent, tasarım veya telif hakkı kural olarak o eşin kişisel malıdır. Aynı şekilde miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla edinilen fikrî mülkiyet hakları da kişisel mal olarak kabul edilebilir.
Ancak kişisel malın kendisi ile geliri birbirinden ayrılır. Kişisel mal niteliğindeki bir patentten evlilik döneminde alınan lisans bedelleri veya markanın kullanımından elde edilen gelirler, kural olarak edinilmiş mal grubuna girer. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel mallardan doğan gelirlerin de kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler.
Örneğin evlilikten önce tescil edilmiş bir markanın mülkiyeti marka sahibi eşte kalabilir. Buna karşılık markanın evlilik süresince bir şirkete lisanslanması nedeniyle elde edilen bedeller tasfiyeye konu olabilir.
Sosyal Medya Hesapları Boşanmada Nasıl Değerlendirilir?
Sosyal medya hesabının hukuki ve ekonomik yapısı tek bir unsurdan oluşmaz. Hesapla bağlantılı olarak;
-
Kullanıcı adı ve profil kimliği,
-
Fotoğraf, video, müzik ve yazılı içeriklerden doğan telif hakları,
-
Takipçi kitlesi ve ticari tanınırlık,
-
Reklam ve sponsorluk sözleşmeleri,
-
Platform tarafından yapılan görüntülenme ödemeleri,
-
Abonelik ve üyelik gelirleri,
-
Satış ortaklığı komisyonları,
-
Canlı yayın ve dijital hediye gelirleri,
-
Hesaba bağlı marka ve şirket hakları
ayrı ayrı incelenebilir.
Bir sosyal medya hesabının şifresinin veya yönetiminin iki eş arasında paylaştırılması çoğu zaman uygulanabilir bir tasfiye yöntemi değildir. Ayrıca hesabın devredilip devredilemeyeceği ilgili platformun kullanım koşullarına bağlı olabilir. Bunun yerine, hesabın ve buna bağlı ticari faaliyetin ekonomik değeri ile boşanma davasından önce doğmuş gelir ve alacakların belirlenmesi gündeme gelir.
Hesap, eşlerden birinin yüzü, adı ve kişisel emeği etrafında kurulmuş olsa bile evlilik döneminde sağlanan reklam, sponsorluk ve platform gelirleri çalışmanın karşılığı niteliğinde olabilir. Bununla birlikte hesabın tanınırlığı, içerik arşivi, marka değeri ve mevcut sözleşmeleri birbirinden ayrılarak incelenmelidir.
Boşanma Davasından Sonra Elde Edilen Gelirler Paylaşılır mı?
Mal rejimi, boşanma kararının kesinleştiği tarihte değil, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Bu nedenle kural olarak dava tarihinden sonra gerçekleştirilen yeni çalışmalar ve yeni ticari faaliyetler sonucunda elde edilen gelirler sona eren mal rejimine dâhil edilmez.
Ancak ödemenin banka hesabına geçtiği tarih tek başına yeterli değildir. Dava tarihinden sonra tahsil edilen bir telif, reklam veya lisans bedeli, dava tarihinden önce tamamlanan çalışma ya da doğan bir sözleşme alacağına ilişkin olabilir. Böyle bir durumda gelirin hangi döneme ve hangi faaliyete ait olduğu araştırılır.
Ayrıca mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Bu nedenle dava tarihinde mevcut ve ekonomik değer taşıyan bir marka, patent veya lisans hakkının değerlemesinde gelecekte sağlayabileceği gelir potansiyeli de uzman incelemesinde dikkate alınabilir.
Fikrî Mülkiyet Hakkı Şirket Adına Kayıtlıysa Ne Olur?
Marka, patent veya internet sitesi bazen doğrudan eşin adına değil, ortağı olduğu şirket adına kayıtlı olabilir. Böyle bir durumda şirket malvarlığı ile eşin kişisel malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Tasfiye sırasında şirket adına kayıtlı bir markanın doğrudan diğer eşe verilmesi yerine, eşin şirket payının değeri, şirketten olan alacakları, kâr payları ve şirketin fikrî mülkiyet varlıklarının şirket değerine etkisi incelenebilir.
Marka veya patent şirketin en önemli gelir kaynağıysa bu hakkın değeri, şirket paylarının değerlemesinde belirleyici olabilir. Bu nedenle yalnızca şirket bilançosunun değil; marka sicilinin, lisans sözleşmelerinin, satış verilerinin ve gelecekteki gelir projeksiyonlarının da incelenmesi gerekebilir.
Marka veya Patent Boşanma Öncesinde Devredilirse Ne Olur?
Eşlerden biri, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla marka, patent, telif hakkı veya sosyal medya işletmesini bir yakınına ya da başka bir şirkete devretmiş olabilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.
Devrin yapıldığı tarih, devir bedeli, taraflar arasındaki ilişki, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği ve hakkın devredilmesine rağmen fiilen eski sahibi tarafından kullanılmaya devam edilip edilmediği önem taşır.
TÜRKPATENT sicil kayıtları; marka ve patentlerin devir, lisans, rehin ve benzeri işlemlerini gösterebilir. Ancak sicilde bir devir bulunması, işlemin mal rejimi tasfiyesi bakımından mutlaka geçerli ve tasfiye dışında olduğu anlamına gelmez.
Marka, Patent ve Sosyal Medya Hesabının Değeri Nasıl Belirlenir?
Fikrî mülkiyet haklarının değeri yalnızca tescil için yapılan harcamalara göre belirlenmez. Markanın tanınırlığı, gelir üretme kapasitesi, lisans sözleşmeleri, müşteri kitlesi, koruma süresi, sektörel riskler ve ekonomik ömrü birlikte değerlendirilir.
Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü, fikrî mülkiyet değerlemesinde temel olarak şu yöntemleri açıklamaktadır:
-
Gelir yaklaşımı: Hakkın gelecekte sağlaması beklenen gelirlerin bugünkü değerinin hesaplanması,
-
Piyasa yaklaşımı: Benzer hakların satış veya lisans işlemleriyle karşılaştırma yapılması,
-
Maliyet yaklaşımı: Aynı veya benzer hakkın yeniden oluşturulması ya da yerine konulması için gereken maliyetin hesaplanması.
Her yöntem her hak için aynı ölçüde uygun değildir. Düzenli gelir sağlayan bir YouTube kanalı veya lisanslı marka bakımından gelir yaklaşımı önem kazanabilirken, henüz ticari gelir oluşturmamış erken aşamadaki bir patentte maliyet ve piyasa verileri daha fazla dikkate alınabilir.
Değerleme genellikle mali müşavirlik, fikrî mülkiyet, şirket değerleme ve sektörel uzmanlık gerektiren bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Hangi Deliller Kullanılabilir?
Fikrî mülkiyet ve sosyal medya gelirlerinin belirlenmesinde şu kayıtlar önem taşıyabilir:
-
TÜRKPATENT marka, patent ve tasarım sicilleri,
-
Marka ve patent başvuru dosyaları,
-
Lisans, devir ve franchising sözleşmeleri,
-
Yayıncı ve yapımcı sözleşmeleri,
-
Telif hakkı meslek birliği kayıtları,
-
Sosyal medya platformlarının gelir ve analiz raporları,
-
Reklam ve sponsorluk sözleşmeleri,
-
Banka hesap hareketleri,
-
Fatura ve serbest meslek makbuzları,
-
Vergi beyannameleri ve ticari defterler,
-
Şirket kayıtları ve finansal tablolar,
-
İnternet sitesi ve uygulama satış raporları,
-
E-posta yazışmaları ve elektronik sözleşmeler,
-
İçerik üretim tarihlerini gösteren dijital kayıtlar.
Özellikle yabancı platformlardan döviz olarak alınan ödemeler farklı hesaplara, elektronik para kuruluşlarına veya yurt dışı şirketlere aktarılmış olabilir. Bu nedenle yalnızca bilinen banka hesabının değil, gelir akışını gösteren tüm ticari ve dijital kayıtların birlikte incelenmesi gerekir.
Diğer Eş Markanın veya Sosyal Medya Hesabının Yarısını Alır mı?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, kural olarak her malın mülkiyetinin yarısının diğer eşe geçirilmesi anlamına gelmez.
Marka, patent, telif hakkı veya sosyal medya hesabı hak sahibi eşte kalabilir. Diğer eş ise bu varlığın tasfiyeye dâhil edilen ekonomik değeri üzerinden katılma alacağına hak kazanabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir.
Dolayısıyla sonuç çoğunlukla markanın veya hesabın ortak yönetilmesi değil, hesaplanan parasal değerin mal rejimi tasfiyesinde dikkate alınmasıdır.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Marka, patent, telif ve sosyal medya gelirleri; aile hukuku, fikrî mülkiyet hukuku, ticaret hukuku ve vergi kayıtlarının birlikte incelenmesini gerektirebilir.
Hakkın ne zaman kazanıldığının tespiti, kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımı, dava tarihinden önce doğmuş alacakların belirlenmesi, şirket ile eşin kişisel malvarlığının ayrılması ve fikrî hakkın gerçek ekonomik değerinin hesaplanması teknik inceleme gerektirir.
Özellikle hakkın boşanma öncesinde devredildiği, gelirin farklı banka hesaplarına yönlendirildiği veya sosyal medya faaliyetinin bir şirket üzerinden yürütüldüğü durumlarda delillerin erken aşamada belirlenmesi hak kaybını önleyebilir.
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Fikrî mülkiyet haklarının mal rejimindeki niteliği; hakkın edinilme tarihi, sözleşmeler, tescil kayıtları, gelir kaynakları ve tarafların mal rejimine göre değişebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.