Çocuğa Temsil Kayyımı Atanması: Şartları, Başvuru ve Görevleri
Temsil Kayyımı Nedir?
Temsil kayyımı, anne, baba, vasi veya başka bir yasal temsilcinin çocuğu belirli bir hukuki işlem ya da davada temsil edemediği durumlarda, yalnızca o işi yürütmek üzere mahkeme tarafından atanan kişidir.
Temsil kayyımı çocuğun genel bakımını veya bütün malvarlığını üstlenmez. Görevi, atama kararında belirtilen işlem veya davayla sınırlıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre kayyım belirli işleri görmek veya belirli bir malvarlığını yönetmek için atanır. Temsil kayyımlığı, görevlendirildiği işin tamamlanmasıyla sona erer.
Çocuğa Hangi Durumlarda Kayyım Atanır?
Türk Medeni Kanunu’nun 426. maddesine göre yasal temsilcinin menfaatiyle çocuğun menfaati çatışıyorsa veya yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bulunuyorsa temsil kayyımı atanır. Atama ilgilinin talebi üzerine yapılabileceği gibi mahkemece kendiliğinden de gerçekleştirilebilir.
Başlıca atama nedenleri şunlardır:
-
Çocuk ile anne veya baba arasında dava bulunması,
-
Anne ya da babanın davada çocukla karşı taraf olması,
-
Çocukla ebeveyn arasında malvarlığı işlemi yapılması,
-
Anne ve babanın çıkarıyla çocuğun çıkarının çatışması,
-
Yasal temsilcinin çocuğun hakkını korumaması,
-
Çocuğun bağımsız biçimde temsil edilmesinin gerekli olması.
Kayyım atanıp atanmayacağı, işlemin adı değil somut menfaat çatışması esas alınarak değerlendirilir.
Menfaat Çatışması Ne Anlama Gelir?
Menfaat çatışması, anne veya babanın kendi hukuki ya da ekonomik çıkarı ile çocuğun çıkarının aynı işlemde karşı karşıya gelmesidir.
Örneğin anne ve çocuk aynı mirasta hak sahibi olabilir. Anne, paylaşım sonucunda kendi payını artıracak bir işlem yapmak isterse çocuğu aynı işlemde tarafsız biçimde temsil edemeyebilir.
Benzer şekilde çocuk anne veya babadan:
-
Malın iadesini,
-
Tazminat,
-
Nafaka,
-
Miras payı,
-
Başka bir alacak
talep ediyorsa ebeveyn hem karşı taraf hem de çocuğun temsilcisi olamaz.
Menfaat çatışmasının mutlaka ebeveynin kötü niyetinden kaynaklanması gerekmez. Tarafsız temsilin objektif olarak mümkün olmaması yeterlidir.
Soybağı Davalarında Temsil Kayyımı
Soybağının reddi, babalık ve tanımanın iptali gibi davalar doğrudan çocuğun kişisel durumunu etkiler.
Çocuk küçükse normalde anne ve babası tarafından temsil edilir. Ancak anne veya baba davanın karşı tarafıysa ya da davanın sonucundan kişisel olarak etkileniyorsa çocuk için bağımsız temsil kayyımı atanması gerekebilir.
Örneğin:
-
Çocuk soybağının reddi davasını anne ve kocaya karşı açıyorsa,
-
Tanıyan kişi tanımanın iptalini anne ve çocuğa karşı istiyorsa,
-
Anne, çocuğun soybağını etkileyen davada kendi menfaatine de sahipse
çocuğun tarafsız bir kayyım tarafından temsil edilmesi gündeme gelir.
Soybağı davalarında hâkim maddi olguları kendiliğinden araştırır ve delilleri serbestçe değerlendirir. Bu davalar taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Çocuk ile Anne veya Baba Arasındaki İşlemler
Türk Medeni Kanunu’nun 345. maddesine göre çocuk ile anne veya baba arasında ya da anne ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak işlem sonucunda çocuk borç altına girecekse kayyımın işleme katılması ve hâkimin onayı gerekir.
Bu düzenleme özellikle şu işlemlerde önemlidir:
-
Çocuğa ait taşınmazın ebeveyne satılması,
-
Çocuğun malının ebeveynin borcu için teminat gösterilmesi,
-
Çocuk ile ebeveyn arasında borç sözleşmesi yapılması,
-
Çocuğun ebeveyn lehine yükümlülük altına sokulması.
Anne veya babanın velayet hakkı bulunması, çocuğun malvarlığı üzerinde sınırsız işlem yapabilecekleri anlamına gelmez.
Miras İşlemlerinde Kayyım
Çocuk ve anne ya da baba aynı mirasın mirasçısıysa her durumda kayyım gerekmez. Ancak paylaşım, satış, feragat veya borçların üstlenilmesi sırasında çıkarlar çatışıyorsa çocuk için kayyım atanabilir.
Örneğin:
-
Miras paylaşımında çocuğa daha düşük değerli mal bırakılması,
-
Çocuğun miras payının ebeveyne devredilmesi,
-
Ortak taşınmazın ebeveyn lehine düşük bedelle satılması,
-
Çocuk adına miras hakkından vazgeçilmesi
çocuğun bağımsız temsil edilmesini gerektirebilir.
Kayyım yalnızca çocuğun menfaatini gözetir; anne, baba veya diğer mirasçıların talimatıyla hareket edemez.
Temsil Kayyımı ile Vasi Arasındaki Fark
Temsil kayyımı ve vasi aynı değildir.
Vasi, velayet altında bulunmayan küçüğün kişiliği ve malvarlığıyla ilgili genel temsil görevini üstlenir.
Temsil kayyımı ise yalnızca belirli bir dava veya hukuki işlem için atanır. Kayyım atanması çocuğun anne ve babasının velayet hakkını genel olarak sona erdirmez. Kayyımın görevi ve süresi vesayet makamınca belirlenir.
Örneğin anne velayet hakkını kullanmaya devam ederken, yalnızca çocukla anne arasındaki bir miras işlemi için kayyım atanabilir.
Kayyımı Hangi Mahkeme Atar?
Temsil kayyımını atamaya görevli makam sulh hukuk mahkemesidir. Türk Medeni Kanunu’na göre vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.
Yetkili mahkeme, kendisine kayyım atanacak çocuğun yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir.
Boşanma, velayet veya soybağı davasına aile mahkemesi bakıyor olabilir. Aile mahkemesi menfaat çatışmasını tespit ederek kayyım atanması gerektiğini bildirebilir veya bu işlemin tamamlanmasını bekleyebilir. Ancak vesayet kapsamında kayyım atama kararı sulh hukuk mahkemesince verilir. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun vesayete ilişkin üçüncü kısmındaki işlerden görevli değildir.
Kimler Başvurabilir?
Temsil kayyımı atanmasını:
-
Çocuk adına hareket eden ilgili kişi,
-
Anne veya baba,
-
Yakın hısım,
-
Davadaki taraflardan biri,
-
İlgili kamu kurumu
talep edebilir.
Mahkeme, temsil ihtiyacını öğrendiğinde kendiliğinden de kayyım atayabilir. Devam eden bir dava varsa ilgili mahkeme de durumu vesayet makamına bildirebilir.
Başvuruda Hangi Belgeler Sunulur?
Başvuruya somut duruma göre şu belgeler eklenebilir:
-
Kayyım atanması talep dilekçesi,
-
Çocuğun nüfus kayıt örneği,
-
Devam eden davanın dilekçeleri ve ara kararı,
-
Menfaat çatışmasını gösteren belgeler,
-
Malvarlığı veya miras kayıtları,
-
Velayet ya da vesayet kararları.
Dilekçede kayyımın hangi dava veya işlem için istendiği açıkça belirtilmelidir.
Kayyımın Görev ve Yetkileri
Kayyımın görevleri atama kararında gösterilir. Kayyım yalnızca bu sınırlar içerisinde hareket edebilir ve vesayet makamının talimatlarına uymak zorundadır.
Kayyım somut göreve göre:
-
Çocuk adına dava açabilir,
-
Açılmış davada çocuğu temsil edebilir,
-
Delil sunabilir,
-
Bilirkişi veya DNA incelemesi talep edebilir,
-
Çocuğa ait işlem hakkında görüş bildirebilir,
-
Çocuğun malvarlığı hakkını koruyabilir.
Kayyım anne veya babadan birinin vekili değildir. Tek görevi çocuğun hak ve menfaatlerini bağımsız biçimde savunmaktır.
Çocuğun Görüşü Alınır mı?
Çocuk görüşlerini oluşturup açıklayabilecek yaş ve olgunluktaysa, kararın niteliğine göre görüşünün alınması gerekir. Ancak çocuğun görüşü tek başına belirleyici değildir; üstün yararı esas alınır.
Kayyım, çocuğun yaşını ve gelişim düzeyini dikkate alarak onunla iletişim kurmalı ve görüşünü mahkemeye doğru biçimde aktarmalıdır.
Kayyımın Görevi Ne Zaman Sona Erer?
Temsil kayyımlığı, kayyımın görevlendirildiği dava veya hukuki işlem tamamlandığında sona erer.
Örneğin kayyım yalnızca tanımanın iptali davasında çocuğu temsil etmek üzere atanmışsa dava kesin biçimde sonuçlandığında görevi de sona erer. Yeni bir işlem için aynı kayyımın otomatik olarak yetkili olduğu kabul edilemez.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
-
Kayyımı vasiyle aynı kişi sanmak,
-
Kayyım atanmasıyla velayetin sona erdiğini düşünmek,
-
Başvuruyu aile mahkemesine yöneltmek,
-
Menfaat çatışmasını somut biçimde açıklamamak,
-
Kayyımın anne veya babanın talimatıyla hareket edeceğini sanmak,
-
Kayyım atanmadan çocuk adına feragat veya borçlandırıcı işlem yapmak,
-
Bir dava için atanan kayyımı bütün işlemlerde yetkili kabul etmek.
Başlıca Mevzuat
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 345
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 396–403
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 426 ve 430–431
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 458–460 ve 477
-
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
Hukuki Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya belirli bir kayyım dosyasına ilişkin mütalaa niteliğinde değildir. Kayyım ihtiyacı, menfaat çatışmasının niteliğine, devam eden davaya ve yapılacak hukuki işleme göre değişebilir. Çocuk adına işlem veya feragat yapılmadan önce somut durum bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.