Eşlerden Biri Ölürse Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? | Ceviz Hukuk

Eşlerden Biri Ölürse Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Eşlerden birinin ölümü hâlinde doğrudan miras paylaşımına geçilmez. Önce eşler arasındaki mal rejimi tasfiye edilir; sağ kalan eşin katılma, değer artış payı veya katkı payı alacağı belirlenir. Bu alacak tereke borcu olarak ayrıldıktan sonra kalan net tereke mirasçılar arasında paylaştırılır. Dolayısıyla sağ kalan eş hem mal rejiminden doğan alacaklı hem de mirasçı olabilir.

Mal Rejimi Ölümle Ne Zaman Sona Erer?

Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler sözleşmeyle mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçmemişse yasal rejim uygulanır. Mal rejimi, eşlerden birinin öldüğü tarihte kendiliğinden sona erer ve tasfiyeye girecek mallar kural olarak ölüm tarihindeki durumlarına göre belirlenir.

Ölüm, boşanmadan farklıdır. Boşanmada mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona ererken ölümde doğrudan ölüm tarihi esas alınır.

Önce Mal Rejimi mi, Miras mı Tasfiye Edilir?

Önce mal rejimi tasfiye edilir. Ölen eşin edinilmiş mallarının net değeri belirlenir; sağ kalan eşin tasfiye alacağı tereke borcu olarak hesaptan düşülür. Bundan sonra kalan net değer miras paylarına göre dağıtılır.

Yargıtay, ölüme bağlı mal rejimi tasfiyesinden doğan alacakların miras paylaşımından önce karşılanması gereken tereke borcu niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle sağ kalan eşin katılma alacağı, yasal miras payından ayrı bir haktır.

Örneğin ölen eş adına kayıtlı, tamamı evlilik dönemindeki gelirlerle edinilmiş ve net değeri 4.000.000 TL olan bir taşınmaz varsa, diğer koşulların da oluşması hâlinde sağ kalan eşin katılma alacağı 2.000.000 TL olabilir. Kalan 2.000.000 TL daha sonra miras hükümlerine göre paylaştırılır.

1 Ocak 2002 Öncesi ve Sonrası Neden Ayrılır?

Evlilik 1 Ocak 2002’den önce kurulmuşsa dönemsel ayrım yapılmalıdır. 4722 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre eşler başka bir rejim seçmemişse:

  • 1 Ocak 2002 öncesinde mal ayrılığı rejimi,
  • 1 Ocak 2002 sonrasında edinilmiş mallara katılma rejimi

uygulanır.

Bu nedenle 2002 öncesinde edinilen mallar için katkı payı alacağı; 2002 sonrasında edinilen mallar için katılma alacağı ve değer artış payı gündeme gelebilir.

Sağ Kalan Eş Hangi Alacakları İsteyebilir?

Katılma alacağı, ölen eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinden doğar. Sağ kalan eşin çalışmış veya malın alınmasına doğrudan para vermiş olması gerekmez.

Değer artış payı, sağ kalan eşin diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız ya da yetersiz karşılıkla katkı sağlaması hâlinde istenebilir.

Katkı payı alacağı ise daha çok 1 Ocak 2002 öncesi mal ayrılığı dönemine ilişkindir. Bu talepte katkının varlığı ve miktarı davacı tarafından ispatlanmalıdır.

Hesaplama Hangi Değer Üzerinden Yapılır?

Ölüm tarihinde mevcut olan edinilmiş mallar, kural olarak tasfiye tarihindeki sürüm değerleriyle hesaba katılır. Borçlar çıkarılır; kişisel ve edinilmiş mallar, eklenecek değerler ve denkleştirme kalemleri belirlenerek artık değer hesaplanır.

Bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamak zorundadır. Aksi kanıtlanıncaya kadar eşin malları edinilmiş mal sayılır. Taraflar aksini kararlaştırmamışsa katılma alacağı ve değer artış payına tasfiyenin sona erdiği tarihten itibaren faiz yürütülür.

Sağ Kalan Eş Tapunun Yarısını İsteyebilir mi?

Katılma, katkı payı ve değer artış payı hakları kural olarak şahsi alacak niteliğindedir. Bu nedenle sağ kalan eş, yalnızca mal rejimine dayanarak taşınmazın yarısının adına tescilini isteyemez; temel talep hesaplanan parasal alacağın ödenmesidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28 Mart 2024 tarihli, 2024/1644 E. ve 2024/2193 K. sayılı kararına konu yargılamada da mal rejimi tasfiyesinde tanınan hakkın ayni değil, şahsi hak niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Mirasçılar Alacaktan Nasıl Sorumludur?

Mirasçılar tereke borçlarından dış ilişki bakımından müteselsilen sorumludur. Ancak sağ kalan eş aynı zamanda mirasçı olduğundan, tasfiye alacağının kendi miras payına düşen bölümünde alacaklı ve borçlu sıfatları birleşir. Mirasçılar arasındaki iç ilişkide ise tereke borcu, aksi kararlaştırılmadıkça miras payları oranında taşınır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/7047 E. ve 2022/1823 K. sayılı kararında alacağın tamamının diğer mirasçılara yüklenmesi doğru bulunmamış; sağ kalan eş dâhil bütün mirasçıların miras paylarına göre iç sorumluluğunun gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sağ Kalan Eş Aile Konutunu İsteyebilir mi?

Sağ kalan eş, ölen eşe ait ve birlikte yaşadıkları aile konutu üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek, yetmezse bedel eklemek suretiyle intifa veya oturma hakkı isteyebilir. Haklı neden varsa konut üzerinde mülkiyet hakkı da tanınabilir; ev eşyasının mülkiyeti sağ kalan eşe bırakılabilir.

TMK m. 652 ayrıca terekeye dâhil aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe miras payına mahsuben özgülenmesine imkân verir. TMK m. 240 mal rejimi tasfiyesine, TMK m. 652 ise miras paylaşımına ilişkin ayrı dayanaklardır.

Özel Durumlar ve Görevli Mahkeme

Eşlerin hangisinin önce öldüğü belirlenemiyorsa aynı anda ölmüş sayılırlar ve birbirlerine mirasçı olamazlar. Bununla birlikte eşlerin mal rejiminden doğan katılma alacakları mirasçılarına geçebilir; her eşin mirasçıları, diğer eşin mirasçılarına karşı tasfiye talebinde bulunabilir.

Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse mal rejimi ölümle sona erer. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin mevcut talep sırf ölüm nedeniyle ortadan kalkmaz; mirasçıların davaya katılması gerekebilir.

Ölüm nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ölüm belgesi, mirasçılık belgesi, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri, kredi belgeleri, gelir kayıtları, miras ve bağış belgeleri ile malların edinim tarihleri temel delillerdir.

 

Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ölüm hâlinde mal rejimi ve miras hesabı; evlilik tarihi, seçilen rejim, malların edinim kaynakları, borçlar, mirasçıların durumu ve mevcut delillere göre değişebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.

 
Tüm Makaleler Danışmanlık Alın