İştirak Nafakası

Nafaka Davaları ve Nafaka Türleri

İştirak Nafakası

Boşanma sonrasında en fazla karşılaşılan nafaka türlerinden biri iştirak nafakasıdır. Bu nafakanın amacı, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim giderlerine mali gücü oranında katkıda bulunmasını sağlamaktır. Hukuki dayanağını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinden alan iştirak nafakası, eş için değil doğrudan çocuk lehine hükmedilen bir nafakadır.

Boşanma kararıyla birlikte çocuklardan birinin veya tamamının velayeti anne ya da babaya bırakıldığında, velayet hakkını kullanmayan ebeveyn çocuğun giderlerine katılmakla yükümlü olmaya devam eder. Çünkü boşanma, ebeveynlerin çocuklarına karşı bakım ve gözetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

İştirak nafakasının temel amacı, çocuğun boşanma nedeniyle ekonomik olarak olumsuz etkilenmesini önlemek ve gelişimini sağlıklı şekilde sürdürebilmesine katkı sunmaktır.


İştirak Nafakası Hangi Giderleri Kapsar?

Mahkeme iştirak nafakasını belirlerken yalnızca çocuğun temel ihtiyaçlarını değil, yaşına, eğitimine ve yaşam koşullarına uygun tüm giderleri dikkate almaktadır.

Bunlar arasında;

  • Beslenme giderleri,

  • Barınma giderleri,

  • Eğitim masrafları,

  • Okul servis ücretleri,

  • Kreş giderleri,

  • Üniversite eğitim giderleri,

  • Sağlık harcamaları,

  • İlaç giderleri,

  • Giyim giderleri,

  • Sosyal ve sportif faaliyetler,

  • Kültürel etkinlikler,

  • Teknolojik eğitim araçları

bulunabilir.

Örneğin özel okulda eğitim gören bir çocuğun eğitim masrafları ile devlet okulunda eğitim gören bir çocuğun ihtiyaçları aynı olmayacaktır. Bu nedenle her dosya kendi koşulları içerisinde değerlendirilmektedir.


İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Devam Eder?

Kural olarak iştirak nafakası çocuğun ergin olması, yani 18 yaşını doldurmasıyla sona erer.

Ancak bu durum her zaman nafaka yükümlülüğünün tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Çocuğun;

  • üniversite öğrenimine devam etmesi,

  • meslek edinme eğitimini sürdürmesi,

  • ekonomik olarak kendi geçimini sağlayamayacak durumda olması

halinde farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir. Böyle durumlarda yardım nafakası hükümleri uygulanabilir.


Yardım Nafakası

Toplumda en az bilinen nafaka türlerinden biri yardım nafakasıdır.

Yardım nafakası yalnızca boşanmış eşler arasında değil;

  • anne ile çocuk,

  • baba ile çocuk,

  • büyükanne,

  • büyükbaba,

  • torun,

  • kardeşler

arasında da belirli şartların oluşması halinde söz konusu olabilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesi gereğince, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy, üstsoy ve kardeşler birbirlerine nafaka vermekle yükümlü olabilirler.

Boşanma hukukunda ise yardım nafakası en çok;

üniversite eğitimine devam eden ve ekonomik olarak kendi geçimini sağlayamayan ergin çocuklar bakımından gündeme gelmektedir.


Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Uygulamada en fazla sorulan sorulardan biri şudur:

"Mahkeme nafakayı neye göre hesaplıyor?"

Türk hukukunda nafaka için belirlenmiş sabit bir tarife bulunmamaktadır.

Dolayısıyla;

  • maaşın belirli bir yüzdesi,

  • asgari ücretin belirli katı,

  • standart bir hesaplama formülü

bulunmamaktadır.

Her dava kendi ekonomik koşulları içerisinde değerlendirilmektedir.

Hakim, nafaka miktarını belirlerken hakkaniyet ilkesini esas alır.


Hakim Nafaka Miktarını Belirlerken Nelere Dikkat Eder?

Mahkeme karar verirken çok sayıda kriteri birlikte değerlendirir.

Bunlardan bazıları şunlardır:

Tarafların Gelir Durumu

Ücretli çalışan kişilerde;

  • maaş bordroları,

  • SGK hizmet dökümleri,

  • vergi kayıtları

incelenmektedir.

Serbest meslek sahipleri veya şirket ortaklarında ise;

  • şirket kayıtları,

  • ticari faaliyetler,

  • banka hesapları,

  • mal varlığı

ayrıca değerlendirilmektedir.


Tarafların Mal Varlığı

Sadece maaş tek başına belirleyici değildir.

Hakim;

  • taşınmazlar,

  • araçlar,

  • kira gelirleri,

  • yatırım hesapları,

  • şirket hisseleri,

  • faiz gelirleri,

  • diğer ekonomik varlıkları

da dikkate almaktadır.

Yüksek mal varlığı bulunan ancak düşük maaş gösteren kişiler bakımından ekonomik durum daha geniş kapsamlı araştırılabilmektedir.


Tarafların Yaşam Standardı

Evlilik boyunca sürdürülen yaşam düzeyi de önem taşımaktadır.

Örneğin;

  • çocuk özel okulda okuyorsa,

  • aile belirli bir sosyal yaşam standardına sahipse,

  • düzenli özel sağlık hizmeti alınıyorsa,

mahkeme nafaka miktarını belirlerken bu yaşam standardını da dikkate alabilir.

Amaç, özellikle çocuk bakımından boşanmanın olumsuz etkilerini mümkün olduğunca azaltmaktır.


Çocuğun Yaşı ve İhtiyaçları

İki yaşındaki bir çocuk ile lise son sınıfta okuyan bir öğrencinin ihtiyaçları aynı değildir.

Benzer şekilde;

  • kronik hastalığı bulunan çocuk,

  • özel eğitim ihtiyacı olan çocuk,

  • üniversite hazırlığında bulunan çocuk

bakımından nafaka miktarı farklı değerlendirilebilir.


Gelir Araştırması Nasıl Yapılır?

Uygulamada taraflardan biri çoğu zaman;

"Gelirim çok düşük."

şeklinde beyanda bulunabilmektedir.

Mahkemeler yalnızca bu beyanla yetinmez.

Gerekli görüldüğünde;

  • SGK kayıtları,

  • Vergi Dairesi kayıtları,

  • Tapu Müdürlüğü kayıtları,

  • Trafik Tescil kayıtları,

  • Banka kayıtları,

  • Ticaret Sicili kayıtları,

  • Sosyal ve ekonomik durum araştırmaları,

  • Kolluk araştırmaları

ilgili kurumlardan istenebilmektedir.

Böylece tarafların gerçek ekonomik durumunun mümkün olduğunca doğru şekilde ortaya konulması amaçlanmaktadır.


Şirket Sahibi veya Serbest Meslek Sahiplerinde Nafaka

Uygulamada en karmaşık dosyalar şirket ortakları, esnaflar ve serbest meslek sahiplerine ilişkindir.

Çünkü resmi gelir ile fiili gelir arasında önemli farklılıklar bulunabilmektedir.

Mahkemeler bu gibi durumlarda yalnızca vergi matrahına bakmakla yetinmeyebilir.

Şirket ortaklığı, düzenli ticari faaliyetler, yaşam standardı, banka hareketleri, taşınmaz edinimleri ve diğer ekonomik göstergeler birlikte değerlendirilerek gerçek mali gücün belirlenmesine çalışılır.

Bu nedenle özellikle şirket sahibi olan kişiler bakımından nafaka davaları ayrıntılı mali inceleme gerektirebilmektedir.


Kayıt Dışı Gelir Nafakayı Etkiler mi?

Evet.

Bir kişinin gelirinin tamamının resmi kayıtlarda görünmemesi, nafaka miktarının yalnızca beyan edilen gelir üzerinden belirleneceği anlamına gelmez.

Mahkeme;

  • fiili yaşam standardını,

  • sahip olunan araçları,

  • taşınmazları,

  • ticari faaliyetleri,

  • banka hareketlerini,

  • sosyal çevredeki ekonomik görünümü

bir bütün olarak değerlendirerek ekonomik durum hakkında kanaat oluşturabilir.

Bu nedenle kayıt dışı gelir iddiaları somut delillerle desteklenebildiği ölçüde nafaka miktarının belirlenmesinde önem taşıyabilir.


Nafaka Davalarında Deliller

Nafaka davalarında yalnızca tanık anlatımları yeterli olmayabilir.

Mahkemeler özellikle;

  • maaş bordroları,

  • SGK kayıtları,

  • banka hesap hareketleri,

  • vergi kayıtları,

  • tapu kayıtları,

  • araç kayıtları,

  • kira sözleşmeleri,

  • okul faturaları,

  • sağlık giderlerini gösteren belgeler,

  • şirket evrakları,

  • sosyal ekonomik durum araştırmaları

gibi yazılı delillere büyük önem vermektedir.

Delillerin eksiksiz sunulması, nafakanın doğru belirlenmesi açısından davanın en önemli aşamalarından biridir.

Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Nafaka davaları, yalnızca aylık ödeme miktarının belirlenmesinden ibaret olmayıp tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini gerektiren aile hukuku uyuşmazlıklarıdır. Gelir araştırmasının eksiksiz yapılması, çocukların ihtiyaçlarının doğru şekilde ortaya konulması, nafaka türünün hukuki şartlarının doğru belirlenmesi ve delillerin usulüne uygun sunulması davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Özellikle gelirin gizlendiği, şirket ortaklığı bulunan veya kayıt dışı kazanç iddialarının yer aldığı dosyalarda profesyonel hukuki destek alınması, hak kayıplarının önlenmesi ve tarafların mali haklarının etkin şekilde korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın