Mal Ortaklığı Rejimi Nedir? Türleri, Borçlar ve Tasfiye | Ceviz Hukuk

Mal Ortaklığı Rejimi

Mal Ortaklığı Rejimi Nedir?

Mal ortaklığı rejimi, eşlerin belirli malvarlığı değerleri üzerinde tek tek belirlenmiş paylar yerine, bölünmemiş bir bütün hâlinde ortak hak sahibi oldukları seçimlik mal rejimidir. Bu sistemde eşlerin malvarlığı; ortaklık malları ve her eşe ait kişisel mallar olmak üzere iki ana gruba ayrılır.

Türk Medeni Kanunu’nun 256 ila 281. maddeleri arasında düzenlenen mal ortaklığı, eşlerin herhangi bir işlem yapmaksızın kendiliğinden tabi oldukları yasal rejim değildir. Eşler arasında aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal ortaklığının geçerli olabilmesi için eşlerin kanuni şekle uygun bir mal rejimi sözleşmesi yapması gerekir.

Mal ortaklığı rejiminde eşlerin ortaklık malları üzerindeki hakkı, bir taşınmazda yüzde elli pay sahibi olmaya benzemez. Eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahiptir ve eşlerden hiçbiri ortaklıktaki soyut payı üzerinde tek başına tasarruf edemez.

Mal Ortaklığı Rejimi Nasıl Seçilir?

Mal ortaklığı rejimi;

  • Evlenmeden önce,

  • Evlenme başvurusu sırasında,

  • Evlilik devam ederken

seçilebilir.

Evlilik sırasında mal ortaklığına geçmek isteyen eşlerin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde mal rejimi sözleşmesi yapması gerekir. Evlenme başvurusu sırasında ise seçilen mal rejimi yazılı olarak bildirilebilir. Sözleşme taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanmalıdır.

Eşlerin kendi aralarında hazırladıkları ve noter işlemi yapılmayan sıradan bir metin, kanunda öngörülen şekle uygun değilse geçerli bir mal rejimi sözleşmesi oluşturmayabilir.

Evlilik devam ederken mal ortaklığına geçilmesi, önceki mal rejimi döneminde doğmuş hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yeni rejime geçilen tarihe kadar uygulanmış edinilmiş mallara katılma veya başka bir rejimin ayrıca tasfiye edilmesi gerekebilir.

Mal Ortaklığı Rejiminin Türleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu, mal ortaklığını genel mal ortaklığı ve sınırlı mal ortaklığı olmak üzere farklı şekillerde düzenlemiştir.

Genel Mal Ortaklığı

Genel mal ortaklığında, kanun gereği kişisel mal sayılan değerler dışında eşlerin malları ve gelirleri ortaklık malı hâline gelir.

Bu kapsamda mal rejimi sözleşmesiyle aksine düzenleme yapılmamışsa;

  • Evlilikten önce sahip olunan bazı mallar,

  • Evlilik sırasında edinilen mallar,

  • Çalışma gelirleri,

  • Malvarlığından elde edilen gelirler

ortaklığa dâhil olabilir.

Eşler bu mallara bölünmemiş bir bütün olarak sahip olur. Hiçbir eş ortaklık payını tek başına devredemez, rehnedemez veya başka şekilde tasarruf konusu yapamaz.

Edinilmiş Mallarda Ortaklık

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle ortaklığın yalnızca edinilmiş mallardan oluşmasını kararlaştırabilir.

Bu modelde evlilik süresince emek ve karşılık verilerek edinilen malvarlığı değerleri ortaklık kapsamına alınırken, kişisel mallar ortaklık dışında bırakılır. Kişisel mallardan elde edilen gelirler de kural olarak bu ortaklığa dâhildir.

Bu düzenleme, genel mal ortaklığına göre daha sınırlı bir ortaklık kurulmasını sağlar.

Diğer Sınırlı Mal Ortaklıkları

Eşler mal rejimi sözleşmesiyle belirli malvarlığı değerlerini veya mal gruplarını ortaklık dışında bırakabilir.

Örneğin;

  • Belirli taşınmazlar,

  • Bir eşin mesleğini yürütmek için kullandığı araç ve ekipmanlar,

  • Bir eşin işletmesi,

  • Belirli gelir türleri,

  • Aile şirketindeki paylar

ortaklığın dışında tutulabilir.

Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça ortaklık dışında bırakılan malların gelirleri de ortaklık malı sayılmaz.

Bu nedenle sınırlı mal ortaklığı sözleşmesinde, ortaklığa giren ve dışında kalan değerlerin açık şekilde tanımlanması büyük önem taşır.

Ortaklık Malları Nelerdir?

Ortaklık mallarının kapsamı seçilen ortaklık türüne ve mal rejimi sözleşmesinin içeriğine göre belirlenir.

Genel mal ortaklığında, kanun veya sözleşme gereği kişisel mal kabul edilmeyen mallar ve gelirler ortaklık malıdır.

Somut sözleşmeye göre ortaklık malları arasında;

  • Taşınmazlar,

  • Motorlu araçlar,

  • Banka hesapları ve yatırımlar,

  • Çalışma gelirleri,

  • Şirket payları,

  • Ticari işletme değerleri,

  • Kira ve yatırım gelirleri,

  • Değerli taşınırlar

bulunabilir.

Bir malın ortaklık malı olup olmadığı yalnızca tapu veya hesap sahibine bakılarak belirlenmez. Seçilen ortaklık türü, sözleşmenin kapsamı, edinme biçimi ve kişisel mal iddiası birlikte incelenmelidir.

Kişisel Mallar Nelerdir?

Kişisel mallar;

  • Mal rejimi sözleşmesiyle,

  • Kanunla,

  • Üçüncü kişinin karşılıksız kazandırmasıyla

belirlenebilir.

Kanun gereğince eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına ayrılan eşyaları ile manevi tazminat alacakları kişisel maldır. Sözleşmeyle başka malvarlığı değerlerinin de kişisel mal olarak belirlenmesi mümkündür.

Bir eşin belirli bir malın kişisel malı olduğunu ileri sürmesi hâlinde bu iddiayı ispatlaması gerekir. Kişisel mal olduğu ispatlanamayan değerler, mal ortaklığı rejiminde kural olarak ortaklık malı kabul edilir.

Kişisel mal iddiasında şu belgeler önem taşıyabilir:

  • Mal rejimi sözleşmesi,

  • Bağış belgeleri,

  • Miras ve vasiyet kayıtları,

  • Tapu ve araç tescil kayıtları,

  • Banka hesap hareketleri,

  • Fatura ve ödeme belgeleri,

  • Kişisel kullanım amacını gösteren kayıtlar.

Miras Kalan Mallar Ortaklığa Girer mi?

Bu sorunun yanıtı yapılan mal rejimi sözleşmesinin içeriğine göre değişebilir.

Mal ortaklığı rejiminde kişisel mallar, üçüncü kişinin karşılıksız kazandırması veya mal rejimi sözleşmesiyle belirlenebilir. Miras bırakan kişi, kazandırdığı malın kişisel mal olarak kalmasını isteyebilir. Bununla birlikte eşlerin saklı pay olarak isteyebileceği bazı değerlerin sözleşmeyle ortaklığa dâhil edilmiş olması özel sınırlamalara tabidir.

Dolayısıyla edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı olarak, “miras kalan her değer her durumda ortaklığın dışındadır” şeklinde genel bir sonuca varılmamalıdır. Mal rejimi sözleşmesi ile miras bırakanın iradesi birlikte değerlendirilmelidir.

Ortaklık Mallarını Kim Yönetir?

Eşler ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun şekilde yönetmekle yükümlüdür.

Olağan Yönetim İşlemleri

Günlük ve olağan yönetim sınırları içerisinde her eş tek başına ortaklığı borç altına sokabilir ve ortaklık malları üzerinde işlem yapabilir.

Örneğin ortaklık malı olan bir konutun olağan bakım giderleri, rutin fatura ödemeleri veya günlük yönetim işlemleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Olağanüstü Yönetim İşlemleri

Olağan yönetim sınırını aşan işlemlerde eşlerin birlikte hareket etmesi veya bir eşin diğerinin rızasını alması gerekir.

Örneğin;

  • Ortaklık malı taşınmazın satılması,

  • Yüksek tutarlı ipotek kurulması,

  • Önemli şirket paylarının devri,

  • Ortaklık malının uzun süreli kira sözleşmesine konu edilmesi,

  • Malvarlığının büyük kısmını etkileyen borçlanmalar

olağanüstü yönetim kapsamında değerlendirilebilir.

Üçüncü kişi diğer eşin rızasının bulunmadığını bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa, rıza mevcut kabul edilebilir.

Eşlerden Biri Ortaklık Mallarıyla İşletme Yürütebilir mi?

Eşlerden biri diğer eşin rızasıyla ortaklık mallarını kullanarak tek başına meslek veya sanat faaliyeti yürütebilir. Bu durumda mesleğin veya faaliyetin gerektirdiği hukuki işlemleri kendi başına yapabilir.

Örneğin ortaklık malı sermaye kullanılarak işletilen bir iş yerinde, faaliyet için gerekli günlük sözleşmeler ve ticari işlemler iş sahibi eş tarafından gerçekleştirilebilir.

Ancak işletmenin satılması, ortaklığın tamamını etkileyen ağır borçlanmalar veya işletmenin temel varlıklarının devredilmesi gibi işlemler olağanüstü yönetim kapsamına girebilir.

Mirasın Kabulü veya Reddi İçin Diğer Eşin Rızası Gerekir mi?

Eşlerden biri, ortaklık mallarına girecek bir mirası diğer eşin rızası olmadan reddedemez. Tereke borca batıksa mirasın kabulü için de diğer eşin rızası aranır.

Diğer eşe ulaşılamıyorsa veya haklı bir neden bulunmadan rıza verilmiyorsa, ilgili eş kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurabilir.

Bu düzenlemenin amacı, eşlerden birinin tek taraflı kararıyla ortaklık malvarlığının önemli ölçüde azalmasını veya ağır borç altına girmesini önlemektir.

Kişisel Malları Kim Yönetir?

Her eş, kendi kişisel mallarını yasal sınırlar içerisinde tek başına yönetebilir ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunabilir.

Kişisel mala ait gelirler ortaklık dışındaysa, bu malların yönetim giderleri de söz konusu gelirlerden karşılanır.

Bununla birlikte kişisel mal üzerindeki bir işlemin ortaklık mallarını veya aile konutunu etkilemesi hâlinde diğer kanuni sınırlamalar gündeme gelebilir.

Ortaklık Borçları Nelerdir?

Kanun, bazı borçlardan eşlerin hem kişisel malları hem de ortaklık mallarıyla sorumlu olacağını düzenlemektedir.

Bu borçlara özellikle şunlar girer:

  • Evlilik birliğinin temsili kapsamında yapılan borçlar,

  • Ortaklık mallarının yönetimine dayanan borçlar,

  • Ortaklık malları kullanılarak yürütülen meslek veya ticari faaliyet borçları,

  • Her iki eş açısından kişisel sorumluluk doğuran borçlar,

  • Eşlerin üçüncü kişilerle ortaklık mallarının da sorumlu olacağını kararlaştırdığı borçlar.

Örneğin ortaklık malı işletmenin faaliyetinden doğan bir borç, yalnızca işlemi yapan eşin kişisel malvarlığıyla sınırlı kalmayabilir.

Eşlerin Kişisel Borçlarından Ortaklık Malları Sorumlu Olur mu?

Ortaklık borcu sayılmayan diğer borçlarda her eş;

  • Kendi kişisel mallarıyla,

  • Ortaklık mallarının değerinin yarısı kadar

sorumlu tutulabilir.

Ortaklığın bu borç nedeniyle zenginleşmiş olması hâlinde ayrıca denkleştirme veya geri isteme talepleri gündeme gelebilir.

Mal ortaklığı rejiminde borç sorumluluğu, mal ayrılığı veya edinilmiş mallara katılma rejimine göre daha karmaşık sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle eşlerden birinin ticari veya kişisel borç riski yüksekse rejimin seçimi özellikle dikkatli yapılmalıdır.

Eşler Arasındaki Borçlar Devam Eder mi?

Mal ortaklığı rejimi, eşlerin birbirine olan borçlarının muaccel olmasını engellemez.

Ancak borcun hemen ödenmesi borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek ölçüde önemli bir güçlüğe sokacaksa, borçlu eş mahkemeden ödeme süresi isteyebilir. Mahkeme gerekli görürse güvence gösterilmesine karar verebilir.

Eşler arasındaki yüksek tutarlı para transferlerinde işlemin;

  • Borç,

  • Bağış,

  • Ortaklığa katkı,

  • Aile giderine katılım

niteliğinde olduğu açıkça belgelenmelidir.

Mal Ortaklığı Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

Mal ortaklığı rejimi;

  • Eşlerden birinin ölümü,

  • Başka bir mal rejiminin seçilmesi,

  • Eşlerden biri hakkında iflas kararı verilmesi,

  • Boşanma,

  • Evliliğin iptali,

  • Kanun veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi

hâllerinde sona erebilir.

Boşanma, evliliğin iptali veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş hâlinde rejim, kararın kesinleştiği tarihte değil, ilgili davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Ortaklık ve kişisel malların kapsamı da bu tarih esas alınarak belirlenir.

Eşlerden Birinin İflası Mal Ortaklığını Etkiler mi?

Evet. Mal ortaklığı rejimini seçmiş eşlerden birinin iflasına karar verilmesi hâlinde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür.

Bir eşin alacaklısı, haciz uygulanırken mal ortaklığı nedeniyle zarara uğrarsa mahkemeden mal ayrılığına geçilmesini de talep edebilir. Alacaklının tatmin edilmesinden sonra eşler belirli şartlarla yeniden mal ortaklığına veya başka bir mal rejimine dönebilir.

Bu nedenle şirket sahibi, yüksek borç riski taşıyan veya ticari faaliyette bulunan eşler bakımından mal ortaklığının alacaklılara etkisi ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.

Sosyal Güvenlik ve İş Göremezlik Ödemeleri Nasıl Hesaplanır?

Eşlerden birine sosyal güvenlik kurumu tarafından toplu ödeme yapılmış veya çalışma gücü kaybı nedeniyle tazminat ödenmiş olabilir.

Bu ödemenin mal rejimi sona erdikten sonraki döneme karşılık gelen bölümü, ömür boyu gelir bağlanmış olsaydı hesaplanacak peşin sermaye değeri üzerinden kişisel mal olarak değerlendirilir.

Bu nedenle emekli ikramiyesi veya iş göremezlik tazminatının tamamının ortaklık malı kabul edilerek eşit paylaşılması her durumda doğru olmayabilir.

Kişisel Mal ile Ortaklık Malı Arasında Denkleştirme

Bir eşin kişisel malına ait borç ortaklık mallarından ödenmiş veya ortaklık malına ait bir borç kişisel maldan karşılanmış olabilir.

Tasfiye sırasında bu iki mal grubu arasında denkleştirme istenebilir. Hangi mal grubuna ait olduğu belirlenemeyen borç, ortaklık mallarına ilişkin kabul edilir.

Örneğin;

  • Kişisel mal kabul edilen taşınmazın kredi borcunun ortak hesaptan ödenmesi,

  • Ortaklık malı işletmenin borcunun bir eşin kişisel miras parasıyla kapatılması,

  • Kişisel malın tadilatının ortaklık geliriyle finanse edilmesi

denkleştirme hesabına konu olabilir.

Değer Artış Payı Talep Edilebilir mi?

Evet. Bir eşin kişisel malı veya ortaklık malı kullanılarak başka mal grubuna ait bir değerin edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, edinilmiş mallara katılma rejimindeki değer artış payı hükümleri uygulanır.

Katkı yapılan malın değer kazanması hâlinde katkıda bulunan mal grubu, artıştan katkısı oranında yararlanabilir. Hesaplama yapılırken katkının kaynağı, miktarı ve malın tasfiye tarihindeki değeri araştırılır.

Mallar Hangi Tarihteki Değeriyle Hesaplanır?

Mal ortaklığı sona erdiğinde mevcut ortaklık malları tasfiye anındaki değerleriyle hesaplanır. Satın alma tarihindeki bedel, tapu harç değeri veya eski vergi değeri tek başına belirleyici değildir.

Taşınmazlar, araçlar, şirket hisseleri ve işletmeler bakımından bilirkişi veya uzman değerleme raporu alınabilir.

Ölüm Hâlinde Ortaklık Malları Nasıl Paylaşılır?

Mal ortaklığının eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin seçilmesi nedeniyle sona ermesi hâlinde, her eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir.

Mal rejimi sözleşmesiyle farklı paylaşım oranı kararlaştırılabilir. Ancak bu tür düzenlemeler altsoyun saklı paylarını zedeleyemez.

Ölüm hâlinde önce mal rejimi tasfiyesi yapılır. Sağ kalan eşin ortaklık payı ayrıldıktan sonra kalan değer terekeye girer ve miras hükümlerine göre paylaşılır.

Boşanma Hâlinde Ortaklık Malları Nasıl Paylaşılır?

Boşanma, evliliğin iptali veya mal ayrılığına geçiş hâlinde her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mal sayılacak değerlerini ortaklık mallarından geri alır.

Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.

Yasal paylaşım oranını değiştiren anlaşmalar, boşanma veya iptal hâlinde ancak mal rejimi sözleşmesinde açıkça düzenlenmişse geçerli olur.

Bu nedenle ölüm hâlindeki tasfiye ile boşanma hâlindeki tasfiye aynı şekilde yapılmaz.

Miras ve Bağışlar Boşanmada Geri Alınabilir mi?

Boşanma hâlinde eşler, edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malları sayılacak değerleri ortaklık mallarından geri alabilir.

Bu kapsamda mal rejimi sözleşmesi ve edinme biçimine göre;

  • Miras kalan değerler,

  • Bağışlar,

  • Kişisel kullanım eşyaları,

  • Manevi tazminat alacakları,

  • Kişisel malların yerine geçen değerler

geri alma talebine konu olabilir.

Ancak mal rejimi sözleşmesiyle bazı değerlerin ortaklık malı hâline getirilmiş olması, kişisel mal iddiasının sonucunu değiştirebilir.

Aile Konutu ve Ev Eşyası Kime Bırakılır?

Aile konutu veya ev eşyası ortaklık malları arasındaysa, sağ kalan eş ölüm hâlinde payına mahsup edilmek üzere bunların mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.

Mal ortaklığı ölüm dışındaki bir nedenle sona ermişse eşlerden biri, üstün yararını ispat etmek suretiyle benzer bir talepte bulunabilir.

Haklı nedenler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması da mümkündür.

Mahkeme üstün yararı değerlendirirken;

  • Çocukların konutta yaşamasını,

  • Eşlerin ekonomik durumunu,

  • Konutun diğer eş açısından önemini,

  • Barınma ihtiyacını,

  • Talepte bulunan eşin diğer eşin payını karşılayabilmesini

dikkate alabilir.

Diğer Mallar Eşlerden Birine Verilebilir mi?

Eşlerden biri, üstün bir yararı bulunduğunu ispat ederek aile konutu dışında kalan belirli malvarlığı değerlerinin de kendi payına mahsup edilmek üzere kendisine verilmesini isteyebilir.

Örneğin;

  • Mesleğini yürüttüğü iş yeri,

  • Ticari faaliyet için zorunlu makine,

  • Aile işletmesinin devamı için gerekli araç,

  • Kişisel kullanım ve yaşam düzeni bakımından özel önemi bulunan değer

bu kapsamda değerlendirilebilir.

Diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

Mal Ortaklığı ile Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Arasındaki Fark

Mal Ortaklığı Rejiminde

  • Eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün hâlinde sahip olur.

  • Olağanüstü işlemlerde birlikte hareket etmeleri gerekir.

  • Bazı borçlardan ortaklık malları da sorumludur.

  • Boşanma hâlinde önce kişisel mallar geri alınır, kalan ortaklık malları paylaşılır.

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde

  • Her eş kendi malının sahibi olmaya devam eder.

  • Diğer eş, rejim sona erince artık değerin yarısı üzerinden katılma alacağı kazanır.

  • Sonuç çoğunlukla parasal bir alacak biçimindedir.

  • Eşlerin malları evlilik boyunca ortak mülkiyet hâline gelmez.

Mal ortaklığı, eşlerin malvarlığı üzerinde edinilmiş mallara katılma rejimine göre daha yoğun ve kapsamlı bir ekonomik birlik oluşturur.

Mal Ortaklığı ile Paylaşmalı Mal Ayrılığı Arasındaki Fark

Paylaşmalı mal ayrılığında eşler evlilik sırasında kendi malları üzerinde ayrı mülkiyet ve yönetim hakkını korur. Rejim sona erdiğinde yalnızca aileye özgülenen belirli mallar ve ekonomik yatırımlar paylaşılır.

Mal ortaklığında ise sözleşmenin kapsamına giren mallar evlilik devam ederken dahi bölünmemiş ortaklık malı hâline gelir. Olağanüstü yönetim işlemlerinde eşlerin birlikte hareket etmesi gerekir.

Bu nedenle mal ortaklığı, paylaşmalı mal ayrılığına göre daha kapsamlı ortak yönetim ve borç sorumluluğu doğurabilir.

Mal Ortaklığı Kimler İçin Uygun Olabilir?

Mal ortaklığı rejimi özellikle;

  • Aile işletmesini birlikte yöneten,

  • Bütün ekonomik birikimlerini ortaklaştırmak isteyen,

  • Gelir ve malvarlığını tek ekonomik bütün hâlinde yönetmeyi planlayan,

  • Ölüm ve miras sonuçlarını özel biçimde düzenlemek isteyen

eşler bakımından değerlendirilebilir.

Bununla birlikte eşlerden birinin yüksek borç veya ticari risk taşıması, mal ortaklığının üçüncü kişilere karşı sorumluluk sonuçları nedeniyle dikkatli değerlendirilmesini gerektirir.

Mal Ortaklığı Sözleşmesinde Neler Açıkça Yazılmalıdır?

Sözleşmede özellikle şu konuların açıkça düzenlenmesi yararlı olabilir:

  • Genel veya sınırlı mal ortaklığının seçildiği,

  • Ortaklığa girecek mallar,

  • Ortaklık dışında kalacak değerler,

  • Kişisel mal gelirlerinin durumu,

  • Şirket ve işletme payları,

  • Borçların hangi mal grubuna ait olduğu,

  • Yönetim ve rıza esasları,

  • Ölüm hâlinde paylaşım oranı,

  • Boşanma hâlinde farklı paylaşım uygulanıp uygulanmayacağı,

  • Sözleşme tarihindeki malların envanteri.

Belirsiz ifadeler, boşanma veya ölüm sonrasında kapsamlı tasfiye uyuşmazlıklarına neden olabilir.

⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Mal ortaklığı rejiminde şu hatalardan kaçınılmalıdır:

  • Rejimin sözleşme yapılmadan kendiliğinden uygulanacağını düşünmek,

  • Genel ve sınırlı mal ortaklığını birbirine karıştırmak,

  • Ortaklık mallarını tapuda yarı paylı mülkiyet gibi değerlendirmek,

  • Eşlerden birinin ortaklık payını tek başına devredebileceğini sanmak,

  • Olağanüstü yönetim işlemlerinde diğer eşin rızasını almamak,

  • Mirasın kabul veya reddinde ortaklık hükümlerini gözden kaçırmak,

  • Kişisel mal iddiasını belgelememek,

  • Eşin ticari borçlarının ortaklık mallarına etkisini incelememek,

  • İflas hâlinde ortaklığın mal ayrılığına dönüşeceğini gözden kaçırmak,

  • Boşanma ile ölüm hâlindeki paylaşma kurallarını aynı sanmak,

  • Sosyal güvenlik ödemelerinin tamamını ortaklık malı kabul etmek,

  • Kişisel ve ortaklık malı arasındaki denkleştirmeyi yapmamak,

  • Aile konutunun otomatik olarak sağ kalan eşe geçtiğini düşünmek,

  • Mal rejimi sözleşmesinde boşanma hâli için farklı paylaşım oranını açıkça yazmamak,

  • Sözleşme öncesi malvarlığı ve borç envanteri hazırlamamak.

Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Mal ortaklığı rejimi, eşlerin malvarlığı üzerinde en kapsamlı ortaklık ilişkisini kuran seçimlik rejimlerden biridir. Ortaklık mallarının yönetimi, üçüncü kişilere karşı sorumluluk, mirasın kabulü ve borçların ortaklık mallarına etkisi ayrıntılı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Özellikle işletme ve şirket sahibi eşler bakımından borçların kapsamı, olağan ve olağanüstü yönetim ayrımı ile iflas sonuçları sözleşme yapılmadan önce değerlendirilmelidir.

Sözleşmenin açık hazırlanmaması, kişisel malların yanlışlıkla ortaklık kapsamına girmesine veya boşanma ve ölüm hâlinde beklenmeyen paylaşım sonuçları doğmasına neden olabilir. Bu nedenle mal ortaklığı sözleşmesinin aile hukuku, miras hukuku ve ticari riskler birlikte değerlendirilerek hazırlanması önem taşır.

Hukuki Bilgilendirme Notu

Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, mütalaa veya belirli bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliğinde değildir. Mevzuat ve yargı uygulamaları zaman içerisinde değişebilir. Her somut olay; mal rejimi sözleşmesinin içeriği, ortaklık malları, kişisel mallar, borçlar ve tarafların ekonomik durumu çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yalnızca bu metne dayanılarak işlem yapılmamalı; kişisel hukuki durum için bir avukattan destek alınmalıdır.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın