Mal Paylaşımı Davasında Faiz Hangi Tarihten İşler?
Mal paylaşımı davasında faiz başlangıcı, boşanma davasının açıldığı veya boşanma kararının kesinleştiği tarih değildir. Katılma alacağı ve değer artış payı bakımından faiz, kural olarak mal rejiminin tasfiyesinin sona erdiği tarihten itibaren işler. Tasfiye mahkeme kararıyla gerçekleştiriliyorsa uygulamada bu tarih çoğunlukla karar tarihi olarak kabul edilir.
Faiz Neden Boşanma Davasının Açıldığı Tarihten Başlamaz?
Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki mal rejiminin hangi tarihte sona erdiğinin belirlenmesi bakımından önemlidir. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanmaya karar verilmesi hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Ancak bu tarihte katılma alacağının kesin tutarı henüz belirlenmiş değildir. Malların kişisel veya edinilmiş mal niteliği, borçlar, denkleştirme, eklenecek değerler ve tasfiye tarihindeki sürüm değerleri hesaplandıktan sonra hangi eşin ne kadar alacaklı olduğu ortaya çıkar. Bu nedenle mal rejiminin sona erme tarihi ile faizin işlemeye başlayacağı tarih birbirinden farklıdır.
Katılma Alacağında Faiz Ne Zaman Başlar?
Türk Medeni Kanunu’nun 239. maddesine göre taraflar arasında aksine bir anlaşma yoksa katılma alacağına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülür. Katılma alacağı, her eşin diğer eşe ait artık değerin belirli bir bölümü üzerinde sahip olduğu parasal alacaktır.
Mahkeme yoluyla yapılan tasfiyede malların güncel değerleri ve tarafların karşılıklı alacakları karar aşamasında belirlenir. Bu nedenle uygulamada tasfiyenin sona erdiği tarih, kural olarak mal paylaşımı davasındaki karar tarihi olarak kabul edilmektedir. Bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih veya dava dilekçesinin verildiği tarih tek başına faiz başlangıcı sayılmaz.
Değer Artış Payında Faiz Ne Zaman İşler?
Eşlerden biri diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunmuşsa değer artış payı talep edebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 239. maddesindeki faiz düzenlemesi değer artış payı için de geçerlidir.
Bu nedenle değer artış payı alacağı bakımından da taraflar farklı bir düzenleme yapmamışsa faiz, tasfiyenin sona erdiği tarihten itibaren işletilir. Alacağın hesaplanmasında malın tasfiye sırasındaki değeri dikkate alındığından hem güncel değer üzerinden hesaplama yapılması hem de boşanma tarihinden itibaren faiz işletilmesi kural olarak birlikte uygulanmaz.
Katkı Payı Alacağında Aynı Kural mı Uygulanır?
Her mal paylaşımı talebi katılma alacağı veya değer artış payı değildir. Özellikle 1 Ocak 2002’den önceki döneme veya farklı hukuki ilişkilere dayanan katkı payı alacaklarında faiz başlangıcı, Türk Medeni Kanunu’nun 239. maddesinden doğrudan belirlenmeyebilir.
Bu tür alacaklarda borçlunun ne zaman temerrüde düştüğü, davadan önce ihtar gönderilip gönderilmediği, dava ve ıslah tarihleri ile talebin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu’na göre muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bu nedenle talebin “katkı payı”, “katılma alacağı” veya “değer artış payı” olarak doğru nitelendirilmesi faiz başlangıcını doğrudan etkiler.
Hangi Faiz Oranı Uygulanır?
Taraflar arasında geçerli bir faiz anlaşması bulunmuyor ve mahkeme kararında başka bir faiz türü belirlenmiyorsa kural olarak kanuni faiz uygulanır. Kanuni faiz ve temerrüt faizinin esasları 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da düzenlenmiştir.
Faiz oranları zaman içinde değişebildiğinden, hesaplama yapılırken faizin işlemeye başladığı dönemlerde yürürlükte bulunan oranlar ayrı ayrı dikkate alınmalıdır. Uzun süren davalarda bütün dönem için tek oran kullanılması hatalı hesaplamaya yol açabilir.
Faiz Dilekçede Açıkça Talep Edilmeli midir?
Faiz, dava dilekçesinde açık biçimde talep edilmelidir. Dilekçede yalnızca ana para istenmesi ve faiz talebine yer verilmemesi hâlinde mahkemenin kendiliğinden faiz kararı vermesi mümkün olmayabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre hâkim tarafların talep sonucuyla bağlıdır ve istenenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle talep sonucunda alacağın, faiz türünün ve istenen faiz başlangıç tarihinin açıkça belirtilmesi önemlidir.
Faiz Başlangıç Tarihi Neden Yanlış Talep Edilebilir?
Mal paylaşımı davalarında faiz başlangıcının boşanma dava tarihi, boşanmanın kesinleşme tarihi, mal paylaşımı davasının açıldığı tarih veya bilirkişi raporu tarihi olduğu düşünülebilir. Ancak katılma alacağı ve değer artış payında esas olan, tasfiyenin sona erdiği tarihtir.
Davacı daha geç bir tarihten faiz talep etmişse taleple bağlılık ilkesi nedeniyle mahkeme daha erken tarihten faiz yürütemeyebilir. Bu nedenle faiz talebinin alacağın türüne uygun biçimde kurulması gerekir.
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Faiz başlangıcı ve uygulanacak faiz türü; talebin hukuki niteliğine, tarafların anlaşmasına, dava dilekçesindeki talebe ve tasfiyenin sonuçlandığı tarihe göre değişebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.