Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiyesi
Eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi, evlilik süresince edinilen bütün malların kendiliğinden yarı yarıya paylaşılması anlamına gelmez. Öncelikle eşler arasında hangi mal rejiminin uygulandığının, bu rejimin hangi tarihte sona erdiğinin ve malvarlığı değerlerinin hangi mal grubuna ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
Mal rejiminin sona ermesi ile tasfiye birbirinden farklı kavramlardır. Sona erme, eşler arasındaki mal rejiminin artık yeni malvarlığı edinimleri bakımından uygulanmayacağı tarihi ifade eder. Tasfiye ise sona eren mal rejimi kapsamında eşlerin karşılıklı hak ve alacaklarının hesaplanması sürecidir.
Mal Rejimi Hangi Hâllerde Sona Erer?
Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre mal rejimi;
- Eşlerden birinin ölümü,
- Eşlerin başka bir mal rejimini kabul etmesi,
- Evliliğin boşanma veya iptal kararıyla sona ermesi,
- Mahkeme tarafından mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi
hâllerinde sona erer.
Eşlerden birinin ölmesi durumunda mal rejimi ölüm tarihinde; eşlerin başka bir mal rejimini seçmesi durumunda ise yeni rejimin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Boşanma, evliliğin iptali veya olağanüstü mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâlinde mal rejiminin sona erme tarihi, karar tarihi değil davanın açıldığı tarihtir.
Boşanma Davasının Açıldığı Tarih Neden Önemlidir?
Boşanma kararı kesinleştiğinde evlilik hukuken sona erer. Ancak eşler arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermiş kabul edilir.
Bu nedenle boşanma davası açıldıktan sonra edinilen malvarlığı değerleri, kural olarak sona ermiş olan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine dâhil edilmez. Buna karşılık dava tarihinden önce edinilmiş olan mallar, tasfiye sırasında kişisel mal veya edinilmiş mal olarak değerlendirilir.
Örneğin eşlerden birinin boşanma davasından önce çalışarak elde ettiği gelirle satın aldığı bir taşınmaz, yalnızca tapu kaydının o eşin adına olması nedeniyle paylaşım dışında kalmaz. Malın edinilme tarihi, finansman kaynağı ve eşler arasında geçerli olan mal rejimi birlikte incelenir.
Mal Rejiminin Tasfiyesi Nedir?
Mal rejiminin tasfiyesi, eşlerin evlilik süresince sahip oldukları malvarlığı değerlerinin hukuki niteliklerine göre ayrılması ve tarafların karşılıklı alacaklarının hesaplanmasıdır.
Tasfiye sırasında genel olarak şu işlemler gerçekleştirilir:
- Eşlerin birbirlerinde bulunan malları geri verilir.
- Paylı mülkiyete tabi mallar belirlenir.
- Kişisel mallar ile edinilmiş mallar birbirinden ayrılır.
- Değer artış payı alacakları hesaplanır.
- Mal grupları arasındaki denkleştirme işlemleri yapılır.
- Edinilmiş mallara eklenmesi gereken değerler tespit edilir.
- Her eşin artık değeri hesaplanır.
- Katılma alacakları karşılaştırılarak sonuç alacak belirlenir.
Türk Medeni Kanunu’na göre her eş, diğer eşte bulunan kendisine ait malları geri alabilir. Paylı mülkiyete tabi bir mal bakımından üstün yararını ispatlayan eş, diğer eşin payını ödemek şartıyla malın bölünmeden kendisine verilmesini de talep edebilir.
Kişisel Mallar ve Edinilmiş Mallar Nasıl Ayrılır?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde en önemli aşamalardan biri, malvarlığı değerlerinin kişisel mal ve edinilmiş mal olarak sınıflandırılmasıdır.
Çalışma karşılığında elde edilen gelirler, sosyal güvenlik ve sosyal yardım ödemelerinin ilgili bölümleri, çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar ile edinilmiş malların yerine geçen değerler kural olarak edinilmiş mal kabul edilir.
Eşlerden birinin evlilikten önce sahip olduğu mallar, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler ise kural olarak kişisel maldır.
Bir malın eşlerden hangisine ait olduğunu veya kişisel mal olduğunu ileri süren taraf, iddiasını ispatlamalıdır. Aksi ispatlanamayan malvarlığı değerleri bakımından kanunda edinilmiş mal karinesi kabul edilmiştir. Malın tapuda veya banka kayıtlarında yalnızca bir eş adına bulunması, tek başına o malın tasfiye dışında kalması için yeterli değildir.
Eklenecek Değerler Nelerdir?
Tasfiye yalnızca mal rejiminin sona erdiği tarihte fiilen mevcut olan mallarla sınırlı değildir. Bazı devir ve kazandırmalar, malvarlığından çıkmış olsalar bile hesaplama sırasında edinilmiş mallara değer olarak eklenebilir.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmalar ile eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyan devirler bu kapsamda değerlendirilebilir.
Örneğin eşlerden birinin boşanma öncesinde edinilmiş mal niteliğindeki bir taşınmazı, diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla bir yakınına karşılıksız devretmesi, tasfiye hesabında dikkate alınabilir. Her devir otomatik olarak geçersiz sayılmaz; işlemin tarihi, niteliği, bedeli ve amacı somut olayın özelliklerine göre araştırılır.
Değer Artış Payı Alacağı
Eşlerden biri, diğer eşe ait bir malın satın alınmasına, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılık almadan ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuş olabilir.
Bu durumda katkıda bulunan eş, tasfiye sırasında malda ortaya çıkan değer artışı üzerinden katkısı oranında değer artış payı alacağı talep edebilir.
Örneğin eşlerden birinin diğer eşe ait kişisel bir taşınmazın satın alma bedeline katkıda bulunması veya taşınmazın değerini artıran esaslı bir tadilatı finanse etmesi değer artış payı talebine konu olabilir. Katkının varlığı ve miktarı banka kayıtları, ödeme belgeleri, faturalar, sözleşmeler ve diğer delillerle ortaya konulmalıdır.
Kanuna göre değer artış payı, kural olarak malın tasfiye sırasındaki değeri dikkate alınarak hesaplanır. Malda değer kaybı meydana gelmişse başlangıçtaki katkı değeri esas alınır.
Artık Değer ve Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
Artık değer; edinilmiş malların toplam değerine eklenmesi gereken değerler ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar dâhil edildikten, bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan değerdir.
Her eşin edinilmiş malları ve bu mallara ilişkin borçları ayrı ayrı hesaplanır. Eşlerden her biri, diğer eşe ait artık değerin kural olarak yarısı üzerinde hak sahibidir. Tarafların karşılıklı alacakları takas edilerek hangi eşin ne miktarda alacaklı olduğu belirlenir.
Bu düzenleme, her malın mülkiyetinin yarısının doğrudan diğer eşe geçmesi anlamına gelmez. Katılma alacağı esas olarak parasal bir alacaktır. Örneğin taşınmazın tapusu malik olmayan eş adına yarı oranında kendiliğinden tescil edilmez; taşınmazın tasfiye hesabına giren değeri üzerinden katılma alacağı hesaplanır.
Malların Değeri Hangi Tarihe Göre Belirlenir?
Kişisel mallar ile edinilmiş mallar, mal rejiminin sona erdiği andaki durumlarına göre ayrılır. Ancak sona erme tarihinde mevcut olan edinilmiş mallar, kural olarak tasfiye tarihindeki sürüm değerleriyle hesaplamaya alınır.
Dolayısıyla bir taşınmazın boşanma davasının açıldığı tarihte mevcut olup olmadığı ile tasfiye sırasında kaç lira değerinde olduğu farklı meselelerdir. Malın tasfiyeye dâhil edilip edilmeyeceği sona erme tarihine; hesaplamada kullanılacak değeri ise kural olarak tasfiye zamanına göre belirlenir.
Boşanmada Kusur Mal Paylaşımını Etkiler mi?
Boşanma davasındaki her kusurlu davranış, mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağının azaltılması sonucunu doğurmaz. Genel boşanma kusuru ile mal rejimi tasfiyesi birbirinden ayrı değerlendirilir.
Ancak boşanmanın zina veya hayata kast nedeniyle gerçekleşmesi hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun şekilde azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Bu istisna dışında, yalnızca boşanmada kusurlu olmak edinilmiş mallardan doğan katılma alacağını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Katılma Alacağı Nasıl Ödenir?
Katılma alacağı ve değer artış payı, para olarak veya aynen ödeme yoluyla karşılanabilir. Aynen ödeme yapılması hâlinde malın sürüm değeri dikkate alınır.
Alacağın derhâl ödenmesi borçlu eş açısından ciddi güçlükler meydana getirecekse borçlu eş, ödemenin uygun bir süre ertelenmesini talep edebilir. Tasfiyenin sona ermesinden sonra katılma alacağı ve değer artış payı için faiz gündeme gelebileceği gibi, gerekli durumlarda borçlu eşten güvence göstermesi de istenebilir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Delillerin Önemi
Mal rejimi uyuşmazlıklarında malların edinilme tarihleri ve finansman kaynakları önem taşır. Bu nedenle özellikle şu belgelerin korunması yararlıdır:
- Tapu ve araç sicil kayıtları,
- Banka hesap hareketleri,
- Kredi sözleşmeleri ve ödeme planları,
- Maaş ve gelir kayıtları,
- Mirasçılık belgeleri,
- Bağış ve satış sözleşmeleri,
- Fatura ve ödeme makbuzları,
- Şirket paylarına ve ticari işletmelere ilişkin kayıtlar,
- Ziynet eşyalarına ilişkin fotoğraf, belge ve diğer deliller.
Tasfiye hesabı her evlilik bakımından farklılık gösterebilir. Evlilik tarihi, uygulanmış olan mal rejimi, malın edinildiği tarih, ödeme kaynağı, kişisel mal katkıları, borçlar ve malvarlığı devirleri birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Konular
- Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
- Katılma Alacağı Davası
- Katkı Payı Alacağı Davası
- Mal Rejimi Sözleşmesi ve Mal Ayrılığı Rejimi
- Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
- Mal Ortaklığı Rejimi
- Boşanmada Kusurun Hukuki Sonuçları
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her uyuşmazlığın koşulları ve uygulanacak hukuk kuralları farklılık gösterebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.