Nafaka Ödenmezse Ne Olur? İcra Takibi, Şikâyet ve Tazyik Hapsi
Nafakanın Ödenmemesi Hangi Sonuçları Doğurur?
Mahkeme kararıyla veya mahkemece onaylanan anlaşmalı boşanma protokolüyle belirlenen nafakanın süresinde ödenmemesi, nafaka alacaklısına cebrî icra yollarına başvurma hakkı verir. Ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatılabilir; borçlunun maaşı, banka hesabı, araçları, taşınmazları ve üçüncü kişilerdeki alacakları hakkında haciz işlemleri talep edilebilir.
İcra takibine rağmen devam eden aylık nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, kanuni şartların oluşması hâlinde nafaka alacaklısı ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca şikâyette bulunabilir. Bu şikâyet sonucunda nafaka yükümlüsü hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilmesi mümkündür. İİK m. 344 ayrıca, tazyik hapsinin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlunun tahliye edilmesini düzenlemektedir.
İcra takibi ile tazyik hapsi birbirinden farklı hukuki yollardır:
-
İcra takibi, nafaka alacağının borçlunun malvarlığından tahsil edilmesini amaçlar.
-
Tazyik hapsi, devam eden nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmesini sağlamak için uygulanan zorlayıcı bir yaptırımdır.
Alacaklı, somut olayın koşullarına göre bu yollardan yalnızca birine veya şartları varsa her ikisine birlikte başvurabilir.
Hangi Nafaka Türleri İcra Yoluyla Tahsil Edilebilir?
Mahkeme tarafından hükmedilmiş;
-
Tedbir nafakası,
-
Yoksulluk nafakası,
-
İştirak nafakası,
-
Yardım nafakası
ödenmediğinde icra takibine konu edilebilir.
Takibin türü ve kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği, nafakanın hangi kararla hükmedildiğine göre değişebilir.
Ara Kararla Verilen Tedbir Nafakası
Boşanma davası devam ederken ara kararla hükmedilen tedbir nafakası, nihai ilam niteliğinde değildir. Yargıtay uygulamasında bu tür ara kararlara dayalı alacakların ilamların icrası yoluyla değil, ilamsız icra yoluyla takip edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Tedbir nafakasının tahsili için boşanma kararının kesinleşmesi beklenmez. Ara karar verildiği ve nafaka muaccel olduğu hâlde ödeme yapılmıyorsa takip başlatılabilir.
Nihai Kararla Hükmedilen Nafaka
Yoksulluk ve iştirak nafakası gibi nihai karar içerisinde yer alan nafaka hükümlerinde ilamlı icra yolu gündeme gelir. Ancak nafaka boşanma kararına bağlı olarak hükmedilmişse boşanma hükmünün kesinleşme durumu ayrıca kontrol edilmelidir. Tedbir nafakası ise geçici niteliği nedeniyle kesinleşme beklenmeden takip edilebilir. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra, nafakaya ilişkin kısmın kanun yolu incelemesi devam etse dahi icra edilebilirlik ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle icra takibinden önce kararın;
-
Ara karar mı nihai karar mı olduğu,
-
Boşanma hükmünün kesinleşip kesinleşmediği,
-
Nafakanın hangi tarihten itibaren hükmedildiği,
-
Kararda artış oranı bulunup bulunmadığı
incelenmelidir.
Nafaka İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
Nafaka alacaklısı, mahkeme kararı ve hesaplanan borç tutarıyla birlikte yetkili icra dairesine başvurarak takip başlatabilir.
Takip talebinde genel olarak;
-
Nafaka kararını veren mahkeme,
-
Esas ve karar numarası,
-
Nafakanın türü,
-
Aylık nafaka miktarı,
-
Nafakanın başlangıç tarihi,
-
Ödenmeyen aylar,
-
Varsa yıllık artış oranı,
-
Yapılmış kısmi ödemeler,
-
Talep edilen faiz
açıkça gösterilmelidir.
Ödenmeyen her ayın ayrı ayrı hesaplanması önemlidir. Örneğin nafakanın her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar verilmişse, artışın başladığı tarih ve uygulanacak oran doğru belirlenmelidir.
Yanlış veya mükerrer hesaplama, borçlunun icra mahkemesine başvurmasına ve takibin kısmen ya da tamamen iptal edilmesine neden olabilir.
Nafaka Borçlusuna Hangi Belge Gönderilir?
Takibin niteliğine göre borçluya gönderilecek belge değişir:
-
Nihai mahkeme ilamına dayalı takipte icra emri,
-
Ara karar niteliğindeki tedbir nafakasına dayalı ilamsız takipte ödeme emri
gönderilebilir.
Tebligat, yalnızca alacağın tahsili bakımından değil, İİK m. 344 kapsamında yapılacak tazyik hapsi şikâyeti bakımından da önemlidir. Yargısal uygulamada, nafaka kararına dayalı takibin borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi ve tebliğ sonrasında en az bir aylık cari nafaka borcunun ödenmemiş bulunması aranmaktadır.
Borçlunun adresinin yanlış bildirilmesi veya tebligatın usulsüz olması, hem takip hem de şikâyet sürecinde uyuşmazlığa yol açabilir.
İcra Takibinde Hangi Haciz İşlemleri Yapılabilir?
Takip kesinleştikten sonra nafaka borçlusunun malvarlığı araştırılarak haciz talep edilebilir.
Somut olayın özelliklerine göre;
-
Maaş ve ücret,
-
Emekli aylığı,
-
Banka hesapları,
-
Taşıtlar,
-
Taşınmazlar,
-
Şirket hisseleri,
-
Kira gelirleri,
-
Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar,
-
Vergi iadesi veya başka parasal alacaklar
hakkında işlem yapılabilir.
Emekli aylıkları kural olarak özel koruma altında bulunmakla birlikte nafaka borçları bu korumanın istisnalarından biridir. Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamalarında emekli aylıklarından nafaka ve icra kesintilerinin yapılabildiği açıkça belirtilmektedir.
Maaş ve emekli aylığı kesintilerinde;
-
Cari nafaka,
-
Birikmiş nafaka,
-
Daha önce konulmuş hacizler,
-
Gelirin niteliği,
-
İcra dosyasındaki sıra
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Nafaka Kararı Kesinleşmeden İcra Takibi Yapılabilir mi?
Bu sorunun tek bir yanıtı yoktur. Kararın türüne göre değerlendirme yapılmalıdır.
-
Ara kararla verilen tedbir nafakası, karar kesinleşmeden tahsil edilebilir. Ara karar ilam niteliğinde olmadığından takip uygulamada ilamsız icra yoluyla yürütülür.
-
Boşanma kararına bağlı yoksulluk ve iştirak nafakası bakımından boşanma hükmünün kesinleşmesi önem taşır.
-
Bağımsız nafaka davasında verilen parasal hükümlerin icra edilebilirliği kararın niteliği ve kanun yolu durumu gözetilerek ayrıca incelenir.
Nafaka hükümleri bakımından kanun yoluna başvurulması her durumda icranın durması sonucunu doğurmaz. Nafaka alacağının geçim amacı taşıması nedeniyle icranın geri bırakılması konusunda da özel sınırlamalar bulunmaktadır.
Nafaka Borcuna Faiz İşler mi?
Ödenmeyen nafaka taksitleri için yasal faiz talep edilebilir. Nafaka, dönemsel bir borç olduğu için her aylık taksit kendi ödeme tarihinde muaccel olur.
Faiz hesabında;
-
Mahkeme kararındaki ödeme günü,
-
Nafakanın başlangıç tarihi,
-
Kararda özel faiz hükmü bulunup bulunmadığı,
-
Her taksidin ayrı muacceliyet tarihi,
-
Yapılan kısmi ödemelerin hangi aya mahsup edildiği
dikkate alınmalıdır.
Bütün nafaka borcuna tek bir tarihten faiz işletilmesi, her somut olayda doğru olmayabilir. Bu nedenle takip öncesinde ayrıntılı hesap tablosu hazırlanması yararlıdır.
Nafakanın Bir Kısmı Ödenirse Ne Olur?
Nafakanın eksik ödenmesi, kalan tutar bakımından borcu sona erdirmez. Alacaklı, eksik kalan kısım için icra takibi yapabilir veya mevcut dosyada tahsil işlemlerine devam edebilir.
Örneğin aylık 15.000 TL nafaka yükümlülüğü bulunmasına rağmen 8.000 TL ödeme yapılmışsa kalan 7.000 TL borç olarak devam eder.
Kısmi ödemelerde banka açıklamasının bulunmaması, ödemenin hangi ay veya hangi borç kalemi için yapıldığı konusunda uyuşmazlık doğurabilir. Bu nedenle ödeme açıklamasında;
“Temmuz 2026 iştirak nafakası”
gibi açık bir ifade kullanılması ispat bakımından önemlidir.
Elden Yapılan Nafaka Ödemesi Geçerli midir?
Nafaka elden ödenebilir; ancak ödemenin sonradan ispatlanması gerekir.
Nakit ödeme yapılıyorsa;
-
İmzalı makbuz,
-
Tarih,
-
Tutar,
-
Hangi aya ait olduğu,
-
Nafaka türü
açıkça belirtilmelidir.
Tanık beyanı bazı durumlarda değerlendirilse de düzenli nafaka ödemelerinin banka aracılığıyla ve açıklama yazılarak yapılması daha güvenli bir yöntemdir.
Alacaklının banka hesabına yapılan her transfer de otomatik olarak nafaka ödemesi sayılmayabilir. Transferin borç, hediye, çocuk gideri veya başka bir ödeme olup olmadığı konusunda açıklama önem taşır.
Birikmiş Nafaka ile Cari Nafaka Arasındaki Fark
Cari nafaka, ödeme zamanı gelmiş ve dönemsel olarak işlemeye devam eden aylık nafakadır.
Birikmiş nafaka, önceki aylarda ödenmemiş ve toplu bir borç hâline gelmiş nafaka alacağıdır.
Her ikisi de icra takibiyle tahsil edilebilir. Ancak tazyik hapsi bakımından önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Yerleşik yargısal uygulamaya göre yalnızca takibin başladığı tarihten önce birikmiş eski nafaka borcunun ödenmemesi, İİK m. 344 kapsamında tazyik hapsi için yeterli değildir. Tazyik hapsi bakımından, icra veya ödeme emrinin tebliğinden sonra işlemiş ve ödenmemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması aranır.
Bu ayrım yalnızca tazyik hapsine ilişkindir. Eski ve birikmiş nafaka borçları;
-
Maaş haczi,
-
Banka hesabı haczi,
-
Araç veya taşınmaz haczi,
-
Diğer cebrî icra işlemleri
yoluyla tahsil edilmeye devam edilebilir.
Nafaka Ödememenin Tazyik Hapsi Nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, nafaka alacaklısının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
Tazyik hapsinin amacı klasik anlamda geçmişteki davranışı cezalandırmak değil, nafaka yükümlüsünü mahkeme kararının gereğini yerine getirmeye zorlamaktır.
Bu nedenle:
-
Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
-
Borç ödenirse veya şikâyetten vazgeçilirse dava ve yaptırımın sonuçları ortadan kalkabilir.
-
Karar, adli para cezasına çevrilen klasik bir hapis cezasıyla aynı hukuki nitelikte değildir.
İİK m. 354’e göre şikâyete bağlı bu tür dosyalarda müştekinin feragat etmesi veya borcun ödendiğinin sabit olması hâlinde dava ve bütün sonuçlarıyla birlikte yaptırım düşer. Ayrıca kesinleşen disiplin veya tazyik hapsi kararı iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez.
Tazyik Hapsinin Şartları Nelerdir?
Nafaka yükümlüsü hakkında tazyik hapsine karar verilebilmesi için uygulamada genel olarak şu şartlar aranır:
-
Mahkeme tarafından verilmiş bir nafaka kararı bulunmalıdır.
-
Nafaka kararına dayanılarak icra takibi başlatılmış olmalıdır.
-
İcra emri veya ödeme emri borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilmelidir.
-
Tebligattan sonra işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmalıdır.
-
Borç süresinde ödenmemiş olmalıdır.
-
Şikâyet kanuni süre içerisinde yapılmalıdır.
-
Şikâyete konu ay ve tutarlar açıkça belirtilmelidir.
Yalnızca taraflar arasında yapılmış ve mahkemece onaylanmamış özel bir anlaşmaya dayanılarak İİK m. 344 kapsamında tazyik hapsi talep edilemez. Ödemenin mahkeme tarafından nafaka olarak hüküm altına alınmış olması gerekir.
Tazyik Hapsi İçin Nereye Başvurulur?
Şikâyet, icra takibinin yürütüldüğü yerdeki icra ceza mahkemesine yapılır. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki bu yargılamalarda Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesiyle başlayan klasik bir ceza davası sistemi bulunmaz; nafaka alacaklısı doğrudan şikâyet yoluna başvurur.
Şikâyet dilekçesinde;
-
Nafaka kararının bilgileri,
-
İcra dosyasının numarası,
-
İcra veya ödeme emrinin tebliğ tarihi,
-
Ödenmeyen cari nafaka ayları,
-
Toplam şikâyet konusu tutar,
-
Yapılmış kısmi ödemeler
açıkça gösterilmelidir.
Şikâyetin belirsiz olması veya hangi ayın ödenmediğinin açıklanmaması, yargılamanın sonucunu etkileyebilir.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesine göre şikâyet hakkı;
-
Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay,
-
Her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl
geçmekle düşer.
Nafaka aylık dönemler hâlinde doğduğundan her ödenmeyen taksit bakımından şikâyet süresinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir. Süre geçirildikten sonra tazyik hapsi talep edilemese dahi nafaka alacağının icra yoluyla tahsili imkânı devam edebilir.
Tazyik Hapsi Her Ödenmeyen Ay İçin Ayrı Ayrı Uygulanır mı?
Nafaka yükümlülüğünün dönemsel olması nedeniyle farklı aylarda yeni ihlaller meydana gelebilir. Ancak aynı dönem ve aynı borç için birden fazla kez tazyik hapsi uygulanamaz.
İnfazdan sonraki dönemde yeni nafaka taksitlerinin tekrar ödenmemesi hâlinde, yeni ihlal bakımından kanuni süreler içinde yeniden şikâyet gündeme gelebilir.
Hangi ayların önceki şikâyet veya infaz kapsamında kaldığı icra dosyası, şikâyet dilekçesi ve mahkeme kararı üzerinden dikkatle belirlenmelidir.
Borcun Sonradan Ödenmesi Hapsi Kaldırır mı?
Evet. İİK m. 344’e göre tazyik hapsinin infazına başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. İİK m. 354 de borcun ödendiğinin sabit olması hâlinde dava ve yaptırımın sonuçlarıyla birlikte düşmesini öngörmektedir.
Ancak hangi tutarın ödenmesi gerektiği, şikâyete konu cari nafaka ayları ve fer’î alacaklar üzerinden belirlenmelidir. Borcun yalnızca bir kısmının ödenmesi, her durumda tazyik hapsinin kaldırılmasını sağlamayabilir.
Ödeme yapıldığında dekontun icra dosyasına ve icra ceza mahkemesi dosyasına sunulması gerekir.
Şikâyetten Vazgeçilirse Ne Olur?
Nafaka alacaklısı şikâyetinden vazgeçerse, İİK m. 354 uyarınca şikâyete bağlı yargılama ve yaptırım bütün sonuçlarıyla birlikte düşebilir.
Ancak şikâyetten vazgeçilmesi;
-
Nafaka kararını ortadan kaldırmaz,
-
Gelecekteki nafaka borcunu sona erdirmez,
-
Birikmiş nafaka alacağını kendiliğinden silmez.
Vazgeçmenin yalnızca tazyik hapsi şikâyetine mi, yoksa icra alacağına da mı ilişkin olduğu açıkça belirlenmelidir.
Nafaka Borçlusu İşsizse Tazyik Hapsi Uygulanır mı?
İşsiz kalmak veya gelirin azalması, mahkemece hükmedilen nafaka borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Nafaka yükümlüsü ekonomik durumunun kalıcı ve esaslı biçimde değiştiğini düşünüyorsa aile mahkemesinde;
-
Nafakanın azaltılması,
-
Nafakanın kaldırılması
talebiyle dava açmalıdır.
Mahkeme yeni bir karar verene kadar mevcut nafaka kararı geçerliliğini korur. Nafaka borçlusunun tek taraflı olarak ödeme miktarını azaltması veya ödemeyi tamamen durdurması hukuki sonuç doğurur.
İİK m. 344’e göre nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açılmışsa, icra ceza mahkemesi ileri sürülen nedenleri değerlendirerek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonucuna bırakabilir. Ancak yalnızca dava açılmış olması, nafaka borcunu veya icra takibini otomatik olarak durdurmaz.
Nafaka Azaltma Davası Geçmiş Borçları Siler mi?
Kural olarak nafakanın azaltılmasına veya kaldırılmasına ilişkin kararlar, kararın kapsamı ve başlangıç tarihi çerçevesinde ileriye yönelik sonuç doğurur. Daha önce muaccel olmuş nafaka borçlarının kendiliğinden silindiği düşünülmemelidir.
Aile mahkemesinin kararında;
-
Yeni nafaka tutarının hangi tarihten itibaren uygulanacağı,
-
Geçmiş taksitlere etkisi,
-
Tedbir nafakasının sona erme tarihi
incelenmelidir.
Borçlu, azaltma davası açtığı gerekçesiyle mevcut icra dosyasındaki ödemeleri tek taraflı olarak durdurmamalıdır.
Nafaka Borcu Hapisle Tamamen Sona Erer mi?
Hayır. Tazyik hapsinin uygulanmış olması nafaka borcunu ortadan kaldırmaz.
Borçlu hapis süresini tamamlamış olsa bile;
-
Birikmiş nafaka borcu,
-
Faiz,
-
İcra giderleri,
-
Vekâlet ücreti
icra dosyasında varlığını sürdürebilir.
Tazyik hapsi, nafaka borcunun yerine geçen bir ödeme yöntemi değildir. Borç ancak ödeme, takasın mümkün olduğu istisnai durumlar, ibra veya hukuken geçerli başka bir sona erme sebebiyle ortadan kalkabilir.
Nafaka Borcuna Karşı Takas Yapılabilir mi?
Nafaka alacağının geçim amacı taşıması nedeniyle takas konusunda özel sınırlamalar bulunmaktadır. Borçlu, nafaka alacaklısından başka bir alacağı bulunduğunu ileri sürerek nafaka ödemesini kendiliğinden durdurmamalıdır.
Örneğin “Ben de ona daha önce borç vermiştim” veya “Ortak borcu ben ödedim” gerekçesiyle nafakanın ödenmemesi, mahkeme kararına aykırılığı ortadan kaldırmayabilir.
Takas veya mahsup iddiası, alacağın niteliği ve nafaka alacaklısının rızası dikkate alınarak ayrıca hukuki değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
Çocuk İçin Doğrudan Yapılan Harcamalar Nafakadan Düşülebilir mi?
Nafaka borçlusunun çocuk için;
-
Okul ücreti,
-
Kıyafet,
-
Tatil,
-
Hediye,
-
Kurs,
-
Sağlık gideri
ödemesi, mahkeme kararındaki iştirak nafakasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Mahkeme kararında nafakanın belirli banka hesabına aylık ödeme şeklinde yatırılması öngörülmüşse, borçlu nafaka yerine tek taraflı olarak farklı harcamalar yapamaz.
Ancak yapılan harcamanın nafakaya mahsup edileceği konusunda tarafların açık anlaşması bulunuyorsa veya mahkeme kararında özel düzenleme yapılmışsa durum farklı değerlendirilebilir.
Çocuğa verilen cep harçlığı veya hediyeler genellikle nafaka ödemesinin yerine geçmez.
Nafaka Alacaklısı Banka Hesabını Değiştirirse Ne Olur?
Nafaka alacaklısı banka hesabını değiştirdiğinde bu durumu borçluya yazılı ve ispatlanabilir biçimde bildirmelidir.
Borçlu da ödeme imkânı bulunmadığı iddiasına dayanarak ödemeyi tamamen bırakmamalı; gerekirse;
-
İcra dosyasına ödeme,
-
Posta yoluyla ödeme,
-
Tevdi mahalli belirlenmesi
gibi hukuki seçenekleri değerlendirmelidir.
Nafaka alacaklısının ödemeyi kabul etmemesi, borçlunun hiçbir işlem yapmadan beklemesini haklı hâle getirmeyebilir.
Nafaka Alacaklısı İcra Takibi Başlatmadan Şikâyet Edebilir mi?
İİK m. 344 kapsamında tazyik hapsi için yalnızca nafaka kararının bulunması yeterli değildir. Uygulamada nafaka kararının icra takibine konulması, icra veya ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi ve tebliğ sonrasında cari nafaka borcunun ödenmemesi aranır.
Bu nedenle doğrudan savcılığa gidilerek yalnızca “nafaka ödenmiyor” denilmesi, İİK m. 344 kapsamındaki şikâyet yolunun yerine geçmez.
Öncelikle doğru takip türüyle icra süreci başlatılmalı ve tebligat işlemleri tamamlanmalıdır.
Nafaka Ödemeleri Ne Kadar Süre Saklanmalıdır?
Nafaka ödemeleri düzenli ve uzun süreli borçlar olduğu için dekontların, makbuzların ve yazışmaların mümkün olduğunca uzun süre saklanması gerekir.
Banka hesaplarının geçmiş hareketlerine her zaman kolayca erişilemeyebilir. Özellikle;
-
Elden ödemeler,
-
Farklı hesaplara yapılan transferler,
-
Çocuk giderlerine ilişkin mahsuplar,
-
Yıllık nafaka artışları
ileride ispat sorunu doğurabilir.
Her yıl için ayrı ödeme dosyası veya dijital arşiv tutulması yararlı olabilir.
Nafaka Ödenmemesinde En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
-
Nafaka kararına rağmen hiçbir icra takibi başlatmadan tazyik hapsi talep etmek,
-
Birikmiş eski nafaka borcu ile cari nafakayı birbirine karıştırmak,
-
İcra veya ödeme emrini borçluya usulüne uygun tebliğ ettirmemek,
-
Şikâyet süresini geçirmek,
-
Şikâyet dilekçesinde ödenmeyen ayları belirtmemek,
-
Kısmi ödemeleri hesaba katmamak,
-
Nafakanın yıllık artış oranını yanlış uygulamak,
-
Elden yapılan ödemeler için makbuz almamak,
-
Banka transferine açıklama yazmamak,
-
Çocuğa alınan hediyeyi nafaka yerine saymak,
-
İşsiz kalınca nafakanın kendiliğinden sona erdiğini düşünmek,
-
Azaltma davası açınca icra takibinin otomatik duracağını sanmak,
-
Tazyik hapsinin nafaka borcunu ortadan kaldırdığını düşünmek,
-
Mahkeme kararı olmadan ödemeyi azaltmak,
-
Şikâyetten vazgeçmenin icra alacağını da sildiğini varsaymak.
⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Nafaka Alacaklısı Bakımından
-
Ödenmeyen her ay ayrı ayrı kaydedilmelidir.
-
Karardaki yıllık artış hükmü doğru uygulanmalıdır.
-
İcra takibi geciktirilmemelidir.
-
Tebligatın usulüne uygun yapıldığı kontrol edilmelidir.
-
Tazyik hapsi için üç aylık şikâyet süresi kaçırılmamalıdır.
-
Birikmiş borç ile cari nafaka ayrı hesaplanmalıdır.
-
Kısmi ödemeler dürüst biçimde hesaba katılmalıdır.
Nafaka Borçlusu Bakımından
-
Ödemeler banka aracılığıyla ve açıklamalı yapılmalıdır.
-
Elden ödeme yapılıyorsa imzalı makbuz alınmalıdır.
-
Gelir kaybı hâlinde tek taraflı kesinti yapılmamalıdır.
-
Azaltma veya kaldırma davası gecikmeden açılmalıdır.
-
İcra ve ödeme emirleri görmezden gelinmemelidir.
-
Ödeme belgeleri hem icra hem icra ceza dosyasına sunulmalıdır.
-
Çocuk için yapılan ek harcamaların otomatik mahsup edileceği varsayılmamalıdır.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Nafaka alacağının tahsili, yalnızca icra dosyası açılmasından ibaret değildir. Kararın niteliğine göre takip türünün seçilmesi, birikmiş ve cari nafakanın ayrılması, artış oranlarının doğru hesaplanması ve tebligatın usulüne uygun yapılması gerekir.
Tazyik hapsi şikâyetinde ise;
-
Şikâyet konusu ayların belirlenmesi,
-
Cari nafaka şartının kontrol edilmesi,
-
Üç aylık ve bir yıllık sürelerin hesaplanması,
-
Kısmi ödemelerin değerlendirilmesi,
-
Azaltma veya kaldırma davasının etkisi
ayrıca incelenmelidir.
Yanlış takip türü seçilmesi veya şikâyet süresinin geçirilmesi hak kaybına yol açabilir. Nafaka borçlusu bakımından ise mahkeme kararı olmadan ödemenin durdurulması, icra giderlerinin artmasına ve tazyik hapsi riski doğmasına neden olabilir.
Bu nedenle sürecin aile hukuku ile icra ve iflas hukuku alanlarında deneyimli bir avukat tarafından birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
Hukuki Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, mütalaa veya belirli bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliğinde değildir. Mevzuat ve yargı uygulamaları zaman içerisinde değişebilir. Her somut olay; nafaka kararının türü, kesinleşme durumu, icra takibi, tebligat tarihi, ödenmeyen aylar ve yapılan ödemeler çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yalnızca bu içeriğe dayanılarak icra veya şikâyet işlemi yapılmamalı; kişisel hukuki durum için bir avukattan destek alınmalıdır.