Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi Nedir?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, eşlerin evlilik devam ederken kendi malvarlıkları üzerindeki yönetim ve tasarruf yetkilerini korudukları; ancak rejim sona erdiğinde aile yaşamına tahsis edilen bazı mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almak amacıyla yapılan yatırımların paylaşılabildiği seçimlik bir mal rejimidir.
Bu sistem, klasik mal ayrılığı ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasında kendine özgü bir yapı oluşturur. Evlilik sırasında her eş kendi malının sahibi olmaya devam eder ve kendi borçlarından sorumlu olur. Buna karşılık, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ile ekonomik geleceği güvence altına alan yatırımlar, kanundaki şartların oluşması hâlinde rejim sona erdiğinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır.
Paylaşmalı mal ayrılığı, eşlerin herhangi bir işlem yapmaması hâlinde kendiliğinden uygulanan yasal mal rejimi değildir. Eşlerin bu rejimi, kanuni şekle uygun bir mal rejimi sözleşmesiyle seçmeleri gerekir.
Paylaşmalı Mal Ayrılığının Hukuki Dayanağı
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 244 ila 255. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunda sırasıyla;
-
Malların yönetimi ve mülkiyeti,
-
Bir malın kime ait olduğunun ispatı,
-
Borçlardan sorumluluk,
-
Mal rejiminin sona erme zamanı,
-
Malların geri alınması,
-
Katkıdan doğan haklar,
-
Aileye özgülenen malların paylaşılması,
-
Paylaşmayı azaltmak amacıyla yapılan işlemler,
-
Zina veya hayata kastın paylaşıma etkisi,
-
Paylaştırma yöntemi,
-
Aile konutu ve ev eşyası
hakkında özel hükümler yer almaktadır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi Nasıl Seçilir?
Eşler paylaşmalı mal ayrılığı rejimini evlenmeden önce veya evlilik devam ederken mal rejimi sözleşmesiyle seçebilir. Mal rejimi sözleşmesinin noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılması gerekir. Eşlerin kendi aralarında hazırladıkları ve noterlik işlemi yapılmayan sıradan bir belge, kanunda öngörülen şekli taşımıyorsa geçerli bir mal rejimi sözleşmesi oluşturmayabilir.
Evlilik devam ederken paylaşmalı mal ayrılığına geçilmesi, önceki mal rejimi döneminde doğmuş hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Önceki dönemde geçerli olan edinilmiş mallara katılma veya başka bir rejimin, sona erdiği tarihe kadar ayrıca tasfiye edilmesi gerekebilir.
Bu nedenle sözleşmede yalnızca yeni rejimin adı değil;
-
Yeni rejimin hangi tarihten itibaren uygulanacağı,
-
Önceki dönemde edinilmiş malların durumu,
-
Mevcut borçların nasıl değerlendirileceği,
-
Tarafların sahip olduğu malların listesi,
-
Geçmiş dönemde doğmuş alacakların tasfiye edilip edilmediği
açık biçimde düzenlenmelidir.
Evlilik Sırasında Malların Yönetimi Kime Aittir?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlamalar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde;
-
Yönetim,
-
Yararlanma,
-
Tasarruf
haklarını korur.
Bir eş kendi adına kayıtlı taşınmazı yönetebilir, banka hesabındaki birikimleri kullanabilir ve malvarlığı üzerinde işlem yapabilir. Bununla birlikte aile konutuna ilişkin sınırlamalar, diğer eşin haklarını azaltmak amacıyla yapılan karşılıksız devirler ve kanunda düzenlenen diğer koruyucu hükümler saklıdır.
Bu rejimin uygulanması, evlilik içerisindeki bütün malların eşlerin ortak mülkiyetine geçtiği anlamına gelmez. Ortaklık, esas olarak rejimin sona ermesinde kanunda paylaşma konusu kabul edilen belirli mal grupları bakımından ortaya çıkar.
Malların Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?
Belirli bir malın kendisine ait olduğunu ileri süren eş, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Bir malın eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemiyorsa, o mal eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir.
Mülkiyetin ispatında özellikle şu belgeler kullanılabilir:
-
Tapu ve araç tescil kayıtları,
-
Satış sözleşmeleri,
-
Fatura ve ödeme belgeleri,
-
Banka hesap hareketleri,
-
Kredi sözleşmeleri,
-
Miras ve bağış belgeleri,
-
Şirket ve ticaret sicili kayıtları,
-
Sigorta ve vergi kayıtları,
-
Hukuka uygun mesaj ve yazışmalar,
-
Tanık anlatımları.
Malın bir eş adına kayıtlı olması güçlü bir delil olmakla birlikte, diğer eşin paylı mülkiyet, katkı veya aileye özgülenen mal iddiaları varsa işlemin ekonomik ve hukuki arka planı ayrıca incelenebilir.
Eşlerin Borçlarından Kim Sorumludur?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde her eş, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. Evlilik ve seçilen mal rejimi, bir eşin kişisel veya ticari borçlarından diğer eşi kendiliğinden sorumlu hâle getirmez.
Ancak;
-
Eşlerin birlikte borç altına girmesi,
-
Bir eşin diğerine kefil olması,
-
Ortak kredi kullanılması,
-
Aile ihtiyaçları için temsil yetkisi kapsamında işlem yapılması,
-
Birlikte sahip olunan mallar üzerinde teminat kurulması
hâllerinde sorumluluk ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle mal ayrılığı kavramı ile borç ilişkisinden doğan müşterek veya müteselsil sorumluluk birbirine karıştırılmamalıdır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi Ne Zaman Sona Erer?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi;
-
Eşlerden birinin ölümü,
-
Başka bir mal rejiminin kabul edilmesi,
-
Boşanma,
-
Evliliğin iptali,
-
Mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi
hâllerinde sona erebilir.
Boşanma, evliliğin iptali veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçilmesi hâlinde rejim, kararın kesinleştiği tarihten değil, ilgili davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer.
Bu tarih önemlidir. Çünkü aileye özgülenmiş malların ve ekonomik yatırımların paylaşma hesabına girip girmediği belirlenirken, malın rejim devam ederken edinilmiş olması gerekir.
Rejim Sona Erdiğinde Her Eş Kendi Mallarını Geri Alabilir mi?
Evet. Tasfiye sırasında her eş, diğer eşte bulunan kendisine ait malları geri alabilir.
Eşlerin paylı mülkiyetinde bulunan bir mal bakımından ise üstün yararı olduğunu ispatlayan eş, diğer eşin payının ödeme tarihindeki karşılığını ödemek şartıyla malın tamamının kendisine verilmesini isteyebilir.
Örneğin çocuklarla birlikte aile konutunda yaşamaya devam eden eş, diğer şartlar da bulunuyorsa konutun kendi adına özgülenmesini talep edebilir. Bunun için;
-
Üstün yararın bulunması,
-
Diğer eşin payının ödenebilmesi,
-
Talebin hakkaniyete uygun olması
gerekir.
Paylaştırma Dışında Kalan Mala Katkı Yapılmışsa Ne Olur?
Eşlerden biri, diğer eşe ait olup paylaşma dışında kalan bir malın;
-
Edinilmesine,
-
İyileştirilmesine,
-
Korunmasına
hiç karşılık almadan veya uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş olabilir.
Bu durumda katkıda bulunan eş, mal rejimi sona erdiğinde katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel talep edebilir. Aynı hak, paylaşma dışında kalan malın yerine geçen değerler bakımından da geçerlidir.
Örneğin eşlerden birinin miras yoluyla kazandığı ve bu nedenle paylaşma dışında kalan konutun kapsamlı tadilatı diğer eşin kişisel parasıyla yapılmışsa, katkıda bulunan eş katkısının karşılığını isteyebilir.
Katkının;
-
Hangi mal için yapıldığı,
-
Miktarı,
-
Kaynağı,
-
Malın değerine etkisi,
-
Karşılığında bir bedel alınıp alınmadığı
ispatlanmalıdır.
Hangi Mallar Eşit Olarak Paylaşılır?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin ayırt edici özelliği, aileye özgülenen malların paylaşılmasıdır.
Rejimin kurulmasından sonra eşlerden biri tarafından edinilmiş;
-
Ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına tahsis edilen mallar,
-
Ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar,
-
Bu malların veya yatırımların yerine geçen değerler
rejim sona erdiğinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Paylaştırma sırasında işletmelerin ekonomik bütünlüğü korunur.
Somut olayın koşullarına göre;
-
Aile konutu,
-
Ortak kullanılan ev eşyaları,
-
Ailenin sürekli kullanımına tahsis edilmiş araç,
-
Ailenin geleceği için yapılan uzun vadeli birikimler,
-
Barınma veya çocukların geleceği amacıyla yapılan yatırımlar
bu kapsamda değerlendirilebilir.
Ancak evlilik sırasında edinilen her malın otomatik olarak eşit paylaşılacağı düşünülmemelidir. Malın gerçekten ailenin ortak kullanımına veya ekonomik geleceğine özgülenip özgülenmediği araştırılır.
Hangi Mallar Paylaştırma Dışında Kalır?
Kanun bazı malvarlığı değerlerini paylaşma kuralının dışında bırakmıştır.
Bunlar özellikle;
-
Manevi tazminat alacakları,
-
Miras yoluyla edinilen mallar,
-
Bağış ve diğer karşılıksız kazandırmalar
olarak sayılmıştır.
Karşılıksız kazandırmada bulunan kişinin açık iradesinden aksi anlaşılmıyorsa, bağış veya ölüme bağlı tasarrufla edinilen değerler eşit paylaşma kapsamına girmez.
Bu malların kendisi paylaşılmasa da diğer eşin mala yaptığı somut katkı nedeniyle katkıdan doğan bedel alacağı gündeme gelebilir.
Miras Kalan Evin Kira Geliri Paylaşılır mı?
Kanunda miras yoluyla edinilen malın paylaşma dışında kalacağı açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık miras malından elde edilen gelirlerin hangi kapsamda değerlendirileceği, sözleşmenin içeriği ve gelirin aile ekonomik geleceğine tahsis edilip edilmediğine göre ayrıca incelenmelidir.
Örneğin miras kalan konut kişisel nitelikte kalabilir; ancak kira gelirinin aile için açılmış bir yatırım hesabına aktarılması ve ailenin ekonomik geleceğine özgülenmesi, tasfiye sırasında farklı bir değerlendirmeye yol açabilir.
Bu nedenle miras malının kendisi ile bu maldan elde edilen ve sonradan kullanılan gelir birbirinden ayrılmalıdır.
Mal Kaçırmak Amacıyla Yapılan Devirler
Eşlerden biri, diğer eşin paylaşma payını azaltmak amacıyla paylaşma öncesinde bir malı karşılıksız olarak üçüncü kişiye devredebilir.
Böyle bir durumda hâkim, diğer eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun biçimde belirler. Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların payı azaltma kastıyla yapıldığı varsayılır.
Örneğin eşlerden birinin boşanma sürecinden kısa süre önce aile için alınmış taşınmazı bedelsiz olarak kardeşine devretmesi, paylaşmaya aykırı işlem iddiasına konu olabilir.
Mahkeme kararı, davanın üçüncü kişiye ihbar edilmiş olması şartıyla, karşılıksız kazandırmadan yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir.
Her Bağış Payı Azaltma Amacı Taşır mı?
Hayır. Aile yaşamında olağan kabul edilebilecek doğum günü, düğün veya benzeri hediyeler paylaşmaya aykırı davranış kapsamında değerlendirilmez.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde yapılan olağan dışı karşılıksız kazandırmalar bakımından kanuni bir karine bulunmaktadır. Bir yıldan daha eski işlemlerde ise payı azaltma kastının delillerle ispatlanması gerekebilir.
Devrin;
-
Kime yapıldığı,
-
Bedelli veya bedelsiz olduğu,
-
Piyasa değerine uygunluğu,
-
Boşanma süreciyle zaman ilişkisi,
-
Devir sonrasında malı kimin kullandığı
birlikte değerlendirilir.
Zina veya Hayata Kast Paylaşımı Etkiler mi?
Evliliğin zina veya hayata kast nedeniyle sona ermesi hâlinde hâkim, kusurlu eşin paylaşma payını hakkaniyete uygun şekilde azaltabilir veya tamamen kaldırabilir.
Bu özel yaptırım;
-
Her kusurlu davranışta,
-
Hakaret nedeniyle boşanmada,
-
Psikolojik şiddette,
-
Güven sarsıcı davranışta,
-
Genel boşanma sebebinde
kendiliğinden uygulanmaz.
Boşanmanın zina veya hayata kast hukuki sebebine dayanması ve bu sebep yönünden karar verilmesi gerekir. Hâkimin payı azaltması da otomatik değildir; somut olay ve hakkaniyet ayrıca değerlendirilir.
Paylaştırma Nasıl Yapılır?
Paylaştırmanın malın kendisi üzerinden, yani aynen yapılması asıldır. Aynen paylaşım mümkün değilse, eşlerden birinin diğerine bedel ödemesi yoluyla paylar denkleştirilir.
Hesaplama yapılırken;
-
Malın tasfiye tarihindeki piyasa değeri,
-
Malın edinilmesinden kaynaklanan borçlar,
-
Eşlerin mevcut payları,
-
Katkıdan doğan alacaklar,
-
Paylaşmayı azaltan karşılıksız devirler
dikkate alınır.
Eşlerden birinin ödemesi gereken denkleştirme bedelinin hemen ödenmesi ciddi ekonomik güçlük yaratacaksa, mahkemeden uygun bir ödeme süresi talep edilebilir.
Aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden itibaren denkleştirme bedeline faiz işler. Gerekli koşullarda borçlu eşten teminat göstermesi de istenebilir.
Aile Konutu Kime Bırakılır?
Boşanma veya evliliğin iptali hâlinde, eşit paylaşma konusu olan aile konutunda hangi eşin kalacağı ve ev eşyalarını kimin kullanacağı konusunda eşler anlaşabilir.
Anlaşma sağlanamazsa hâkim;
-
Olayın özelliklerini,
-
Eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını,
-
Çocukların menfaatlerini,
-
Barınma ihtiyaçlarını,
-
Tarafların konutla ilişkisini
değerlendirerek aile konutunda kalma ve ev eşyasını kullanma hakkının hangi eşe verileceğine karar verebilir. Hâkim kullanım süresini belirler ve gerektiğinde hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini sağlar.
Bu düzenleme, taşınmazın mülkiyetinin her durumda konutta kalan eşe geçirileceği anlamına gelmez. Mülkiyet ile belirli süreli kullanma veya konutta kalma hakkı birbirinden farklıdır.
Aile Konutu Kiralıksa Ne Olur?
Eşler aile konutunda kiracı olarak yaşıyorsa ve kira sözleşmesi yalnızca eşlerden biri adına düzenlenmişse, hâkim gerekli gördüğünde kiracı sıfatı bulunmayan eşin konutta kalmasına karar verebilir.
Bu durumda kiraya verenin sözleşmeden doğan haklarını güvence altına alacak düzenlemeler de boşanma veya iptal kararıyla birlikte yapılır.
Bu hüküm özellikle çocuklarla konutta kalmaya devam eden eşin barınma düzeninin korunmasını sağlayabilir.
Eşlerden Birinin Ölümü Hâlinde Aile Konutu
Eşlerden birinin ölmesi hâlinde, paylaşma konusu mallar arasında aile konutu veya ev eşyası bulunuyorsa sağ kalan eş, miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve yetmezse ek bedel ödemek suretiyle bunlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını talep edebilir.
Haklı nedenler varsa mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı verilmesine de karar verilebilir.
Bununla birlikte konutun, miras bırakanın mesleğini yürüttüğü ve altsoyundan birinin aynı mesleği devam ettirmesi için gerekli olan bölümleri bakımından özel sınırlamalar bulunmaktadır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı ile Mal Ayrılığı Arasındaki Fark
İki rejimde de her eş kendi malvarlığını yönetir ve kendi borçlarından sorumludur. Temel fark, rejim sona erdiğinde ortaya çıkar.
Mal Ayrılığı Rejiminde
-
Her eş kural olarak kendi malını korur.
-
Aileye özgülenen mallar için genel bir eşit paylaşma sistemi bulunmaz.
-
Somut katkılar ayrıca ispatlanmalıdır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığında
-
Her eş evlilik sırasında kendi malını yönetir.
-
Aileye ortak kullanım için özgülenen mallar paylaşılır.
-
Ailenin ekonomik geleceğini güvence altına alan yatırımlar paylaşılabilir.
-
Paylaşma aynen yapılabilir.
-
Aile konutu ve ev eşyası hakkında özel hükümler uygulanır.
Bu nedenle paylaşmalı mal ayrılığı, klasik mal ayrılığından daha güçlü bir aile malları koruması içerir.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı ile Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Arasındaki Fark
Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin edinilmiş malları üzerinden artık değer ve katılma alacağı hesabı yapılır. Evlilik süresince emek karşılığı edinilen malların önemli bölümü hesaplamaya dâhil olabilir.
Paylaşmalı mal ayrılığında ise her mal değil, özellikle;
-
Aileye ortak kullanım için özgülenmiş mallar,
-
Ailenin ekonomik geleceğini güvence altına alan yatırımlar
eşit paylaşılır.
Ayrıca paylaşmalı mal ayrılığında malın aynen paylaşılması esastır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde ise sonuç çoğunlukla parasal katılma alacağı şeklinde ortaya çıkar.
Çalışmayan Eş Pay Alabilir mi?
Evet. Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aileye ortak kullanım için tahsis edilen malın yalnızca bir eşin geliriyle alınmış olması, diğer eşin kanuni paylaşma hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Malın;
-
Rejimin kurulmasından sonra edinilmiş olması,
-
Aileye ortak kullanım amacıyla tahsis edilmesi,
-
Kanundaki paylaşma dışı mal gruplarından olmaması
önemlidir.
Bu nedenle ev işleriyle ve çocukların bakımıyla ilgilenen eş de aileye özgülenmiş malların paylaşılmasını talep edebilir.
İşletmeler Nasıl Paylaşılır?
Kanun, paylaşma sırasında işletmelerin ekonomik bütünlüğünün korunmasını öngörmektedir. Bir işletmenin makinelerinin, taşınmazlarının veya diğer temel unsurlarının bölünmesi işletmenin faaliyetini imkânsız hâle getirecekse, aynen paylaşma yerine bedel ödenmesi veya farklı denkleştirme yöntemleri uygulanabilir.
Mahkeme veya bilirkişi;
-
İşletmenin bütün hâlindeki değerini,
-
Malların işletme açısından zorunlu olup olmadığını,
-
Eşlerin işletmedeki katkısını,
-
Borçları,
-
İşletmenin devamlılığını
birlikte değerlendirebilir.
Hangi Deliller Kullanılabilir?
Paylaşmalı mal ayrılığının tasfiyesinde kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:
-
Mal rejimi sözleşmesi,
-
Tapu ve araç kayıtları,
-
Banka hesap hareketleri,
-
Kredi sözleşmeleri,
-
Fatura ve ödeme belgeleri,
-
Şirket ve ticaret sicili kayıtları,
-
Miras ve bağış belgeleri,
-
Kira sözleşmeleri,
-
Sigorta ve vergi kayıtları,
-
Devir ve satış sözleşmeleri,
-
Aile kullanımını gösteren belgeler,
-
Tanık beyanları,
-
Bilirkişi ve değerleme raporları,
-
Hukuka uygun mesaj ve yazışmalar.
Malın yalnızca kim adına kayıtlı olduğu değil, hangi amaçla edinildiği ve aile yaşamında nasıl kullanıldığı da önem taşıyabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin tasfiyesinden doğan davalarda görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Yetkili mahkeme, mal rejiminin sona erme nedenine göre belirlenir:
-
Ölüm hâlinde ölen eşin son yerleşim yeri,
-
Boşanma veya evliliğin iptalinde bu davalarda yetkili mahkeme,
-
Diğer hâllerde davalı eşin yerleşim yeri.
Tasfiye davası boşanma devam ederken açılabilir; ancak boşanma kesinleşmeden tasfiye hakkında nihai karar verilmesi mümkün olmayabilir.
⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde şu hatalardan kaçınılmalıdır:
-
Bu rejimin sözleşme olmadan kendiliğinden uygulandığını düşünmek,
-
Evlilik sırasında edinilen her malın eşit paylaşılacağını sanmak,
-
Malın aileye özgülenme amacını araştırmamak,
-
Klasik mal ayrılığı ile paylaşmalı mal ayrılığını aynı rejim kabul etmek,
-
Miras ve bağış yoluyla edinilen malları paylaşma hesabına otomatik olarak katmak,
-
Paylaşma dışı mala yapılan katkıyı belgelendirmemek,
-
Malın yalnızca diğer eş adına kayıtlı olmasını hak kaybı nedeni saymak,
-
Mal rejiminin sona erme tarihini yanlış belirlemek,
-
Boşanma davasından sonra edinilen malları otomatik olarak paylaşmaya dâhil etmek,
-
Karşılıksız devir ve bağışları zamanında araştırmamak,
-
Son bir yıl içindeki olağan dışı kazandırmaları gözden kaçırmak,
-
Zina dışındaki bütün kusurların paylaşma payını kaldıracağını düşünmek,
-
İşletmenin ekonomik bütünlüğünü dikkate almadan aynen paylaşma talep etmek,
-
Aile konutunun kullanım hakkı ile mülkiyetini birbirine karıştırmak,
-
Mal rejimi sözleşmesindeki özel düzenlemeleri incelememek.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, uygulamada diğer mal rejimlerine göre daha az tercih edildiğinden, tasfiye sırasında hangi malların aileye özgülenmiş sayılacağı ve hangi yatırımların ekonomik geleceği güvence altına aldığı konusunda ayrıntılı yorum gerekebilir.
Malın edinilme amacı, fiilî kullanımı, borçları, üçüncü kişilere yapılan devirler ve diğer eşin katkıları birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış mal rejimi hükümlerinin uygulanması veya paylaşma dışı malların hesaba katılması önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Bu nedenle mal rejimi sözleşmesinin, malvarlığı kayıtlarının ve tasfiye taleplerinin aile hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından incelenmesi önem taşımaktadır.
Hukuki Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık, mütalaa veya belirli bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliğinde değildir. Mevzuat ve yargı uygulamaları zaman içerisinde değişebilir. Her somut olay; mal rejimi sözleşmesinin içeriği, malların edinilme tarihi, kullanım amacı, finansman kaynağı ve mevcut deliller çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Yalnızca bu metne dayanılarak işlem yapılmamalı; kişisel hukuki durum için bir avukattan destek alınmalıdır.