Uzaklaştırma Kararı İhlal Edilirse Ne Olur?
6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma, yaklaşmama veya iletişim kurmama kararına aykırı davranılması hâlinde aile mahkemesi tarafından zorlama hapsine karar verilebilir. İlk ihlalde, ihlalin niteliğine ve ağırlığına göre üç günden on güne kadar; tekrar eden ihlallerde ise her defasında on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
Tedbir kararının ihlali aynı zamanda tehdit, hakaret, yaralama, mala zarar verme veya ısrarlı takip gibi bir suç oluşturuyorsa zorlama hapsinden bağımsız olarak ceza soruşturması da yürütülebilir.
Hangi Davranışlar Uzaklaştırma Kararının İhlali Sayılır?
İhlalin kapsamı, mahkeme veya yetkili merci tarafından verilen kararın tam metnine göre belirlenir. Her uzaklaştırma kararı aynı yasakları içermeyebilir.
Kararda yer alan hükümlere göre şu davranışlar ihlal oluşturabilir:
-
Korunan kişinin konutuna, iş yerine veya okuluna yaklaşmak,
-
Ortak konuttan çıkarıldığı hâlde tekrar eve girmek,
-
Telefonla aramak veya mesaj göndermek,
-
WhatsApp, e-posta veya sosyal medya üzerinden iletişim kurmak,
-
Sahte hesap ya da farklı telefon numarası kullanmak,
-
Ortak tanıdıklar aracılığıyla mesaj göndermek,
-
Korunan kişiyi takip etmek veya bulunduğu yerde beklemek,
-
Hakaret, tehdit veya baskı içeren paylaşım yapmak,
-
Mahkemenin belirlediği yaklaşmama mesafesini aşmak,
-
Teslim edilmesine karar verilen silahı kolluğa vermemek,
-
Kararla öngörülen muayene veya tedavi programına katılmamak.
Tedbirlerden yalnızca birinin ihlal edilmesi de zorlama hapsi için yeterli olabilir. Bütün yasakların birlikte ihlal edilmesi gerekmez.
Sosyal Medyadan Mesaj Göndermek İhlal Sayılır mı?
Kararda korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme veya doğrudan ve dolaylı iletişim kurmama yükümlülüğü bulunuyorsa sosyal medya üzerinden gönderilen mesajlar da ihlal oluşturabilir.
Kişinin kendi hesabından mesaj göndermesi ile sınırlı bir değerlendirme yapılmaz. Sahte hesap açılması, ortak arkadaş aracılığıyla haber gönderilmesi, çocuğun mesaj iletmek için kullanılması veya korunan kişiyi hedef alan paylaşımlar da kararın kapsamına göre dolaylı iletişim olarak değerlendirilebilir.
Yalnızca paylaşım yapılması her durumda ihlal anlamına gelmez. Paylaşımın korunan kişiyi hedefleyip hedeflemediği, tehdit veya baskı içerip içermediği ve tedbir kararındaki yasağın kapsamı birlikte incelenir.
Korunan Kişi İletişim Kurarsa Karar Kalkar mı?
Hayır. Korunan kişinin telefon açması, mesaj göndermesi veya görüşmek istemesi tedbir kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Hakkında tedbir bulunan kişi, karar kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar karardaki yükümlülüklere uymak zorundadır. Korunan kişinin rızası bulunduğu düşünülse bile doğrudan iletişim kurulması daha sonra ihlal iddiasına konu olabilir.
Tarafların çocuk teslimi, eşya alınması veya zorunlu başka bir nedenle iletişim kurması gerekiyorsa bu süreç;
-
Avukatlar,
-
Kolluk birimleri,
-
Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü,
-
ŞÖNİM,
-
Mahkemece belirlenen üçüncü kişi
aracılığıyla yürütülmelidir.
Kararın artık gerekli olmadığı düşünülüyorsa kişisel değerlendirmeyle karara aykırı davranmak yerine aile mahkemesinden kaldırılması veya değiştirilmesi talep edilmelidir.
İhlal Gerçekleştiğinde Nereye Başvurulmalıdır?
Uzaklaştırma kararının ihlal edilmesi hâlinde gecikmeden en yakın polis veya jandarma birimine başvurulabilir. Acil tehlike bulunuyorsa 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Başvuru sırasında;
-
Tedbir kararının dosya ve karar numarası,
-
İhlalin gerçekleştiği tarih ve saat,
-
İhlalin nerede gerçekleştiği,
-
Hangi tedbir hükmünün ihlal edildiği,
-
Varsa tanıkların bilgileri,
-
Mesaj, arama veya görüntü kayıtları
açıkça belirtilmelidir.
Kolluk görevlilerinden olayın ve sunulan delillerin tutanağa geçirilmesi istenmelidir. İhlal bilgisi Cumhuriyet başsavcılığına ve ilgili aile mahkemesine ulaştırılarak zorlama hapsi yönünden değerlendirme yapılabilir.
ŞÖNİM de verilen tedbir kararlarının uygulanmasını izleme, veri toplama ve gerekli başvuruları yapma görevine sahiptir.
İhlal Nasıl İspatlanabilir?
Uzaklaştırma kararının ihlal edildiğini ileri süren kişinin mümkün olan delilleri koruması önemlidir. Özellikle şu kayıtlar kullanılabilir:
-
WhatsApp, SMS ve sosyal medya mesajları,
-
Telefon arama kayıtları,
-
Güvenlik kamerası görüntüleri,
-
Apartman veya iş yeri giriş kayıtları,
-
Konum ve seyahat bilgileri,
-
Kolluk tutanakları,
-
Elektronik kelepçe ihlal kayıtları,
-
Tanık anlatımları,
-
Fotoğraf ve video kayıtları,
-
Araç plaka veya geçiş kayıtları.
Ekran görüntülerinde kullanıcı adı, telefon numarası, tarih ve saat bilgilerinin görünmesi gerekir. Mesajların yalnızca belirli bölümlerini gösteren kırpılmış görüntüler yerine konuşmanın bağlamını koruyan kayıtların saklanması daha güvenlidir.
Fiziksel takip veya yaklaşma söz konusuysa kişi kendisini tehlikeye atarak görüntü almaya çalışmamalı; öncelikle güvenli bir yere geçerek kolluğa başvurmalıdır.
Zorlama Hapsi Ne Kadardır?
Tedbir kararını ilk defa ihlal eden kişi hakkında, ihlalin niteliği ve ağırlığı dikkate alınarak üç günden on güne kadar zorlama hapsine karar verilebilir.
Tedbirin tekrar ihlal edilmesi hâlinde her yeni ihlal için on beş günden otuz güne kadar zorlama hapsi uygulanabilir. Verilen zorlama hapislerinin toplamı altı ayı aşamaz.
Örneğin korunan kişiye tek bir mesaj gönderilmesi ile ortak konuta zorla girilmesi, uzun süre takip edilmesi veya tehditte bulunulması aynı ağırlıkta değerlendirilmez. Hâkim ihlal edilen hükmü, davranışın süresini, tekrarlanmasını ve doğurduğu tehlikeyi dikkate alır.
Zorlama Hapsi Adli Sicile İşlenir mi?
Zorlama hapsi teknik anlamda bir ceza mahkûmiyeti değildir. Uygulama Yönetmeliğine göre zorlama hapsi kararları;
-
Adli sicil kaydına işlenmez,
-
Ceza hukukundaki tekerrüre esas olmaz,
-
Koşullu salıverilme hükümlerine tabi değildir.
Karar Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir.
Bununla birlikte ihlal davranışı ayrıca suç oluşturuyorsa bu suç nedeniyle verilecek ceza mahkûmiyeti adli sicil bakımından farklı sonuç doğurabilir.
İhlal Aynı Zamanda Suç Oluşturursa Ne Olur?
6284 sayılı Kanun, ihlal davranışı ayrıca suç oluştursa bile zorlama hapsine karar verilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle aynı olay iki ayrı hukuki sürece konu olabilir:
-
Tedbir kararının ihlali nedeniyle aile mahkemesinde zorlama hapsi,
-
Tehdit, hakaret, yaralama, ısrarlı takip veya başka bir suç nedeniyle ceza soruşturması.
Örneğin hakkında yaklaşmama kararı bulunan kişinin korunan kişinin evine giderek tehditte bulunması hem uzaklaştırma kararının ihlali hem de tehdit suçu bakımından değerlendirilebilir.
Zorlama hapsi uygulanmış olması ceza soruşturmasını engellemez. Aynı şekilde ceza soruşturmasının başlaması da tedbir ihlalinin ayrıca incelenmesine engel değildir.
Karar Tebliğ Edilmemişse Zorlama Hapsi Verilebilir mi?
Tedbir kararının henüz tebliğ edilmemiş olması kararın uygulanmasına engel değildir. Kolluk, karar kendisine ulaştığında uzaklaştırma ve yaklaşmama hükümlerini uygulayabilir.
Ancak zorlama hapsine karar verilebilmesi için hakkında tedbir bulunan kişiye, ihlal hâlinde zorlama hapsi uygulanabileceğine ilişkin ihtarın da yer aldığı kararın tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir.
Bu nedenle ihlal değerlendirmesinde;
-
Kararın ne zaman verildiği,
-
Kişiye ne zaman ve nasıl bildirildiği,
-
Zorlama hapsi ihtarının bulunup bulunmadığı,
-
İhlalin bildirimden önce mi sonra mı gerçekleştiği
kontrol edilir.
Kararın uygulanabilir olması ile zorlama hapsinin koşullarının oluşması bu bakımdan birbirinden ayrılmalıdır.
Zorlama Hapsi Kararı Duruşmalı mı Verilir?
Zorlama hapsi hakkında kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karar verilebilir. Hâkim gerekli görürse korunan kişiyi, hakkında tedbir bulunan kişiyi veya diğer ilgilileri dinleyebilir.
İhlal iddiasına karşı savunma yapılırken yalnızca olayın inkâr edilmesi yerine;
-
İhlalin gerçekleşmediğini gösteren kayıtlar,
-
Kararın kapsamı,
-
Tebliğ tarihi,
-
Kişinin olay tarihinde bulunduğu yer,
-
Mesaj veya hesabın kendisine ait olmadığı iddiası,
-
Kararın yanlış yorumlandığına ilişkin hususlar
somut belgelerle açıklanmalıdır.
Zorlama Hapsi Kararına İtiraz Edilebilir mi?
Zorlama hapsi kararına karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını kural olarak bir hafta içinde verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir.
İtirazda özellikle;
-
Tedbir kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği,
-
Zorlama hapsi ihtarının bulunmadığı,
-
İhlalin gerçekleşmediği,
-
İhlalin yanlış kişiye isnat edildiği,
-
Sunulan delillerin güvenilir olmadığı,
-
Davranışın tedbir kapsamına girmediği
ileri sürülebilir.
İtiraz, mevcut tedbir kararını kendiliğinden kaldırmaz. Uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı süresi devam ettiği müddetçe karar hükümlerine uyulmalıdır.
Elektronik Kelepçe İhlal Edilirse Ne Olur?
Hâkim kararıyla teknik araç ve yöntemlerden yararlanılarak elektronik izleme uygulanabilir. Şiddet uygulayan kişinin mahkemece belirlenen yaklaşmama mesafesini ihlal etmesi hâlinde sistem uyarı verebilir.
İzleme personeli kolluğu bilgilendirerek korunan kişinin güvenli alana alınmasını sağlayabilir. Tespit edilen yaklaşma ihlali, zorlama hapsi talebi bakımından ilgili mercilere bildirilebilir.
Elektronik izleme cihazını çıkarmak, zarar vermek veya sinyalin çalışmasını engellemeye çalışmak da tedbirin niteliğine göre ayrıca ihlal oluşturabilir.
İhlalden Sonra Tedbirin Süresi Uzatılabilir mi?
Evet. Tedbir kararının ihlal edilmesi, şiddet tehlikesinin devam ettiğini gösteren önemli bir olgudur. Korunan kişi mevcut karar sona ermeden önce;
-
Tedbir süresinin uzatılmasını,
-
Yaklaşma mesafesinin artırılmasını,
-
Yeni yerlere yaklaşmama tedbiri eklenmesini,
-
İletişim yasağının genişletilmesini,
-
Elektronik izleme uygulanmasını,
-
Çocukla kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını
talep edebilir.
Mahkeme, ihlal kayıtları ve güncel risk durumu doğrultusunda mevcut tedbirleri değiştirebilir veya aynen devam ettirebilir.
Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tedbir ihlalinin sonuçları; kararın kapsamına, tebliğ durumuna, ihlalin ağırlığına ve mevcut delillere göre değişebilir. Acil tehlike hâlinde güvenli bir yere geçilerek 112 Acil Çağrı Merkezine veya en yakın kolluk birimine başvurulmalıdır. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.