Uzaklaştırma Kararı Varken Çocukla Görüşme Nasıl Yapılır? | Ceviz Hukuk

Uzaklaştırma Kararı Varken Çocukla Görüşme Nasıl Yapılır?

Eşlerden biri hakkında uzaklaştırma veya yaklaşmama kararı bulunması, çocukla kişisel ilişki hakkını her durumda kendiliğinden sona erdirmez. Öncelikle tedbir kararının yalnızca diğer ebeveyni mi yoksa müşterek çocuğu da mı koruduğu incelenmelidir.

Karar yalnızca anne veya baba lehine verilmiş, çocuk hakkında ayrıca yaklaşmama ya da kişisel ilişkinin sınırlandırılması kararı bulunmuyorsa görüşme kural olarak devam edebilir. Ancak tarafların yüz yüze getirilmemesi, farklı saatlerde teslim işlemi yapılması ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması gerekir. Çocuğun da tedbir kapsamında bulunması veya kişisel ilişkinin açıkça kaldırılması hâlinde ise görüşme mevcut karar süresince uygulanamaz.

Uzaklaştırma Kararı Çocukla Görüşmeyi Otomatik Olarak Engeller mi?

Hayır. Uzaklaştırma kararının yalnızca diğer ebeveyne yaklaşmama, ortak konuttan uzaklaşma veya iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme hükümlerini içermesi, çocukla daha önce kurulmuş kişisel ilişkiyi otomatik olarak kaldırmaz.

Adalet Bakanlığının uygulama açıklamasına göre müşterek çocuk hakkında ayrıca uzaklaştırma kararı bulunmadığı durumlarda çocukla kişisel ilişki kurulmasına engel yoktur. Görüşme ve teslim işlemleri çocuk görüşme merkezinde, taraflar karşı karşıya getirilmeden, uygun zaman aralıkları belirlenerek ve güvenlik önlemleri alınarak gerçekleştirilmelidir. Aynı esas, tarafların birbirleri hakkında karşılıklı uzaklaştırma kararlarının bulunduğu durumlarda da uygulanabilir.

Bu nedenle “hakkımda uzaklaştırma kararı var, çocuğumu hiçbir şekilde göremem” veya “uzaklaştırma kararı aldım, diğer ebeveyn çocukla artık görüşemez” şeklindeki genel kabuller doğru değildir. Kararın tam metni ve çocuk yönünden ayrıca bir yasak bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Çocuk da Uzaklaştırma Kararının Kapsamındaysa Ne Olur?

Tedbir kararında şiddet uyguladığı ileri sürülen kişinin müşterek çocuğa yaklaşmamasına karar verilmişse, tedbir süresince kişisel ilişki işlemleri yerine getirilemez.

Özellikle karar;

  • Çocuğa yaklaşmama,
  • Çocuğun okuluna veya bulunduğu yerlere yaklaşmama,
  • Çocukla doğrudan ya da dolaylı iletişim kurmama,
  • Mevcut kişisel ilişkinin kaldırılması veya durdurulması

hükümlerini içeriyorsa önce bu kararın değiştirilmesi veya sona ermesi gerekir.

Adalet Bakanlığının 2025 tarihli değerlendirmesinde, çocuk lehine açık bir yaklaşmama tedbiri bulunması hâlinde kişisel ilişki kararının tedbir süresince uygulanamayacağı belirtilmektedir. Buna karşılık yalnızca anne veya baba lehine verilmiş bir tedbir, çocuk yönünden ayrıca sınırlama getirmiyorsa mevcut kişisel ilişki kararının uygulanmasına engel sayılmaz.

Mahkeme Kişisel İlişkiyi Sınırlandırabilir mi?

Evet. 6284 sayılı Kanun’un uygulama hükümlerine göre daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kararı varsa aile mahkemesi;

  • Görüşmenin refakatçi eşliğinde yapılmasına,
  • Görüşme süresinin sınırlandırılmasına,
  • Yatılı kişisel ilişkinin kaldırılmasına,
  • Görüşmenin belirli bir yerde gerçekleştirilmesine,
  • Kişisel ilişkinin geçici olarak tamamen kaldırılmasına

karar verebilir.

Mahkeme bu değerlendirmeyi şiddet riskinin niteliğine, çocuğun güvenliğine, yaşına, psikolojik durumuna ve mevcut kişisel ilişki biçimine göre yapar. 6284 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği, mevcut kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde kurulmasına, sınırlandırılmasına veya tamamen kaldırılmasına açıkça imkân tanımaktadır.

Örneğin diğer ebeveyne yönelik şiddet iddiası bulunmakla birlikte çocuk yönünden doğrudan bir risk tespit edilmemişse görüşme çocuk görüşme merkezinde ve uzman eşliğinde sürdürülebilir. Buna karşılık çocuğun da şiddete, tehdide veya ağır ihmale maruz kaldığı yönünde ciddi risk varsa kişisel ilişkinin geçici olarak kaldırılması gündeme gelebilir.

Görüşme Nerede ve Nasıl Gerçekleştirilir?

Mahkemece verilmiş kişisel ilişki kararının gönüllü şekilde uygulanmaması hâlinde hak sahibi ebeveyn, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne başvurabilir.

Çocuk teslimi ve kişisel ilişki işlemleri, çocuğun üstün yararı gözetilerek uzmanlar aracılığıyla yerine getirilir. Uzaklaştırma kararı bulunan dosyalarda uygulama genel olarak şu şekilde planlanır:

  1. Tarafların geliş ve ayrılış saatleri farklı belirlenir.
  2. Taraflar yüz yüze getirilmez.
  3. Çocuk güvenli bir görüşme merkezinde teslim edilir.
  4. Gerekirse kolluk görevlilerinden güvenlik desteği istenir.
  5. Tedbir kararındaki adres ve iletişim bilgilerinin gizliliği korunur.
  6. Çocuğun ruhsal durumunu gözetmek üzere uzman görevlendirilir.

Adalet Bakanlığının uygulama rehberinde, 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir bulunan dosyalarda kişisel ilişki işlemlerinin karar dikkate alınarak ve çocuğun örselenmesine yol açmayacak biçimde yürütülmesi gerektiği belirtilmektedir.

Uzaklaştırma Kararı Varken Ebeveynler Doğrudan İletişim Kurabilir mi?

Tedbir kararında iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme veya doğrudan ve dolaylı iletişim kurmama hükmü varsa, çocuğun teslim saatini konuşmak amacıyla dahi korunan ebeveynle doğrudan bağlantı kurulması karar ihlali iddiasına yol açabilir.

Bu nedenle teslim ve görüşme işlemleri;

  • Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü,
  • Çocuk görüşme merkezi,
  • Avukatlar,
  • ŞÖNİM,
  • Yetkili kolluk veya diğer resmî birimler

aracılığıyla yürütülmelidir.

Çocuk üzerinden mesaj göndermek, ortak tanıdıklar aracılığıyla baskı kurmak veya farklı telefon numaralarından iletişime geçmek de kararın kapsamına göre dolaylı ihlal olarak değerlendirilebilir. Çocuk, anne ve baba arasındaki iletişimin aracı hâline getirilmemelidir.

Gizlilik Kararı Varsa Çocuk Nasıl Teslim Edilir?

Korunan ebeveyn hakkında gizlilik kararı bulunması, yerleşim yeri ve iletişim bilgilerinin diğer tarafa açıklanamayacağı anlamına gelir. Ancak yalnızca ebeveyn hakkında gizlilik kararı bulunması, çocuk yönünden ayrıca yasak yoksa kişisel ilişkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu durumda Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, ilgili ŞÖNİM görevlileriyle iletişime geçerek süreci yürütür. Korunan kişinin bulunduğu yer ifşa edilmeden çocuk güvenli teslim noktasına getirilir ve kişisel ilişki kararı uygulanır.

Buna karşılık gizlilik kararı doğrudan çocuk hakkında verilmişse durum farklıdır. Adalet Bakanlığının 2025 tarihli değerlendirmesinde, müşterek çocuk hakkında gizlilik kararı bulunduğunda çocuğun bulunduğu yerin açıklanmasına yol açabilecek kişisel ilişki işlemlerinin gizlilik tedbiri devam ederken yerine getirilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Tedbir Kararı Belirsizse Ne Yapılmalıdır?

Bazı kararlarda “kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklara yaklaşmama” şeklinde bir hüküm bulunabilir. Kararın çocukla görüşmeyi engelleyip engellemediği açıkça anlaşılamıyorsa tarafların veya müdürlüğün kendi yorumuyla işlem yapması doğru değildir.

Adalet Bakanlığının güncel görüşüne göre böyle bir tereddüt bulunması hâlinde tedbir kararını veren mahkemeden açıklama istenmeli ve alınacak cevaba göre hareket edilmelidir. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, açık bir yasak bulunmadığı hâlde yalnızca yorum yoluyla kesinleşmiş kişisel ilişki kararını uygulamaktan kaçınamaz.

Önceden Kişisel İlişki Kararı Yoksa Görüşme Yapılabilir mi?

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü yeni bir görüşme takvimi oluşturma yetkisine sahip değildir. Müdürlüğün görevi aile mahkemesi tarafından verilen ilam veya tedbir kararını uygulamaktır.

Bu nedenle çocukla hangi günlerde ve ne şekilde görüşüleceğine ilişkin önceden verilmiş bir karar yoksa aile mahkemesinden kişisel ilişki kurulması talep edilmelidir. Şiddet riski bulunuyorsa dilekçede görüşmenin;

  • Uzman eşliğinde,
  • Çocuk görüşme merkezinde,
  • Yatısız,
  • Kısa ve aşamalı sürelerle,
  • Taraflar karşılaşmadan

gerçekleştirilmesi istenebilir.

Mahkeme çocuğun üstün yararına göre geçici veya nihai bir kişisel ilişki düzenlemesi yapabilir.

Çocuk Görüşmek İstemiyorsa Ne Olur?

Uzaklaştırma kararı bulunan dosyalarda çocuk, taraflar arasındaki şiddet ve çatışmadan etkilenmiş olabilir. Çocuğun görüşmek istememesi mevcut kararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak bu durum uzmanlar tarafından dikkatle değerlendirilmelidir.

Çocuğun korkusunun;

  • Doğrudan yaşadığı bir şiddet olayından,
  • Diğer ebeveynin yönlendirmesinden,
  • Uzun süre görüşülmemesinden,
  • Teslim sırasında yaşanan çatışmalardan,
  • Yaşına bağlı ayrılık kaygısından

kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılabilir.

Çocuğun fiziksel veya psikolojik baskıyla görüşmeye zorlanması doğru değildir. Uzman raporları ciddi bir risk gösteriyorsa aile mahkemesinden kişisel ilişkinin sınırlandırılması, gözetimli hâle getirilmesi veya geçici olarak kaldırılması istenebilir.

Uzaklaştırma Kararı Çocuk Görüşmesi Gerekçesiyle İhlal Edilebilir mi?

Hayır. Çocukla kişisel ilişki hakkının bulunması, uzaklaştırma kararını ihlal etme yetkisi vermez. Görüşme yalnızca kararın izin verdiği ve yetkili birimlerin belirlediği yöntemle gerçekleştirilmelidir.

Örneğin korunan ebeveynin evine giderek çocuğu teslim almak, çocukla görüşme hakkı bulunsa bile konuta yaklaşmama tedbirinin ihlali sayılabilir. Aynı şekilde çocuğu konuşma gerekçesiyle korunan kişiye sürekli mesaj göndermek de iletişim yasağına aykırılık oluşturabilir.

Tedbir kararına aykırılık hâlinde zorlama hapsi uygulanabileceğinden, kişisel ilişki ve teslim işlemlerinin resmî kanallar üzerinden yürütülmesi gerekir.

ADM İşlemine Karşı Başvuru Yapılabilir mi?

Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünün çocuk teslimi veya kişisel ilişki kararının uygulanmasına ilişkin işlem ve kararlarına karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabilir.

Örneğin müdürlüğün açık bir yasak bulunmadığı hâlde görüşmeyi yerine getirmemesi veya tedbir kararının kapsamına aykırı işlem yapması şikâyet konusu olabilir.

Tedbir kararının kendisinin değiştirilmesi veya kaldırılması isteniyorsa ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamındaki itiraz ya da değişiklik yollarına başvurulmalıdır.

 

Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uzaklaştırma kararının çocukla kişisel ilişkiye etkisi; kararın tam metnine, çocuğun tedbir kapsamında bulunup bulunmadığına, gizlilik hükümlerine ve kişisel ilişki kararının içeriğine göre değişebilir. Tedbir kararı kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar karar hükümlerine uyulmalıdır. Acil tehlike hâlinde en yakın kolluk birimine veya 112 Acil Çağrı Merkezine başvurulmalıdır.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın