Velayet Sahibi Ebeveyn Başka Şehre veya Ülkeye Taşınabilir mi?
Velayet Sahibi Ebeveyn Çocukla Birlikte Taşınabilir mi?
Velayeti tek başına kullanan ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve günlük yaşamına ilişkin kararları çocuğun üstün yararını gözeterek alabilir. Türk Medeni Kanunu’nda velayet sahibi ebeveynin her şehir değişikliğinde diğer ebeveynden yazılı izin almasını zorunlu tutan genel bir hüküm bulunmamaktadır.
Ancak taşınma hakkı sınırsız değildir. Yeni yerleşim;
-
Çocuğun eğitimini ve gelişimini olumsuz etkiliyorsa,
-
Diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi uygulanamaz hâle getiriyorsa,
-
Çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırmak amacı taşıyorsa,
-
Mevcut mahkeme kararına aykırı sonuç doğuruyorsa
mahkemenin müdahalesi gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi, anne veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni durumların gerekli kılması hâlinde hâkimin velayet ve kişisel ilişki konusunda yeni önlemler alabileceğini düzenlemektedir.
Velayet Sahibinin Yerleşim Yerini Belirleme Yetkisi
Velayet hakkı; çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsilini kapsar. Anne ve baba, çocuğun menfaatini gözeterek gerekli kararları alır ve önemli konularda çocuğun yaşına ve olgunluğuna uygun olarak görüşünü dikkate alır.
Bu kapsamda velayet sahibi ebeveyn;
-
İş değişikliği,
-
Ekonomik koşullar,
-
Aile desteği,
-
Barınma ihtiyacı,
-
Eğitim veya sağlık gerekçeleri
nedeniyle başka bir şehre taşınabilir.
Bununla birlikte velayet, diğer ebeveynin çocukla ilişkisinin ortadan kaldırılması için kullanılamaz. Her iki ebeveyn de diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmak zorundadır.
Başka Şehre Taşınmak İçin Diğer Ebeveynin İzni Gerekir mi?
Tek velayette, her şehir değişikliği için diğer ebeveynin önceden yazılı iznini zorunlu tutan genel bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Ancak mevcut kişisel ilişki kararı örneğin:
-
Her hafta sonu görüşme,
-
Hafta içi belirli günlerde teslim,
-
Aynı şehirde okul çıkışında görüşme
esasına göre kurulmuşsa uzak bir şehre taşınma bu düzenlemeyi uygulanamaz hâle getirebilir.
Bu durumda taşınmadan önce aile mahkemesinden kişisel ilişkinin yeni koşullara göre düzenlenmesini istemek daha güvenli olur. Mahkeme;
-
Daha uzun fakat daha seyrek görüşme,
-
Ara tatil ve yaz tatili süreleri,
-
Bayram ve özel günler,
-
Çocuğun teslim yeri,
-
Ulaşımın nasıl sağlanacağı
konusunda yeni bir karar verebilir.
Diğer Ebeveyn Taşınmaya Karşı Çıkarsa
Velayet sahibi olmayan ebeveyn, taşınmanın çocuğun menfaatine aykırı olduğunu veya kişisel ilişki hakkını ciddi biçimde engellediğini ileri sürerek mahkemeye başvurabilir.
Yalnızca diğer ebeveyn için yolculuğun zorlaşması, her durumda taşınmayı engellemek için yeterli olmayabilir. Mahkeme öncelikle çocuğun durumunu değerlendirir.
İncelemede özellikle;
-
Taşınmanın gerçek nedeni,
-
Çocuğun yeni şehirdeki yaşam koşulları,
-
Eğitim ve sağlık imkânları,
-
Çocuğun diğer ebeveynle bağı,
-
Mesafe ve ulaşım süresi,
-
Ebeveynlerin iş birliğine açık olup olmadığı,
-
Çocuğun görüşü
dikkate alınabilir.
Taşınma Velayetin Değiştirilmesine Neden Olur mu?
Sadece başka şehre taşınmak, velayetin otomatik olarak değiştirilmesine neden olmaz.
Ancak taşınma sonucunda;
-
Çocuğun düzeni ciddi şekilde bozulmuşsa,
-
Eğitim veya sağlık ihtiyaçları karşılanamıyorsa,
-
Diğer ebeveynle görüşmeler sürekli engelleniyorsa,
-
Velayet hakkı çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırmak için kullanılıyorsa,
-
Çocuğun üstün yararı diğer ebeveyn yanında yaşamayı gerektiriyorsa
velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.
Türk Medeni Kanunu, anne veya babanın başka yere gitmesi gibi yeni olguların gerekli kılması hâlinde hâkimin velayet düzenini yeniden değerlendirmesine imkân tanımaktadır.
Ortak Velayette Taşınma
Ortak velayette çocuğun yerleşim yeri, okulu ve diğer ebeveynle ilişkisi gibi önemli kararların birlikte alınması gerekir.
Ebeveynlerden birinin çocuğu uzak bir şehre tek taraflı olarak götürmesi;
-
Ortak karar yükümlülüğünü,
-
Diğer ebeveynin velayet yetkisini,
-
Mevcut kişisel ilişki düzenini
ihlal edebilir.
Anlaşma sağlanamıyorsa çocuğun yerleşim yeri ve kişisel ilişki düzeni hakkında mahkemeden karar istenmelidir.
Çocukla Birlikte Yurt Dışına Yerleşmek
Çocuğun kalıcı olarak başka ülkeye taşınması, şehir değişikliğine göre daha ağır sonuçlar doğurur. Yurt dışına yerleşme;
-
Diğer ebeveynle görüşme sıklığını,
-
Çocuğun okul ve dil düzenini,
-
Sağlık ve sosyal çevresini,
-
Velayet kararının uygulanmasını
önemli ölçüde etkileyebilir.
Bu nedenle kalıcı yurt dışı yerleşimi öncesinde diğer ebeveynin açık rızasının veya mahkeme kararının bulunup bulunmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.
Çocuğun velayet veya kişisel ilişki hakkı ihlal edilerek başka bir ülkeye götürülmesi ya da geri getirilmemesi, uluslararası çocuk kaçırma hükümlerinin uygulanmasına yol açabilir. 5717 sayılı Kanun, velayet hakkı ihlal edilerek başka ülkeye götürülen veya alıkonulan çocuğun iadesi için merkezî makam ve aile mahkemesi sürecini düzenlemektedir.
Kısa süreli seyahat ile kalıcı yerleşim birbirinden ayrılmalıdır. Pasaport, muvafakatname ve yurt dışına çıkış koşulları ayrıca değerlendirilir.
Kişisel İlişki Kararı Nasıl Değiştirilir?
Taşınma nedeniyle mevcut görüşme düzeni uygulanamıyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davası açılabilir.
Velayeti kullanmayan ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Taraflar diğer ebeveynin ilişki hakkını zedelememekle yükümlüdür.
Mahkeme yeni düzenlemede;
-
Çocuğun yaşını,
-
Okul takvimini,
-
Yolculuğun süresini,
-
Konaklama koşullarını,
-
Ebeveynlerin ekonomik durumunu,
-
Çocuğun alışkanlıklarını
değerlendirir.
Çocuğun oturduğu yer mahkemesi de kişisel ilişki düzenlemelerinde yetkilidir.
Görevli Mahkeme
Velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Kullanılabilecek Deliller
Taşınmanın çocuğa etkisinin değerlendirilmesinde şu deliller kullanılabilir:
-
İş ve tayin belgeleri,
-
Yeni konuta ilişkin kira veya tapu kaydı,
-
Okul kayıtları,
-
Sağlık belgeleri,
-
Ulaşım süresi ve masrafları,
-
Mevcut kişisel ilişki kararı,
-
Görüşmelerin engellendiğini gösteren kayıtlar,
-
Sosyal inceleme raporu,
-
Çocuğun yaşına uygun biçimde alınan görüşü.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
-
Velayet sahibinin istediği yere sınırsızca taşınabileceğini düşünmek,
-
Her şehir değişikliği için diğer ebeveynin noter iznini zorunlu sanmak,
-
Taşınmanın mevcut kişisel ilişki kararını kendiliğinden değiştirdiğini kabul etmek,
-
Diğer ebeveyne adres ve okul bilgisi vermemek,
-
Çocuğu görüşmelerden uzaklaştırma amacıyla taşınmak,
-
Ortak velayette tek taraflı karar almak,
-
Yurt dışına kalıcı yerleşimi sıradan seyahat gibi değerlendirmek.
Başlıca Mevzuat
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 182–183
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 323–326
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 339–340
-
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun
-
5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun
Hukuki Bilgilendirme Notu
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya belirli bir velayet dosyasına ilişkin mütalaa niteliğinde değildir. Taşınmanın hukuki sonucu; velayet türü, mevcut kişisel ilişki kararı, çocuğun yaşı ve yerleşimin çocuk üzerindeki etkilerine göre değişebilir. Kalıcı yer değişikliği yapılmadan önce somut durum bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.