Çekişmeli Boşanma Davası Nedir? Şartları, Süreci, Delilleri ve Hukuki Sonuçları
Uluslararası Unsurlu Boşanma Davası Nedir?
Eşlerden birinin yabancı ülke vatandaşı olması, taraflardan birinin yurt dışında yaşaması, evliliğin başka bir ülkede yapılması veya yabancı mahkeme tarafından boşanma kararı verilmesi, uyuşmazlığa uluslararası nitelik kazandırabilir.
Bu tür davalarda yalnızca Türk Medeni Kanunu hükümleri değil; hangi ülke hukukunun uygulanacağı, Türk mahkemelerinin davaya bakmaya yetkili olup olmadığı, yurt dışına tebligatın nasıl yapılacağı ve yabancı kararın Türkiye’de nasıl geçerli hâle getirileceği de değerlendirilmelidir.
Uluslararası boşanma uyuşmazlıklarının temel hukuki çerçevesi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun tarafından düzenlenmektedir. Kanun; yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuku, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ve yabancı kararların tanınması ile tenfizini düzenler.
Yabancı Eşten Türkiye’de Boşanmak Mümkün müdür?
Eşlerden birinin yabancı ülke vatandaşı olması, Türkiye’de boşanma davası açılmasına tek başına engel değildir. Ancak Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin ve Türkiye içerisindeki yer bakımından yetkili mahkemenin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
MÖHUK’un 40. maddesine göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, kural olarak iç hukuktaki yer itibarıyla yetki hükümlerine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesi uyarınca boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya tarafların davadan önce son defa altı aydan beri birlikte yaşadığı yer mahkemesinde açılabilir.
Taraflardan birinin yabancı olması veya yurt dışında yaşaması nedeniyle her dosyada otomatik olarak Ankara, İstanbul ya da İzmir mahkemelerinin yetkili olacağı düşünülmemelidir. Yetki; vatandaşlık, yerleşim yeri, son ortak yaşam yeri ve davanın daha önce yabancı ülkede açılıp açılmadığı dikkate alınarak belirlenmelidir.
Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşı Türkiye’de Boşanma Davası Açabilir mi?
Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları bakımından MÖHUK’un 41. maddesinde tamamlayıcı bir yetki düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre dava yabancı ülke mahkemelerinde açılmamış veya açılamamışsa öncelikle Türkiye’de yer itibarıyla yetkili mahkemeye başvurulur.
Türkiye’de yer itibarıyla yetkili bir mahkeme belirlenemiyorsa sırasıyla;
-
İlgilinin Türkiye’de sakin olduğu yer,
-
Türkiye’deki son yerleşim yeri,
-
Bunların da bulunmaması hâlinde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri
yetkili olabilir.
Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için yabancı ülkede dava bulunup bulunmadığı ve Türk mahkemelerinin genel yetki kuralları ayrıca incelenmelidir. Aynı evlilik hakkında hem Türkiye’de hem de yabancı ülkede dava açılması, milletlerarası derdestlik ve yabancı kararın tanınması bakımından karmaşık sonuçlar doğurabilir.
Yabancı Eşten Boşanmada Hangi Ülkenin Hukuku Uygulanır?
Davanın Türkiye’de açılması, uyuşmazlığın her yönüne mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
MÖHUK’un 14. maddesine göre boşanma ve ayrılık sebepleri ile bunların sonuçlarına sırasıyla;
-
Eşlerin ortak vatandaşlık hukuku,
-
Eşler farklı vatandaşlıktaysa ortak mutad mesken hukuku,
-
Ortak mutad mesken de bulunmuyorsa Türk hukuku
uygulanır.
Örneğin her iki eş de aynı yabancı devletin vatandaşıysa, dava Türkiye’de görülse dahi kural olarak o devletin boşanma hukukunun uygulanması gündeme gelebilir. Eşlerden biri Türk, diğeri yabancıysa ve birlikte belirli bir ülkede sürekli yaşamışlarsa ortak mutad mesken hukukunun uygulanması söz konusu olabilir.
Yabancı Hukuku Tarafların İspatlaması mı Gerekir?
Türk hâkimi, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kuralların yetkili kıldığı yabancı hukuku kendiliğinden uygular. Bununla birlikte yabancı hukukun içeriğinin belirlenmesi sırasında taraflardan yardım ve belge istenebilir.
Yapılan bütün araştırmalara rağmen yabancı hukukun uyuşmazlıkla ilgili hükümleri belirlenemezse Türk hukuku uygulanır. Yabancı hukuk hükmünün somut olayda uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir sonuç doğuruyorsa ilgili hüküm uygulanmayabilir.
Bu nedenle yabancı hukuk uygulanması gereken bir dosyada yalnızca Türk Medeni Kanunu hükümleri üzerinden dava stratejisi oluşturulması eksik veya hatalı sonuç doğurabilir.
Nafaka ve Velayette Hangi Hukuk Uygulanır?
Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ile boşanmadaki velayet ve velayete ilişkin sorunlar, MÖHUK’un 14. maddesinde belirtilen kademeli sisteme tabidir. Buna karşılık boşanma davası sürerken talep edilen geçici önlemlere Türk hukuku uygulanır.
Bu kapsamda Türkiye’de görülen dava sırasında;
-
Tedbir nafakası,
-
Geçici velayet,
-
Çocukla geçici kişisel ilişki,
-
Aile konutunun geçici tahsisi,
-
Eş ve çocukların korunmasına ilişkin önlemler
Türk hukukuna göre değerlendirilebilir.
Uluslararası velayet uyuşmazlıklarında çocuğun mutad meskeni, başka ülkeye götürülmesi ve yabancı velayet kararlarının etkisi ayrıca incelenmelidir. Özellikle çocuğun diğer ebeveynin rızası dışında başka ülkeye götürülmesi, boşanma davasından ayrı uluslararası çocuk iadesi süreçlerini gündeme getirebilir.
Evlilik Mallarına Hangi Hukuk Uygulanır?
Yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde mal paylaşımı bakımından boşanmaya uygulanacak hukuk ile evlilik mallarına uygulanacak hukuk aynı olmayabilir.
MÖHUK’un 15. maddesine göre eşler, evlilik malları hakkında evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilir. Hukuk seçimi yapılmamışsa sırasıyla;
-
Evlilik tarihindeki ortak millî hukuk,
-
Evlilik tarihindeki ortak mutad mesken hukuku,
-
Bunların bulunmaması hâlinde Türk hukuku
uygulanır.
Taşınmaz malların tasfiyesi bakımından ise taşınmazın bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
Bu nedenle Türkiye’de taşınmazı bulunan uluslararası bir çiftin mal rejimi uyuşmazlığı ile yabancı ülkedeki taşınmazına ilişkin uyuşmazlık farklı hukuklara tabi olabilir.
Yurt Dışında Yaşayan Eşe Tebligat Nasıl Yapılır?
Yurt dışında yaşayan eşe dava dilekçesi, duruşma günü ve diğer mahkeme belgelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. Tebligatın eksik veya hatalı yapılması, savunma hakkının ihlal edilmesine ve kararın daha sonra tartışmalı hâle gelmesine neden olabilir.
Yurt dışındaki Türk vatandaşına Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesi kapsamında ilgili Türk büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılabilir. Bu yöntem yalnızca Türk vatandaşlarına uygulanır.
Yurt dışında yaşayan yabancı ülke vatandaşlarına yapılacak tebligat ise;
-
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere,
-
İlgili devletle yapılan ikili anlaşmalara,
-
Tebligat Kanunu hükümlerine,
-
Tebligat yapılacak ülkenin usul kurallarına
göre gerçekleştirilir. Yabancı makamlara gönderilecek belgelerin çoğu durumda ilgili dile çevrilmesi ve gerekli formlarla birlikte düzenlenmesi gerekir.
Yurt Dışı Tebligatı Davayı Uzatır mı?
Yurt dışı tebligatı, ulusal tebligata göre daha fazla işlem gerektirebilir. Tebligatın süresi;
-
Muhatabın ülkesine,
-
Adresin doğru ve güncel olup olmamasına,
-
Çeviri işlemlerine,
-
Uygulanacak uluslararası sözleşmeye,
-
Yabancı ülke makamlarının işlem süresine,
-
Tebligatın kabul edilip edilmemesine
göre değişebilir.
Muhatabın eksik veya yanlış adresinin bildirilmesi, çevirinin uygun hazırlanmaması veya yabancı makamın istediği masrafın yatırılmaması dosyanın uzamasına neden olabilir. Yurt dışı tebligat giderleri ve ülkelere göre uygulanacak usuller Adalet Bakanlığının güncel düzenlemelerine göre takip edilmelidir.
Yurt Dışında Yaşayan Taraf Türkiye’ye Gelmeden Boşanabilir mi?
Çekişmeli boşanma davaları kural olarak avukat aracılığıyla takip edilebilir. Yurt dışında yaşayan tarafın Türkiye’deki bir avukata usulüne uygun vekâletname vermesi hâlinde dilekçeler, deliller ve duruşmalar vekil tarafından takip edilebilir.
Ancak mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre tarafın bizzat dinlenmesine veya isticvap edilmesine karar verebilir. Ayrıca yabancı ülkede düzenlenen vekâletnamenin Türk makamlarında kullanılabilmesi için konsolosluk düzenlemesi, apostil veya tasdik ile Türkçe tercüme gibi işlemler gerekebilir.
Anlaşmalı boşanmada tarafların iradelerinin hâkim tarafından bizzat dinlenmesi gerekliliği bulunduğundan, çekişmeli boşanmaya kıyasla kişisel katılım konusu farklı değerlendirilir.
Yabancı Mahkemede Boşanmak Türkiye’de de Boşanmış Sayılmak İçin Yeterli midir?
Yabancı ülkede boşanma kararı alınması, bu kararın hiçbir işlem yapılmadan Türkiye’de bütün sonuçlarıyla geçerli olduğu anlamına gelmez.
Yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurması için kural olarak tanınması; nafaka, tazminat veya benzeri icra edilebilir hükümlerinin Türkiye’de zorla yerine getirilebilmesi için ise tenfiz edilmesi gerekir. MÖHUK’un 50. maddesi, yabancı hukuk kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesini yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlamaktadır.
Bunun yanında belirli yabancı boşanma kararlarının mahkemede tanıma davası açılmadan nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik üzerinden tescil edilmesine imkân veren idari bir yol da bulunmaktadır.
Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisinin kabul edilmesini sağlar. Yabancı boşanma kararının medeni hâle ilişkin sonucunun Türkiye’de geçerli hâle getirilmesi, esas olarak tanıma kapsamındadır.
Tenfiz ise yabancı kararda yer alan icra edilebilir yükümlülüklerin Türkiye’de zorla yerine getirilmesini sağlar. Örneğin yabancı kararda;
-
Nafaka ödenmesi,
-
Maddi tazminat,
-
Para alacağı,
-
Belirli bir edimin yerine getirilmesi
kararlaştırılmışsa, bu hükümlerin Türkiye’de cebri icraya konu edilebilmesi için tenfiz gerekebilir.
Tanımada, tenfizde aranan karşılıklılık şartı uygulanmaz. Yabancı kararın kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve savunma hakkına ilişkin temel şartların sağlanması önem taşır.
Tanıma ve Tenfiz Davasında Hangi Belgeler Gerekir?
MÖHUK’un 53. maddesine göre mahkemeye genel olarak;
-
Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde onaylanmış aslı veya onaylı örneği,
-
Kararın kesinleştiğini gösteren resmî belge,
-
Karar ve kesinleşme belgesinin onaylı Türkçe tercümesi
sunulmalıdır.
Belgenin verildiği ülkeye göre apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki gerekebilir. Kararın yalnızca fotokopisinin, internet çıktısının veya kesinleşme belgesi bulunmayan örneğinin sunulması işlemlerin uzamasına ya da talebin reddine neden olabilir.
Tanıma ve Tenfiz Davası Nerede Açılır?
MÖHUK’un 51. maddesine göre tanıma ve tenfiz taleplerinde yetkili mahkeme, kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişinin;
-
Türkiye’deki yerleşim yeri,
-
Yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer,
-
Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir.
Kanunda görevli mahkeme asliye mahkemesi olarak belirtilmekle birlikte, uyuşmazlığın aile hukukundan doğması nedeniyle görevli mahkemenin belirlenmesinde aile mahkemelerinin kuruluş ve görev hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Yabancı Boşanma Kararı Nüfus Müdürlüğünde Tescil Edilebilir mi?
Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi, belirli şartlar altında yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma kararlarının mahkeme kararı alınmadan nüfus kütüğüne tesciline imkân tanır.
Güncel düzenlemeye göre;
-
Tarafların birlikte veya vekilleri aracılığıyla başvurması,
-
Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer tarafın veya vekilinin tek başına başvurması,
-
Kararın ilgili yabancı devlet hukukuna göre yetkili adli veya idari makam tarafından verilmesi,
-
Kararın usulüne uygun biçimde kesinleşmiş olması,
-
Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması
gerekir.
Başvuru, yurt dışında kararın verildiği ülkedeki Türk dış temsilciliğine; Türkiye’de ise İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen nüfus müdürlüklerine yapılır. İdari tescile ilişkin uygulama esasları ayrıca ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir.
İdari Tescil Bütün Hukuki Sonuçları Çözer mi?
Hayır. Nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik üzerinden yapılan tescil, esas olarak yabancı boşanma kararının medeni hâl ve nüfus kaydı bakımından sonuç doğurmasını sağlar.
Yabancı kararda yer alan;
-
Nafaka,
-
Tazminat,
-
Çocuk teslimi,
-
Velayetin uygulanması,
-
Mal paylaşımı,
-
Para veya eşya teslimi
gibi hükümlerin Türkiye’de icra edilmesi için ayrıca tanıma veya tenfiz sürecine ihtiyaç duyulabilir.
Bu nedenle yabancı boşanma kararının yalnızca nüfusa işlenmesi ile kararın bütün hükümlerinin Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesi aynı şey değildir.
Taraflardan Biri İdari Tescile Katılmazsa Ne Yapılır?
Her iki tarafın Türk vatandaşı olduğu ve taraflardan birinin tescil başvurusuna katılmadığı hâllerde idari tescil şartları oluşmayabilir. Bu durumda yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması için mahkemeye başvurulması gerekir.
Benzer şekilde başvurunun;
-
Kararın kesinleşmemiş olması,
-
Belgelerin eksik bulunması,
-
Kararın yetkili makamdan verilmemesi,
-
Kamu düzenine açık aykırılık tespit edilmesi
gibi nedenlerle reddedilmesi hâlinde MÖHUK hükümlerine göre tanıma davası açılabilir. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi de idari başvurunun reddi hâlinde yargısal tanıma yolunu açık tutmaktadır.
Yabancı Mahkeme Kararı Ne Zamandan İtibaren Sonuç Doğurur?
MÖHUK’un 59. maddesine göre yabancı mahkeme kararının kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı kararın kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.
Bununla birlikte kararın Türkiye’de resmî işlemlerde kullanılabilmesi için tanıma, tenfiz veya şartları varsa idari tescil işlemlerinin tamamlanması gerekir. Bu işlem yapılmadığı sürece kişinin Türk nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam etmesi ve yeniden evlenememesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Yabancı Mahkemede Usulsüz Tebligat Yapılması Tanımayı Etkiler mi?
Evet. Yabancı kararın verildiği davada taraflardan birine usulüne uygun şekilde dava ve duruşma bildirilmemiş, kişi temsil edilmemiş veya savunma hakkını kullanamadan yokluğunda karar verilmişse bu durum tanıma ve tenfiz sürecinde itiraz konusu olabilir.
MÖHUK’un 54. maddesi, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamasını veya savunma hakkını kullanamamasını belirli şartlarda tenfiz engeli olarak düzenlemektedir.
Bu nedenle yabancı ülkede yürütülen boşanma davasında tebligat belgelerinin ve tarafın savunma imkânı bulduğunu gösteren kayıtların korunması önemlidir.
Yabancı Taraf Türk Mahkemesinde Teminat Göstermek Zorunda mıdır?
MÖHUK’un 48. maddesine göre Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibi yapan yabancı gerçek ve tüzel kişilerden yargılama giderleri ile karşı tarafın muhtemel zararını karşılamak üzere teminat istenebilir.
Ancak ilgili devletle karşılıklılık bulunması veya Türkiye’nin taraf olduğu bir uluslararası sözleşmenin teminat muafiyeti sağlaması hâlinde yabancı kişi teminattan muaf tutulabilir.
Teminat gerekip gerekmediği yalnızca yabancı vatandaşlık bilgisine bakılarak değil, ilgili devletle yürürlükte olan sözleşmeler ve karşılıklılık durumu incelenerek belirlenmelidir.
⚠️ Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Uluslararası unsurlu boşanma davalarında şu hatalardan kaçınılmalıdır:
-
Yabancı eşten Türkiye’de boşanmanın mümkün olmadığını düşünmek,
-
Davanın Türkiye’de açılmasının her durumda Türk hukukunun uygulanacağı anlamına geldiğini sanmak,
-
Yurt dışındaki eşin açık ve güncel adresini araştırmadan dava açmak,
-
Yurt dışı tebligatı için gerekli çeviri ve masrafları süresinde tamamlamamak,
-
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de kendiliğinden geçerli olduğunu düşünmek,
-
Tanıma ile tenfiz arasındaki farkı göz ardı etmek,
-
Kesinleşme belgesi veya apostil bulunmadan başvuru yapmak,
-
Nüfus müdürlüğündeki tescilin nafaka ve tazminatı da icra edilebilir hâle getirdiğini düşünmek,
-
Aynı evlilik hakkında Türkiye’de ve yabancı ülkede açılan davaları birbirinden bağımsız değerlendirmek,
-
Yabancı ülkedeki taşınmazlarla Türkiye’deki taşınmazlara aynı mal rejimi hukukunun uygulanacağını varsaymak,
-
Uluslararası velayet ve çocuk iadesi sorunlarını yalnızca boşanma davası içinde çözmeye çalışmak.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Yabancı eşten boşanma ve yurt dışında yaşayan tarafla yürütülen davalar; milletlerarası yetki, uygulanacak hukuk, uluslararası tebligat, yabancı belgelerin onaylanması, tanıma, tenfiz ve nüfus tescili gibi birbirinden farklı işlemleri içermektedir.
Yanlış ülkede veya yetkisiz mahkemede dava açılması, yabancı hukukun gözden kaçırılması, tebligatın usulsüz yapılması ya da yabancı karar için yanlış başvuru yolunun seçilmesi yıllarca sürebilecek gecikmelere neden olabilir. Bu nedenle sürecin aile hukuku ve milletlerarası özel hukuk alanlarında deneyimli bir avukat tarafından planlanması, kararın hem Türkiye’de hem de ilgili yabancı ülkede etkili sonuç doğurabilmesi açısından önem taşımaktadır.