Yabancı Mahkemenin Velayet Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır? | Ceviz Hukuk

Yabancı Mahkemenin Velayet Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır?

Yabancı bir mahkemenin çocuk hakkında verdiği velayet kararı, Türkiye’de kendiliğinden kesin hüküm etkisi doğurmaz. Kararın Türkiye’de geçerli bir velayet düzenlemesi olarak kabul edilebilmesi için kural olarak aile mahkemesinden tanıma kararı alınması gerekir.

Yabancı kararın yalnızca hukuki geçerliliğinin kabul edilmesi isteniyorsa tanıma; çocuğun teslimi veya kişisel ilişki hükmünün zorla uygulanması da gerekiyorsa tenfiz talep edilmelidir. Tanıma ve tenfiz arasındaki ayrım, başvuruda istenecek hukuki sonucu doğrudan etkiler.

Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisi kazanmasını sağlar. Böylece yabancı mahkemenin velayeti anneye, babaya veya ortak kullanıma bırakmasına ilişkin kararı Türk makamları önünde ileri sürülebilir.

Tenfiz ise yabancı kararın Türkiye’de icra edilmesine imkân verir. Örneğin çocuk yabancı karara rağmen teslim edilmiyorsa veya kişisel ilişki düzeninin zorla yerine getirilmesi gerekiyorsa yalnızca tanıma yeterli olmayabilir.

Bu nedenle dava dilekçesinde;

  • Yalnızca velayet durumunun Türkiye’de kabulünün mü,

  • Çocuğun tesliminin mi,

  • Kişisel ilişki kararının uygulanmasının mı,

  • Kararın belirli bir bölümünün mü

talep edildiği açıkça belirtilmelidir. Tenfiz edilen yabancı karar, Türk mahkemelerinden verilmiş kararlar gibi icra edilebilir.

Yabancı Velayet Kararının Tanınma Şartları Nelerdir?

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca yabancı kararın öncelikle hukuk davasına ilişkin olması ve verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş bulunması gerekir.

Tanıma incelemesinde ayrıca genel olarak;

  • Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemesi,

  • Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması,

  • Hakkında karar verilen tarafın usulüne uygun biçimde davaya çağrılmış ve savunma imkânına sahip olması,

  • Yabancı mahkemenin dava veya taraflarla gerçek bir bağlantısının bulunması

aranır.

Tanıma davasında yabancı devletle Türkiye arasında karşılıklılık bulunması şart değildir. Karşılıklılık, tenfiz şartlarından biri olmakla birlikte tanıma bakımından uygulanmaz.

Türk Mahkemesi Velayet Konusunu Yeniden İnceler mi?

Tanıma veya tenfiz davası, yabancı ülkedeki velayet yargılamasının baştan görülmesi değildir. Türk mahkemesi kural olarak yabancı kararın maddi ve hukuki açıdan doğru olup olmadığını yeniden değerlendirmez; kanunda belirtilen tanıma ve tenfiz şartlarını inceler.

Ancak velayet, çocuğun korunmasıyla doğrudan bağlantılı olduğundan kararın sonucunun Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığı değerlendirilirken çocuğun üstün yararı önem taşır. Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında ebeveynlerin talepleri ile çocuğun menfaatleri arasında adil denge kurulması gerekir.

Çocuğun yaşam koşulları yabancı karar sonrasında önemli ölçüde değişmişse, tanıma davasından ayrı olarak Türkiye’de velayetin değiştirilmesi veya koruyucu tedbir alınması talep edilebilir. Yabancı kararın tanınması, gelecekte ortaya çıkan yeni koşulların çocuğun üstün yararı doğrultusunda değerlendirilmesini engellemez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Velayete ilişkin tanıma ve tenfiz talepleri aile hukukundan doğduğu için görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Yetkili mahkeme, kural olarak kendisine karşı tanıma veya tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesidir. Türkiye’de yerleşim yeri yoksa kişinin sakin olduğu yer mahkemesine başvurulur. Bunların da bulunmaması hâlinde dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir.

Dilekçeye Hangi Belgeler Eklenmelidir?

Tanıma veya tenfiz başvurusunda genel olarak şu belgeler hazırlanmalıdır:

  • Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylanmış aslı veya onaylı örneği,

  • Kararın kesinleştiğini gösteren şerh veya ayrı belge,

  • Kararın ve kesinleşme belgesinin onaylı Türkçe tercümeleri,

  • Gerekli olması hâlinde apostil veya konsolosluk tasdiki,

  • Tarafların kimlik ve adres bilgileri,

  • Çocuğun nüfus ve doğum kayıtları,

  • Varsa yabancı kararın icra edilebilir olduğunu gösteren belge,

  • Vekille başvuruluyorsa gerekli yetkileri içeren vekâletname.

MÖHUK, yabancı kararın usulüne uygun biçimde onaylanmış örneği ile kesinleşme belgesinin ve bunların onaylı tercümelerinin dilekçeye eklenmesini öngörmektedir.

Diğer Ebeveyne Tebligat Yapılması Gerekir mi?

Tanıma ve tenfiz istemi, kural olarak karşı tarafa yöneltilir. Dava dilekçesi ve duruşma günü diğer ebeveyne tebliğ edilir. Karşı taraf, yabancı kararın tanıma veya tenfiz şartlarını taşımadığını; kararın tamamen veya kısmen yerine getirildiğini ya da uygulanmasına engel yeni bir durum doğduğunu ileri sürebilir.

Karşı taraf yurt dışında yaşıyorsa tebligat uluslararası tebligat usullerine göre yapılır. Yabancı ülkede tebligat süreci davanın süresini etkileyebileceğinden adres bilgilerinin doğru ve eksiksiz sunulması önemlidir. Tanıma ve tenfiz talepleri basit yargılama usulüne göre incelenir.

Yabancı Karardaki Nafaka da Uygulanabilir mi?

Yabancı karar hem velayet hem çocuk nafakası içeriyorsa talepler ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Velayetin Türkiye’de kabulü için tanıma yeterli olabilirken nafaka bedelinin Türkiye’de cebrî icra yoluyla tahsili için tenfiz gerekir.

Aynı şekilde çocuk teslimi veya kişisel ilişkinin zorla uygulanması talep ediliyorsa kararın ilgili bölümünün tenfizi istenmelidir. Dilekçede yabancı kararın hangi hükümleri için tanıma, hangi hükümleri için tenfiz talep edildiği açıkça gösterilebilir.

Tanıma Kararından Sonra Ne Yapılır?

Tanıma kararı kesinleştiğinde yabancı velayet kararı, yabancı ülkede kesinleştiği tarihten itibaren Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisi kazanır.

Kesinleşmiş tanıma veya tenfiz kararı;

  • Okul ve kayıt işlemlerinde,

  • Sağlık ve tedavi kararlarında,

  • Pasaport ve seyahat başvurularında,

  • Çocukla ilgili resmî temsil işlemlerinde,

  • Çocuk teslimi ve kişisel ilişki süreçlerinde

ilgili kurumlara sunulabilir.

Çocuğun teslimi veya kişisel ilişkinin uygulanması gerekiyorsa kesinleşmiş tenfiz kararıyla ilgili uygulama birimlerine başvurulması gerekebilir.

Tanıma Talebi Reddedilebilir mi?

Talep özellikle şu durumlarda reddedilebilir:

  • Yabancı kararın kesinleşmemiş olması,

  • Kararın onaylı örneğinin veya tercümesinin sunulmaması,

  • Diğer ebeveyne yabancı davada savunma imkânı verilmemesi,

  • Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuç doğurması,

  • Kararın aile hukukuna ilişkin kesin bir mahkeme hükmü niteliğinde olmaması,

  • Yabancı mahkemenin uyuşmazlıkla gerçek bir bağlantısının bulunmaması ve bu hususa itiraz edilmesi.

Mahkeme yabancı kararı değiştirmek yerine tanıma veya tenfiz talebini tamamen ya da kısmen kabul veya reddeder.

 

Hukuki Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yabancı velayet kararlarının tanınması ve tenfizi; kararın verildiği ülkeye, kesinleşme ve tebligat belgelerine, taraflar arasındaki uluslararası sözleşmelere ve kararın içeriğine göre değişebilir. Çocuğun güncel koşulları ayrıca koruma veya velayet değişikliği talebini gerektirebilir. Metin, somut olay bakımından hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliğinde değildir.

Tüm Makaleler Danışmanlık Alın