Yoksulluk Nafakası Nedir? Şartları, Hesaplanması ve Dava Süreci
Yoksulluk Nafakası Nedir?
Boşanma davalarının mali sonuçları arasında en fazla tartışılan konulardan biri yoksulluk nafakasıdır. Boşanmanın ardından eşlerden birinin ekonomik olarak yaşamını tek başına sürdüremeyecek duruma düşmesi hâlinde, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda diğer eşten mali destek talep etmesi mümkündür. Bu destek, Türk hukukunda yoksulluk nafakası olarak adlandırılmaktadır.
Yoksulluk nafakasının amacı, boşanma nedeniyle ekonomik açıdan ciddi bir gelir kaybına uğrayan eşin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayabilmesine katkı sağlamaktır. Bu nafaka türü, taraflardan birini zenginleştirmek veya diğer tarafı cezalandırmak amacıyla değil; boşanmanın doğurduğu ekonomik dengesizliği mümkün olduğunca dengelemek amacıyla düzenlenmiştir.
Toplumda yaygın olarak yalnızca kadınların yoksulluk nafakası alabileceği düşünülse de bu doğru değildir. Türk Medeni Kanunu, gerekli şartların oluşması hâlinde kadın veya erkek ayrımı yapmaksızın ekonomik olarak yoksulluğa düşecek eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesine imkân tanımaktadır.
Yoksulluk Nafakasının Hukuki Dayanağı
Yoksulluk nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanuna göre;
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmayan taraf, mali gücü oranında diğer taraftan süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere yoksulluk nafakasına karar verilebilmesi için yalnızca ekonomik ihtiyaç yeterli değildir. Mahkeme, aynı zamanda tarafların kusur durumunu da değerlendirmektedir.
Yoksulluk Nafakasının Amacı
Yoksulluk nafakasının temel amacı, boşanmanın ardından ekonomik olarak dezavantajlı duruma düşen eşin asgari yaşam koşullarını sürdürebilmesine katkı sağlamaktır.
Özellikle;
-
uzun yıllar çalışmamış olan eş,
-
evlilik boyunca çocukların bakımını üstlenen eş,
-
sağlık sorunları nedeniyle çalışma imkânı bulunmayan kişi,
-
ileri yaş nedeniyle yeniden çalışma hayatına girmesi güç olan eş
bakımından boşanma ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilmektedir.
Kanun koyucu, bu tür durumlarda sosyal devlet ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda ekonomik açıdan korunmaya ihtiyaç duyan eşe belirli ölçüde mali destek sağlanmasını amaçlamıştır.
Yoksulluk Nafakasının Şartları Nelerdir?
Mahkemenin yoksulluk nafakasına hükmedebilmesi için kanunda öngörülen bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. Geçerli Bir Boşanma Kararı Bulunmalıdır
Yoksulluk nafakası ancak boşanmaya karar verilmesi hâlinde gündeme gelir.
Boşanma gerçekleşmeden yalnızca ayrı yaşanıyor olması veya fiilî ayrılık bulunması tek başına yoksulluk nafakası talep edilmesine imkân vermez.
Boşanma davası devam ederken söz konusu olan nafaka türü tedbir nafakasıdır.
2. Boşanma Nedeniyle Yoksulluğa Düşecek Olmak
Kanunun aradığı en önemli şartlardan biri, nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle ekonomik olarak yoksulluğa düşecek olmasıdır.
Burada "yoksulluk" kavramı, kişinin hiçbir gelirinin bulunmaması anlamına gelmez.
Mahkeme değerlendirme yaparken;
-
kişinin düzenli gelirini,
-
eğitim durumunu,
-
çalışma imkânını,
-
yaşını,
-
sağlık durumunu,
-
yaşam standartlarını,
-
aylık zorunlu giderlerini,
-
sahip olduğu malvarlığını
bir bütün olarak değerlendirir.
Dolayısıyla belirli bir gelir elde eden kişi de, bu gelir temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa şartların oluşması hâlinde yoksulluk nafakası alabilir.
3. Daha Ağır Kusurlu Olmamak
Yoksulluk nafakası bakımından en önemli şartlardan biri de kusur durumudur.
Türk Medeni Kanunu'na göre nafaka talep eden eşin, boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekir.
Bu nedenle mahkeme;
-
zina,
-
fiziksel şiddet,
-
psikolojik şiddet,
-
terk,
-
hakaret,
-
sadakat yükümlülüğünün ihlali,
-
aile yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi
gibi olayları değerlendirerek tarafların kusur oranını belirlemektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, nafaka talep eden kişinin tamamen kusursuz olmasının zorunlu olmamasıdır. Daha az kusurlu veya eşit kusurlu olan taraf da şartların oluşması hâlinde yoksulluk nafakası talep edebilir.
Kimler Yoksulluk Nafakası Talep Edebilir?
Yoksulluk nafakası bakımından cinsiyet ayrımı yapılmamaktadır.
Şartların oluşması hâlinde;
-
kadın eş,
-
erkek eş,
-
çalışmayan eş,
-
düşük gelirle çalışan eş,
-
emekli eş,
-
sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan eş
mahkemeden yoksulluk nafakası talep edebilir.
Önemli olan, boşanmanın ardından kişinin ekonomik olarak yoksulluğa düşecek olması ve kanundaki diğer şartların gerçekleşmesidir.
Çalışan Kişi Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Uygulamada en çok sorulan sorulardan biri de budur.
Bir kişinin çalışıyor olması, tek başına yoksulluk nafakası alamayacağı anlamına gelmez.
Mahkeme;
-
elde edilen gelirin miktarını,
-
yaşanılan şehirdeki yaşam maliyetini,
-
kira giderini,
-
sağlık harcamalarını,
-
mesleğin sürekliliğini,
-
sosyal ve ekonomik yaşam koşullarını
birlikte değerlendirmektedir.
Örneğin asgari ücret düzeyinde gelir elde eden bir kişinin, yüksek kira ve zorunlu yaşam giderleri nedeniyle ekonomik olarak yoksulluğa düşeceğinin tespit edilmesi hâlinde şartların oluşması durumunda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkündür.
Erkek Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Evet.
Türk Medeni Kanunu kadın ve erkek arasında herhangi bir ayrım yapmamaktadır.
Ekonomik olarak desteğe ihtiyaç duyan, boşanmayla birlikte yoksulluğa düşecek olan ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmayan erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir.
Son yıllarda özellikle gelir seviyesi yüksek olan kadın eşe karşı açılan davalarda, gerekli şartların oluşması hâlinde erkek eş lehine de yoksulluk nafakasına hükmedildiği görülmektedir.
Bu nedenle nafaka hakkı cinsiyete değil, tamamen kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesine bağlıdır.